yaralanmış ile cümle
yaralanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Yaralanmış diye düşünmüştü ama evlendiğimizde onun yaralarını saracağım.بالجروح, وتساعد على شفائها في حال تمت الإصابة.
Bu saldırı sonucunda 17 denizci ölmüş, 39'u ise yaralanmıştır.مما أدى إلى مقتل 17 من أفراد طاقمها وجرح 39.
Asker olarak savaştığı yıllarda en az dokuz kere yaralanmıştır.تعرضت خلال خدمتها لما لا يقل عن 9 اصابات.
100 binden fazla insan ise yaralanmıştır.أصيب أكثر من 100 2 شخص بجروح.
Onlarca İsrail vatandaşı saldırılarda yaralanmıştır.أصيب 27 آخرون بجراح في الجانب الإسرائيلي.
Rick çılgına döner ve ciddi bir şekilde yaralanmış olan oğluna doğru koşar.Rick freneticamente corre na direção de seu filho gravemente ferido.
Deprem nedeniyle 63 kişi hayatını kaybetmiş ve 3.757 kişi yaralanmıştır.Causou a morte de 63 pessoas e outras 3.757 ficaram feridas.
Bu olayda tamamı Liverpool taraftarı olan 96 seyirci ezilerek ölmüş, 766 kişi ise yaralanmıştır.Durante a partida, 96 torcedores do Liverpool morreram pisoteados e outros 766 ficaram feridos.
Asker olarak savaştığı yıllarda en az dokuz kere yaralanmıştır.Foi ferida em combate nove vezes durante sua carreira militar.
Depremde 57 kişi hayatını kaybetmiş, 8700'den fazla kişi yaralanmıştır.Causou a morte de 57 pessoas e mais de 8.700 ficaram feridas.
Bu çatışmalar sırasında taarruz kolu komutanı olan General Cox da hafif şekilde yaralanmıştır.Durante a luta o tenente "Kot" ficou ferido.
Yaralanmış, felç geçirmiştir.Sofri, chorei.
Sonrasında çıkan çatışmada ise 19 asker yaralanmıştır.Na batalha que se seguiu 19 destes foram afundados.
Olay sonucunda 21 kişi ölmüş, 150 kişide yaralanmıştır.O saldo total foi de 21 mortos e 150 feridos.
Bu arada, Napolyona karşı savaşta ağır yaralanmış Andrey tesadüfen Rostovların evine getirilir.Enquanto isso, André, ferido durante a invasão de Napoleão, é recolhido pelos Rostovs.
Bu saldırı sonucunda 17 denizci ölmüş, 39'u ise yaralanmıştır.Cerca de 17 marinheiros morreram e outros 39 ficaram feridos.
Ica'daki bir kilisenin çökmesi sonucu 17 kişi ölmüş, 70 kişi yaralanmıştır.Na Indonésia, ataque suicida em igreja deixou 17 feridos.
Leo da ağır şekilde yaralanmıştır.O próprio Cole foi ferido com gravidade.
İlk çatışmada 1 Azeri asker şehit olmuş, 1 tanesi yaralanmıştır.Houve registro de brigas isoladas e pelo menos um ficou gravemente ferido.
Bu arada Sayid silahla ağır yaralanmıştır ve ölmek üzeredir.Entretanto, Kirk é mortalmente ferido e morre.
İki kez yaralanmıştır.Chorou duas vezes.
Toplamda 8 kez uçağı düşmüş, 3 kez de yaralanmıştır.Foi abatido 8 vezes e ferido em outras 4 vezes.
Birçok set işçisi de çekimlerde yaralanmıştı.Grandes números de artesãos ficaram desempregados.
4 kişi yaralanmıştır.4 gewonden.
İki kez yaralanmıştır.Hij raakte twee keer gewond.
Devlet kaynaklarına göre 187 kişi ölmüş, 437 kişi yaralanmıştır.Volgens officiële schattingen van de regering (de winnende partij) vielen er 187 doden en 437 gewonden.
11 kişi yaralanmıştır.Elf mensen raken gewond.
Besteci, 1903'te bir araba kazasında yaralanmış ve topal kalmıştır.In 1903 raakte hij gewond als gevolg van een auto-ongeluk.
Saldırıda 9 kişi ölmüş ve 60 kişi yaralanmıştır.Onder hen waren 9 doden en 60 gewonden gevallen.
Üstad ise ağır yaralanmış ve komaya girmiştir.Hij liep ernstige verwondingen aan het hoofd op en raakte in coma.
Katniss, ciddi bir şekilde yaralanmış olan Peeta'yı bulur ve onu iyileştirmeye çalışır.Peeta denkt goede bessen gevonden te hebben en gaat ze verzamelen.
Yaralanmış diye düşünmüştü ama evlendiğimizde onun yaralarını saracağım.Zij wordt opgenomen maar zal aan haar verwondingen bezwijken.
Albay Kannengiesser, bu çatışmada göğsünden yaralanmıştır.Wel raakte Körner tijdens deze slag gewond aan zijn been.
Bir önceki komutan Albay Groddek, aynı gün ölümcül biçimde yaralanmıştı ve birkaç gün sonra öldü.Generaal-majoor Michiels raakte zwaar gewond en stierf de volgende dag.
Sonra kılıcına el attı fakat yarıya kadar çekebildi, çünkü bambu mızrakla kolundan yaralanmıştı.Próbując wyciągnąć miecz, zdołał to uczynić jedynie do połowy, gdyż został ranny w rękę bambusową włócznią.
Savaşlarda 34 kez yaralanmıştır.Podczas wojen napoleońskich był ranny 34 razy.
1918'de ağır yaralanmıştır.Został ciężko ranny w 1916.
11 kişi yaralanmıştır.Rannych zostało 11 osób.
Son bacağından yaralanmış, adam ise ölmüştür.Kobieta jest ranna w kolano, mężczyzna nie żyje.
Toplamda 8 kez uçağı düşmüş, 3 kez de yaralanmıştır.Sam był zestrzeliwany 8 razy, 3 razy był ranny.
İki kez yaralanmıştır.Dwa razy ranny.
Yaralanmış, felç geçirmiştir.Był ranny i kontuzjowany.
Birçok set işçisi de çekimlerde yaralanmıştı.Należy również ująć, iż wielu operatorów zostało poważnie rannych w trakcie prowadzenia działań specjalnych.
Bu saldırı sonucunda 17 denizci ölmüş, 39'u ise yaralanmıştır.Zginęło 17 amerykańskich marynarzy, a 39 zostało rannych.
Daunte olay yerinde ölürken, Haley ağır yaralanmıştır.Podczas wymiany ognia, Salam został ciężko ranny.
Olayda Chicago belediye başkanı Anton Cermak'ı yaralanmış, aldığı yaraların etkisiyle 6 Mart 1933'te ölmüştür.Ciężko ranny został towarzyszący prezydentowi burmistrz Chicago Anton Cermak, który zmarł 6 marca w szpitalu.
4 kişi yaralanmıştır.Ranne zostały 4 osoby.
Askerler ve assubayların çoğu ya öldürülmüş ya da yaralanmıştı.Każdy oficer i sierżant został zabity lub raniony.
Aşil ile savaşmış ve ağır yaralanmış, daha sonra da ölmüştür.Bierze jednak aktywny udział w walkach o most i zostaje ciężko ranny, po czym umiera.
Üstad ise ağır yaralanmış ve komaya girmiştir.Komeda upadł i zranił się poważnie w głowę.
Kut'ül Ammare Kuşatması'nda yaralanmıştır.Ranny w czasie oblężenia Antwerpii.
Aslında sadece yaralanmış ve iyleşince evine geri dönmüştür.Po wypadku, gdy został zasypany i z trudem odratowany, wrócił do Gorzenia.
İki kez yaralanmıştır.Han sårades åtminstone två gånger.
Robin bunun farkındadır çünkü yaralanmıştır.Robin blev sårad och trillade av.
Askerler ve assubayların çoğu ya öldürülmüş ya da yaralanmıştı.Varje officer och sergeant var dödad eller sårad.
Orente tekrar yaralanmıştır.Pelé blev återigen skadad.
Birkaç kişi yaralanmıştır.Flera personer skadades.
Öte taraftan Scipio ciddi şekilde yaralanmıştı ve orduyu kumanda edemiyordu.Eftersom Scipio var svårt skadad fick han i stort sett ensam kontroll över hela armén.
Avustralya'da okaliptüs ağaçlarının yaralanmış yerlerinde yetişir.I Australien betraktas trädet som en skadeväxt.
Ağır yaralanmıştım, zor nefes alıyordum.Den är skadad och svårläst.