"yaralanmış" kelimesinin İngilizcesi: stricken. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Diğer Dillerde
past participle of betreffen
aile: Betroffenheit
Sie wurde verwundet. — O, yaralanmıştı.
Ранен е лошо. Трябва да го изведем оттук. — -Kötü yaralanmış.
singular past passive participle of trafi
Örnek Cümleler
Ben yaralanmıştım.
I was wounded.
İki kez yaralanmıştır.
He was injured twice.
Yirmi kişi yaralanmıştı.
Twenty people were injured.
Tom yaralanmış olabilir.
Tom could be injured.
Çavuş Smith yaralanmış mı?
Sergeant Smith is down?
Tom yaralanmış olabilirdi.
Tom could've been hurt.
1918'de ağır yaralanmıştır.
He was heavily wounded in 1918.
Orente tekrar yaralanmıştır.
Siviglia then injured again.
Yaralanmış, felç geçirmiştir.
He was injured and discharged.
O, yaralanmış bir adam buldu.
She found an injured man.
Trafik kazasında yaralanmıştı.
He was hurt in a traffic accident.
Tom kötü şekilde yaralanmıştı.
Tom was badly wounded.
yaralanmış ile daha fazla örnek cümle →