Yaralanması için tazminat olarak büyük bir miktar para aldı.He received a large sum of money in compensation for his injury.
O, omuzundan yaralandı.He was wounded in the shoulder.
O bir trafik kazasında yaralandığı için şimdi yürüyemiyor.He can't walk now because he got injured in a traffic accident.
O, trafik kazasında yaralandı.He was injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında hafif yaralandı.He was slightly injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında ciddi biçimde yaralanmıştı.He was seriously injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında yaralandı.He got injured in a traffic accident.
O, araba kazasında iç yaralanma geçirdi.He suffered internal injuries in the car accident.
O, bize oldukça çok sorun yarattı.He gave us quite a lot of trouble.
Bir kazada yaralandığından beri, o artık yürüyemedi.Since he was injured in an accident, he could no longer walk.
O bir kazada yaralandığı için yürüyemiyordu.Being injured in an accident, he could not walk.
O, bir araba kazasında yaralandı.He was hurt in a car accident.
O, araba kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in the car accident.
O bütün çabalarını işe yaramaz buldu.He found all his efforts of no avail.
O, öykülerinin çoğunun materyali için çocukluk deneyimlerinden yararlanır.He draws on his childhood experiences for the material of most of his stories.
O, toplumun yararına katkıda bulunmuştur.He contributed to the good of the community.
O, eline bir yara bandı yapıştırdı.He put a Band-Aid on his hand.
Ağır yaralı olmasına rağmen telefona ulaşmayı başardı.Though seriously injured, he managed to get to a telephone.
O, yerde yaralı yatıyordu.He lay injured on the ground.
Küçük bir çocukken çok yaramazdı.He was very naughty when he was a little boy.
O, çocukluğunda çok yaramazdı.He was very naughty in his boyhood.
Yaratılıştan çok sessiz bir insandır.He is by nature a very quiet person.
O yaratılıştan bir sanatçı.He is by nature an artist.
O, bir kurşun tarafından yaralandı.He was wounded by a bullet.
O, tasarruflarını yararlı şeylere yatırdı.He put her savings to good use.
O duvarı boyamak için güzel havanın avantajlarından yararlandı.He took advantage of the fine weather to paint the wall.
O, düştüğü zaman yaralandı.He got hurt when he fell down.
O, düştüğünde sol ayağını yaraladı.He hurt his left foot when he fell.
O, kafasından yaralandı.He was wounded in the head.
O her zaman rakipleri tarafından yapılan hatalardan yararlanır.He always takes advantage of the mistakes made by his rivals.
O fırsatlarının çoğunu kendi yarattı.He made the most of his opportunity.
Onun acımasız sözleriyle çok yaralandı.He was very hurt by her cruel words.
Onun başı düşmeyle yaralandı.His head was hurt by the fall.
Bir tren kazasında yaralandı.He was injured in a railway accident.
Onların mobilyaları, tarz yerine yarar için seçildi.Their furniture was chosen for utility rather than style.
Bize "Zavallı yaratık." dercesine baktılar.They looked at us, as much as to say, "Poor creature."
Onun güçsüzlüğünden yararlanıyorsunuz.You're taking advantage of her weakness.
Onun şakaları işe yaramadı.Her jokes fell flat.
Kazada yaralandı.She was injured in the car accident.
O benim cehaletimden yaralandı.She took advantage of my ignorance.
O, bisikletinden düştüğünde ayağını yaraladı.She hurt her foot when she fell off her bicycle.
Onun yararları hakkında yaygara yaptı.She made a fuss about her benefits.
Yaraya bir bandaj uyguladı.She applied a bandage to the wound.
O yaratılıştan zayıftır.She is weak by nature.
O bir atışla bacağından yaralandı.She was wounded by a shot in the leg.
O, yaralı bir adam buldu.She found a man injured.
O, bir düşmede yaralandı.She was injured in a fall.
O yarasına baktı.She took care of his wound.
Yararlı önerisi için ona teşekkür etti.She thanked him for his helpful advice.
Çok sık arkadaşlarının zaafından yararlanıyor.She imposes on her friends too often.
O, yaramaz çocuğa sinirlendi.She got angry with the naughty boy.
Onu ikna etmeye çalışmanın yararı yok.It's no use trying to persuade her.
Çok hasta olan ya da yaralanmış ve iyileşemeyen insanlarla ilgili ne yapmalıyız?What should we do with people who are very sick or hurt and can't get better?
Garip görünebilir, yangında hiç kimse yaralanmadı.Strange as it may seem, nobody was injured in the fire.
Yaralı adam, polis oraya varmadan önce caddede uzandı.The injured man lay in the street before the police arrived.
Yaralı asker güçlükle yürüyebiliyordu.The wounded soldier could hardly walk.
Yaralılar iyileşiyorlar.The wounded are getting better.
Yaralılar ambulansla geldiler.The wounded arrived by ambulance.
Yaralıyı hastaneye taşıyın.Carry the injured to the hospital.