Büyükbabam savaşta yaralandı.My grandfather was wounded in the war.
Bazı spekülatörler yaşlı insanların cehalet ve acizliklerinden yararlanmaktadır.Some speculators take advantage of the ignorance and helplessness of old people.
Kazada çok sayıda turist yaralandı.A number of tourists were injured in the accident.
Birçok erkek savaşta ağır biçimde yaralandı.Many men were badly wounded in the battle.
Bazı yara izleri olabilir.There may be some scars.
Üniversite hayatından en iyi şekilde yararlanın.Make the most of your college life.
Birkaç yolcu yaralandı.A number of passengers were injured.
Ciddi hastalığımdan kurtulduğum için, yaratılışın tümü benim için güzeldir.Since I recovered from my serious illness, all of creation is beautiful to me.
Kim bana" bir boka yaramaz" diyor?Who calls me "good for nothing"?
Herhangi biri işe yarar.Anybody will do.
Erkekler yaramazlığa düşkündür.Boys are fond of mischief.
Uzun bir hafta sonundan yararlanalım.Let's take advantage of the long weekend.
Uzun yolculuk onun yarasını ağırlaştırmış.The long trip aggravated her injury.
Ölçülü düzeyde egzersiz yapmak sağlık için yararlıdır.Taking moderate exercise is good for the health.
Tenis oynamak için güzel havadan yararlandık.We took advantage of the fine weather to play tennis.
Havadan şikâyet etmen bir işe yaramaz.It is no use complaining about the weather.
Düştüm ve bileğimi yaraladım.I fell down and hurt my wrist.
Tüm çabalarımın yararsız olduğu ortaya çıktı.All my efforts turned out to be useless.
Sinirlenmeniz işe yaramaz.It doesn't pay to lose your temper.
At yararlı bir hayvan.The horse is a useful animal.
O yaralandığı için Amerika'ya dönmeye karar verdi.It was because he was injured that he decided to return to America.
O, kaçmak için kargaşadan yararlandı.She took advantage of his confusion to escape.
Ben onun bir otomobil kazasında kötü yaralandığını duyunca çok şaşırdım.I am very much surprised to hear that he got badly injured in a motorcar accident.
Onun yararına onlara yardımcı olduğu kesindir.It is certain that he helped them for the benefit of himself.
Anlaşmak için onu ikna etmeye çalışmak işe yaramaz.It is useless to try to persuade him to agree.
Ona biraz yararlı tavsiye verdim.I gave him some helpful advice.
Ona kızmanın bir yararı yok.It is no use getting angry at him.
Yanağındaki yara izi artık neredeyse görünmüyor.The scar on his cheek hardly shows now.
Onun alnındaki yara bariz.The scar on his forehead is conspicuous.
Sözleri tuhaf bir durum yarattı.His words created an awkward situation.
Karısı hastanede çünkü o bir araba kazasında yaralandı.His wife is in the hospital because she was injured in a car crash.
Onun zayıflığından yararlanmaktan vazgeç.Stop taking advantage of his weakness.
Onun tavsiyesi çok yararlı oldu.His advice was very helpful.
Yarasına bir mendil koydu.She applied her handkerchief to his wound.
Onun öğüdü size çok yararlı olacaktır.His advice would be very useful to you.
Onun yaralı bacağı tekrar kanamaya başladı.His wounded leg began to bleed again.
Kitapları neredeyse işe yaramaz.His books are almost useless.
Tanrı'nın bizi yarattığına olan inancını ifade etti.He stated his belief that God created us.
Sahip olduğu her fırsattan yararlandı.He took advantage of every opportunity he had.
O sınıfındaki herhangi bir erkek çocuğu kadar yaramazdı.He was as mischievous as any boy in the class.
O, yarasını dikkate almadan dövüşüyordu.He was fighting regardless of his wound.
O, yaradan dolayı garip bir yürüyüşle yürümektedir.He walks with an awkward gait because of an injury.
Onun yarası onu iş için alıkoydu.His injury incapacitated him for work.
O, kazada ağır yaralandı.He was injured badly in the accident.
O, bu bilgileri yararlı kullanıma sundu.He put this information to good use.
O, sık sık onun cahilliğinden yararlanır.He often takes advantage of her ignorance.
O çok sık sorun yarattığı için işten kovuldu.He got fired for making waves too often.
Orada bir sürü yaratık çeşidi gözlemledi.He observed many types of creatures there.
O,müzeyi ziyaret etme fırsatından yararlandı.He took advantage of the opportunity to visit the museum.
Trafik kazasında yaralandı.He got injured in the traffic accident.
Trafik kazasında ciddi biçimde yaralandı.He got hurt seriously in the traffic accident.
O, kazada yaralandı.She was hurt in the accident.
O, savaşta yaralandı.He was wounded in the battle.
O, çok yaratıcı bir yazardır.He is a very imaginative writer.
O, karışıklıktan yararlanarak ortadan kayboldu.He disappeared, taking advantage of the confusion.
Bir bıçakla sol elini yaraladı.He hurt his left hand with a knife.
O kötü bir şekilde yaralandı.He was badly wounded.
O, bir şeye yarar.He is good for something.
O, yaralardan öldü.He died from wounds.
Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.He suffered terrible pain from his injuries.