Amcam araba kazasında yaralanan tek kişiydi.My uncle was the only person injured in the car accident.
Küçük erkek kardeşim kazada yaralandı.My little brother was injured in the accident.
Arkadaşım bir yaralanmadan dolayı öldü.My friend died from a wound.
Korkarım ki planınız işe yaramayacak.I am afraid your plan will not work.
İngilizcemi geliştirmem için her fırsattan yararlandım.I made use of every opportunity to improve my English.
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.I urged Keiko to stop using people for her own convenience.
Yaralanmadan kaçmak için yeterince şanslıydım.I was lucky enough to escape unhurt.
Kayak yaparken yaralandım.I was injured while I was skiing.
Trafik kazasında yaralandım.I got injured in the traffic accident.
Kazada bacağımı yaraladım.I got my leg hurt in the accident.
Kazada sağ bacağımı yaraladım.I got my right leg hurt in the accident.
Ben yaramaz bir çocuktum.I was a naughty boy.
Ben bir hafta önce bir kazada yaralandığım için dışarıya çıkamam.I can't go out, because I was injured a week ago in an accident.
Bir fırsattan yararlandım.I took advantage of an opportunity.
Gün ışığından yararlanma saatinin geçen hafta sona erdiğini unuttum.I forgot that the daylight saving time ended last week.
Ben de kendimi bacağımdan kötü şekilde yaraladım.I badly injured myself in the leg, too.
Ben kimseyi asla öldürmedim veya yaralamadım.I have never killed nor injured anybody.
Ben Japon pirinç yastıklarından hoşlanıyorum; onlar boynum için yararlı.I like Japanese rice pillows; they are good for my neck.
Buzda kaydım ve başımı yaraladım.I slipped on the ice and hurt my head.
Yarın yağmur yağıp yağmayacağı bizim için bir farklılık yaratır.It makes a difference to us whether it rains tomorrow.
Biz bir arkadaşın cömertliğinden yararlanmamalıyız.We should not take advantage of the generosity of a friend.
Bir kaza oldu. Bir adam yaralandı. Aşırı kanaması var.There's been an accident. A man is hurt. He's bleeding badly.
Zaman bütün yaraları iyileştirir.Time heals all wounds.
Zaman tüm yaraları iyileştirir.Time heals all broken hearts.
Gönüllüler özürlülerin yararına bağış topladı.Volunteers collected donations for the benefit of the handicapped.
Sözlükteki tüm kelimeleri hatırlamaya çalışmak yararsızdır.It is useless to try to remember all the words in the dictionary.
Pratiği olmayan teori işe yaramaz.Theory without practice will be no use.
Cumhurbaşkanı ve maiyeti yaralandı.The president and his entourage were injured.
Onlar bir araba kazasında kötü bir şekilde yaralandı.They were badly injured in a car accident.
Eğer sürmüyorsan bir arabaya sahip olmanın yararı nedir?What's the good of having a car if you don't drive?
Yaralı ayılar genellikle çok tehlikelidir.Wounded bears are usually very dangerous.
Ağır yaralı adam hastaneye vardığında ölmüştü.The severely injured man was dead on arrival at the hospital.
Ciddi yaralarına rağmen onların hepsi iyi ruh hali içindeydi.For all their serious wounds, all of them were in good spirits.
İşe yarar bir yardım var mı?Is there any help available?
Kadınların neden erkeklerle aynı haklardan yararlanmasına izin verilmiyor?Why aren't women allowed to enjoy the same civil rights as men?
Bir yara izim olacak mı?Will I have a scar?
Yaram ağrıyor.I was aching from the injury.
Yaralı kuş yere düştü.The injured bird fell to the ground.
Yara onun için ölümcüldü.The wound was fatal to him.
Onun işe yarayacağını düşünüyor musun?Do you think it will work?
Yolculardan hiç biri yara almadan kurtuldu.None of the passengers escaped injury.
Yemek ona yaramadı.The food disagreed with him.
Taze meyve ve sebzeler sağlığınız için yararlıdır.Fresh fruit and vegetables are good for your health.
Allah dünyayı yarattı.God created the world.
Tanrı dünyayı yarattı.God created the world.
Tanrı dünyayı altı günde yarattı.God created the world in six days.
Tanrı insanı kendi suretinde yarattı.God created man in his own image.
Allah göğü ve yeri yarattı.God created the heaven and the earth.
Anne babalar, yaramazlık yaptıkları için çocuklarını cezalandırıyorlar.Parents punish their children for misbehavior.
Kimsenin senden yararlanmasına izin verme.Don't let anyone take advantage of you.
İnsan ateşten yararlanabilen tek hayvandır.Man is the only animal that can make use of fire.
İnsan oğlu bir şeyler yaratmak için yaratıldılar.Human beings are created to create things.
İnsan oğlu tüm yaratıkların efendisidir.Man is the lord of all creation.
Korku değil, umut insan ilişkilerinde yaratıcı ilkedir.Hope, not fear, is the creative principle in human affairs.
Çiti boyamak için iyi hava koşullarından yararlanmalısınız.You should take advantage of the good weather to paint the fence.
Uygun şekilde kullanılırsa, belirli zehirler yararlı olacaktır.Properly used, certain poisons will prove beneficial.
Kendi sınıflarını temizlemenin, öğrencilerin yararına olduğunu düşünüyorum.I think it is good for students to clean their classroom.
İncil'e göre Allah dünyayı altı günde yarattı.According to the Bible, God made the world in six days.
O, dövüşte yaralandı.He was wounded in the fight.
O, kavgada yaralandı.He was wounded in the fight.