Ana içeriğe geç
Sözlük

yara ile cümle

yara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu herhangi bir işe yaradığını sanmıyorum.I don't think this is helping anything.
İşe yaramaz hissediyorum.I feel useless.
Sanırım bu işe yarar.I guess that works.
Tüm sahip olduğum yaralı vücudum ve bir avuç kötü anılar.All I have is my wounded body and a handful of bad memories.
O benim işime yaradı.It worked for me.
O, yaralanmış bir adam buldu.She found an injured man.
Umarım yararlıdır.I hope it's useful.
Umarım yararı olur.I hope that helps.
Umarım bu ilaç işe yarar.I hope this medicine works.
Bunun işe yaradığını sanmıyorum.I don't think it ever works.
Onun işe yaramadığını sana söyledim.I told you it didn't work.
Ben sadece her şeyin işe yaradığını umuyorum.I just hope everything works.
Umarım işe yarar.I just hope it works.
Bunun işe yarayacağını biliyordum.I knew it would come in handy.
Onun bu şekilde işe yarayacağını biliyordum.I knew it would work out this way.
Ben onun işe yaramayacağını biliyordum.I knew it wouldn't work.
Bunun işe yaramayacağını biliyordum.I knew this wasn't going to work.
Ben bunun işe yaramayacağını biliyordum.I knew this wouldn't work.
Tom'un işe yaramaz olduğunu biliyordum.I knew Tom was no good.
Bu şeylerin nasıl işe yaradığını biliyorum.I know how these things work.
Kimin yaralandığını biliyorum.I know who got injured.
Onlar büyük olasılıkla işe yarayamaz. Bunların hepsi sahte.They can't possibly work. They are all fake.
Kendimi yararlı yapmak istiyorum.I'd like to make myself useful.
Bir işe yarayabilir miyim?May I be of further service?
Daha önce yaralandın, değil mi?You've been injured before, haven't you?
Bir sürü insanın yaralandığını gördüm.I saw a lot of people get hurt.
Sanırım işe yarayabilir.I suppose it might work.
Sanırım bu işe yarayacak.I think this is going to work.
Sanırım Tom kendinin yaraladı.I think Tom injured himself.
Sanırım Tom yaralanmış olabilir.I think Tom may be hurt.
Sanırım iyi bir takım yaratırız.I think we make a good team.
Bu kitapların hiçbiri yararlı değil.None of these books are useful.
Tom ve Mary her ikisi de bu durumdan olabildiğince yararlanmaya kararlıydı.Tom and Mary are both determined to make the best of this situation.
Ben bir fark yaratmak istiyorum.I want to make a difference.
Onun işe yarayacağını gerçekten düşünüyor musun?Do you really think that that would work?
Tom yaralandı! Bir ambulans çağır!Tom is hurt! Call an ambulance!
Yarayı hemen bandajlasan iyi olur.You'd better bandage the wound at once.
Bir dua, iman olmadan işe yaramaz.A prayer without faith is useless.
Ben yarasalardan korkuyorum.I'm afraid of bats.
Yaraya dokunma, enfeksiyon kapabilirsin!Don't touch the wound, you could get an infection!
Algılama olmadan yaratmak imkansızdır.It is not possible to conceive without perceiving.
Bir kimsenin güzel olmasının yararı nedir?Of what benefit is it for a person to be beautiful?
Onu hemen acil servise götürmek zorundayız, o ciddi yaralı.We have to take him to the emergency room immediately, he's gravely wounded.
O, onun yarasının bakımını üstlendi.She cared for his wound.
O ölümcül bir biçimde yaralıydı.He was mortally wounded.
O yaramaz.She is mischievous.
Yara çok derin mi?Is the wound very deep?
Bu işe yaramayacak.This isn't going to work.
Tom biraz daha dikkatli olsaydı yaralanmazdı.Tom wouldn't have gotten hurt if he'd been a little more careful.
Banka soyguncuları bir bekçiyi öldürdü ve diğerini yaraladı.The bank robbers killed one guard and injured another.
Tom ve bir diğer kişi ciddi olarak yaralandı.Tom and one other person were seriously injured.
Bunun işe yarayacağına hâlâ ikna olmuş değilim.I'm still not convinced it's going to work.
Bir şeyin işe yarayabileceğinden eminim.I'm sure something can be worked out.
Şikayet etmek işe yaramayacak.It won't do any good to complain.
Sana bunun yararsız olmadığını söyledim.I told you it wasn't pointless.
Tom saldırıda yaralandı.Tom was wounded in the attack.
Bunun gerçekten işe yarayıp yaramadığını merak ediyorum.I wonder if this really works.
Onun işe yarayacağından eminim.I'm sure it'll come in handy.
Yaralanmadığına sevindim.I'm glad you weren't injured.
Bunun işe yarayacağından oldukça eminim.I'm fairly sure it'll work.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod