Ana içeriğe geç
Sözlük

yara ile cümle

yara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yaralandığını düşündüm.I thought you were injured.
Tom'un yaralanmasını istemiyorum.I don't want Tom to get hurt.
Yaralandığını görmek istemiyorum.I wouldn't want to see you get hurt.
Ben kimseden yararlanmak istemiyorum.I don't want to take advantage of anyone.
Tom'a Noel için yararlı bir şey alalım.Let's get Tom something useful for Christmas.
Tom yaralı.Tom's hurt.
Tom yaratıcı.Tom's imaginative.
Geçenlerde biri bana saç spreyinin örümcekleri öldürmede yararlı olduğunu söyledi.Someone told me recently that hairspray is good for killing spiders.
Tom yaralıydı.Tom was injured.
Bu oldukça yararlı.That's quite helpful.
Bu gerçek yararlı.That's real helpful.
İnsanların sizden yararlanmasına izin vermeyin.Don't let people take advantage of you.
O bir işe yaramadı.It didn't do any good.
Onu biz yaratmadık.We didn't create it.
Herhangi bir yer işe yarar.Any place will do.
Bunun işe yarayacağından eminim.I bet this will work.
İşe yararsa Tom'a bir not yazabildim.I could write Tom a note if it would help.
Bunun işe yarayacağını sanmıyorum.I don't think this is going to work.
Bunu herhangi bir işe yaradığını sanmıyorum.I don't think this is helping anything.
Ben onun işe yaramayacağını biliyordum.I knew it wouldn't work.
Bunun işe yaramayacağını biliyordum.I knew this wasn't going to work.
Ben bunun işe yaramayacağını biliyordum.I knew this wouldn't work.
Tom'un işe yaramaz olduğunu biliyordum.I knew Tom was no good.
Tom ve Mary her ikisi de bu durumdan olabildiğince yararlanmaya kararlıydı.Tom and Mary are both determined to make the best of this situation.
Onu hemen acil servise götürmek zorundayız, o ciddi yaralı.We have to take him to the emergency room immediately, he's gravely wounded.
O, onun yarasının bakımını üstlendi.She cared for his wound.
Tom biraz daha dikkatli olsaydı yaralanmazdı.Tom wouldn't have gotten hurt if he'd been a little more careful.
Tom saldırıda yaralandı.Tom was wounded in the attack.
Tom ciddi olarak yaralandı.Tom was seriously injured.
İşe yaradığına sevindim.I'm glad it worked out.
Onun işe yaradığına sevindim.I'm glad it worked.
Yazmak yararlıdır.Writing is useful.
Kağıt, yazmak için yararlıdır.Paper is useful for writing.
Aşk sadece bir yerde yaratılmış bir efsanedir.Love is just a legend created somewhere.
Tom bunun işe yarayacağını düşünmüyor.Tom doesn't think it'll work.
Tom bunun yararsız olduğunu biliyor.Tom knows it's useless.
Yaraların var mı?Do you have injuries?
Tom bir sokak kavgasında yaralandı.Tom was wounded in a street fight.
Ben hala Tom'un onun yarattığı sorunları çözmeme yardım etmesini beklemiyorum.I still expect Tom to help me solve the problems he created.
Öğrenciler yararlı ifadeler öğreniyorlar.Students learn useful phrases.
Doktorun önerdiği merhem gerçekten işe yaradığı için mutluyum.I am happy the ointment the doctor has recommended really works.
Sen kırık bir vitraydan yaralanabilirsin.You can get injured from a shard of stained glass.
Benim kumbaram benim yaramaz kız kardeşim tarafından kırıldı.My piggy bank was broken by my naughty sister.
Karanlığı boşa çıkaran ışık da gölgeler yaratır.The light that casts away the darkness also creates shadows.
Neden Tanrı beni bu kadar çirkin yarattı?Why did God make me so ugly?
Neden Tanrı beni bu kadar güzel yarattı?Why did God make me so beautiful?
Bu yararlı olur.That would be helpful.
Bu, dünyadaki bütün farkı yaratır.That would make all the difference in the world.
Bu bütün farkı yaratır.That would make all the difference.
O bir fark yaratmak zorunda.That's got to make a difference.
Birbiriniz için yaratılmışsınız.You're made for each other.
Birbirleri için yaratılmışlar.They're made for each other.
Onu kullanmadığın sürece özgürlük yararsızdır.Freedom is useless unless you use it.
Belirsiz ifadeler sık sık komik yorumlar yaratırlar.Ambiguous phrases often beget funny interpretations.
Yaralarının ciddi olmadığını duyduğuma mutluyum.I'm happy to hear that your injuries aren't serious.
Öğretmenimiz sınıfta yaramazlık yaptığı için Tom'a kızdı.Our teacher got mad at Tom because he was acting up in class.
Dün ciddi şekilde kendini yaralayabilirdin.You could've seriously hurt yourself yesterday.
Tamamen işe yaramazsın.You're totally useless.
İğrenç bir yara izini açığa çıkarmak için kolunu sıvadı.Tom rolled up his sleeve, exposing a hideous scar.
Tom kötü şekilde yaralanmıştı.Tom was badly wounded.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yara ile cümle - Sayfa 17 - yara kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App