Ana içeriğe geç
Sözlük

yara ile cümle

yara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir trafik kazasında hafif yaralandı.He was slightly injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında ciddi biçimde yaralanmıştı.He was seriously injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında yaralandı.He got injured in a traffic accident.
O, araba kazasında iç yaralanma geçirdi.He suffered internal injuries in the car accident.
O, bir araba kazasında yaralandı.He was hurt in a car accident.
O, araba kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in the car accident.
O bütün çabalarını işe yaramaz buldu.He found all his efforts of no avail.
Ağır yaralı olmasına rağmen telefona ulaşmayı başardı.Though seriously injured, he managed to get to a telephone.
Yaratılıştan çok sessiz bir insandır.He is by nature a very quiet person.
O yaratılıştan bir sanatçı.He is by nature an artist.
O, bir kurşun tarafından yaralandı.He was wounded by a bullet.
O, düştüğü zaman yaralandı.He got hurt when he fell down.
İşe yaramaz şeyi atın.Leave out anything that is useless.
İlaç işe yaradı.The medicine has worked.
İlacın nasıl işe yaradığını öğreneceğim.I will find out how the medicine works.
Tren raydan çıktı ve yaklaşık otuz yolcu ya öldü ya da yaralandı.The train was derailed and about thirty passengers were either killed or injured.
Bu hafif bir hatanın ciddi yaralanmalara yol açabileceği çok tehlikeli bir spor.It's a very dangerous sport, where a slight mistake can lead to serious injury.
O, yaramaz bir çocuktur.He is a naughty boy.
Ona gerçekleri söylemedim çünkü duygularını yaralamaktan korktum.I didn't tell him the truth because I was afraid of hurting his feelings.
Yerçekimini yararınıza kullanabiliyorsanız, onu yapın.If you can use gravity to your advantage, do so.
Bu bütünüyle işe yaramaz.This is totally worthless.
Alma-Ata halkı, haydi çocuk dostu bir şehir yaratalım!People of Almaty, let us create a child-friendly city!
Biz yaşamı kendi suretimizde yarattık.We've created life in our own image.
Yaradan kan aktı.Blood ran from the wound.
Yaramaz çocuklara tahammül edemiyorum.I cannot tolerate naughty children.
Görüyorsun, insanlar zaman yaratmaz; eğer başarsaydık onu asla tüketmezdik.You see, humans don't create time; if we did we'd never run out of it.
Tüm modeller yanlış, ancak bazıları yararlı.All models are wrong, but some are useful.
O egzersiz karın kasları için yararlıdır.That exercise is good for the abdominal muscles.
Zaman geçtikçe yaralar iyileşir.Wounds heal as time passes.
Baraj inşaatı tüm ekosistemi tahrip eden yapay bir göl yarattı.The construction of the dam created an artificial lake that destroyed a whole ecosystem.
Bu yararlı bir duyguydu.This was a good feeling.
Bir hayvan yaralandığında çok daha tehlikeli olabilir.An animal can be much more dangerous when wounded.
Mary tenis oynarken sırtını yaraladı.Mary injured her back playing tennis.
Saldırıda birkaç asker yaralandı.Several soldiers were injured in the offensive.
Bu yaraya biraz merhem sürer misiniz?Do you apply some ointment on this wound?
Bu yaralar iyileşecek mi?Will these wounds heal?
Bu tamamen yararsızdır.That is completely useless.
Tom'a sorun yaratmak istemiyorum.I don't want to add trouble to Tom.
Yaratıcıyı biliyor musun?Do you know the creator?
Daha yaratıcı olsam, müzik yazmaya çalışırım.If I were more creative, I would try to write music.
Neden yararlı bir şey yapmıyorsun ve bana bir kahve getirmiyorsun?Why don't you do something useful and get me some coffee?
Çok yararlısın.You're very helpful.
Bu işe yaramıyor.This isn't working.
Tom yaramaz.Tom is naughty.
Onlar şu anda işe yaramaz.They're useless now.
Onlar çok yararlı.They're very useful.
Herkes yaralandı.Everyone was hurt.
Yaratıcı olalım.Let's be creative.
Bu yararlı değil.That's not helpful.
F1 şampiyonu Michael Schumacher ciddi bir kafa yarasına maruz kaldı.The F1 champion Michael Schumacher sustained a serious head injury.
Tony, bize bir parça yararlı tavsiye verdi.Tony gave us a piece of helpful advice.
Bu sert oyunlarda oyuncular sıklıkla ciddi olarak yaralanır ve hatta bazen ölürdü.So, players were often seriously injured and sometimes even killed in these rough games.
O işe yaramaz.That won't work.
İlaç onun sağlığında mücizeler yarattı.The medicine did wonders for his health.
Asker bacağından yaralanmıştı ve hareket edemiyordu.The soldier was wounded in the leg and couldn't move.
Asker bacağından yaralandı.The soldier was wounded in the leg.
Bu sözlük yararlı ve dahası pahalı değil.The dictionary is useful and, what is more, not expensive.
Kazada birçok yolcu yaralandı.A lot of passengers were injured in the accident.
Oğlunun kazada yaralandığı haberi ona büyük bir şoktu.The news that her son was injured in the accident was a great shock to her.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod