yaraşı ile cümle

yaraşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.아기스는 부상을 당했으면서도 계속 싸우다가 전사했다.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.למרות הפציעה המשיך במלאכתו.
Yarası ölümcül değildi.פציעתה לא הייתה חמורה.
Neyse ki yarası hafiftir.הוא נפצע קל בלבד.
Bunu yanık yarasının tedavisi izler.Следва обгрижване на самата рана от изгаряне.
Yarası ölümcül değildi.Нараняванията са почти смъртоносни.
Ekvator Frengisi hastalığı taşıyan kişinin yarasından sızan sıvıya doğrudan temas yoluyla yayılır.Фрамбезията се разпространява чрез директен конткакт с течността от лезия на заразен със заболяването човек.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.Premda je bio ozlijeđen, nastavio se jednako boriti.
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.Međutim, zbog ozljede stopala propustio je natjecanje.
Kimse Venessanın yarasının ne olduğunu anlamamıştır.Ne želiš li znati tajnu svoga ožiljka.
Neyse ki yarası hafiftir.Utrpel pri tom však ľahké zranenia.
Yarası ölümcül değildi.Žūtis nebuvo beprasmė.
Yarasına bir mendil koydu.Ji padėjo nosinę ant savo žaizdos.
Yarasına bir mendil koydu.Jis padėjo nosinę ant savo žaizdos.
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.Babel faldt i et Nu, det knustes; jamrer over det! Hent Balsam hid til dets Sår, om det muligt kan læges!
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.바벨론이 졸지에 넘어져 파멸되니 이로 인하여 울라 그 창상을 인하여 유향을 구하라 혹 나으리로다
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.Mahoma pade Babilon in bo potrt. Tulite nad njim, oskrbite mazilo za bolečino njegovo, če morebiti ozdravi!
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.Med ett er Babel falt og blitt knust; jamre over det, hent balsam for dets smerte! Kanskje det kunde læges.
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.Repentinamente caiu Babilônia, e ficou arruinada; uivai sobre ela; tomai bálsamo para a sua dor, talvez sare.
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.Внезапно, падна Вавилон и се разруши; Лелекайте за него; Вземете балсама за раната му Негли се изцели.
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.Внезапно пал Вавилон и разбился; рыдайте о нем, возьмите бальзама для раны его: может быть, он исцелеет.
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.פתאם נפלה בבל ותשבר הילילו עליה קחו צרי למכאובה אולי תרפא׃
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.سقطت بابل بغتة وتحطمت. ولولوا عليها. خذوا بلسانا لجرحها لعلها تشفى.
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.巴 比 倫 忽 然 傾 覆 毀 壞 . 要 為 他 哀 號 、 為 止 他 的 疼 痛 、 拿 乳 香 、 或 者 可 以 治 好
Ansızın düşüp paramparça olacak Babil, Yas tutun onun için! Yarasına merhem sürün, belki iyileşir.巴比倫 忽然傾覆毀壞 . 要為 他 哀號 、 為止 他 的 疼痛 、 拿 乳香 、 或者 可以 治好
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Bær derfor frukt som er omvendelsen verdig,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Bærer da Frugt, som er Omvendelsen værdig,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Bären då ock sådan frukt som tillhör bättringen.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Faceţi dar roade vrednice de pocăinţa voastră.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Fate dunque frutti degni di conversione
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.그러므로 회개에 합당한 열매를 맺고
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Laat eerst maar eens in uw leven de gevolgen van de bekering zichtbaar worden.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Neste tedy ovocie, hodné pokánia,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Producid, pues, frutos dignos de arrepentimiento
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Produisez donc du fruit digne de la repentance,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Produzi, pois, frutos dignos de arrependimento,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Protož čiňte ovoce hodné pokání.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Przynoścież tedy owoce godne pokuty;
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Rodite torej sad, vreden izpokorjenja,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Sehet zu, tut rechtschaffene Frucht der Buße!
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Tehkää sentähden parannuksen soveliaita hedelmiä,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Teremjetek hát megtéréshez illõ gyümölcsöket.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Tunjukkanlah dengan perbuatanmu bahwa kamu sudah bertobat dari dosa-dosamu
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Vậy , các ngươi hãy kết_quả xứng_đáng với sự ăn_năn ,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Vậy, các ngươi hãy kết quả xứng đáng với sự ăn năn,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Καμετε λοιπον καρπους αξιους της μετανοιας,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Затова, принасяйте плодове достойни за покаяние;
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Принесіть же овощ достойний покаяння;
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.сотворите же достойный плод покаяния
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.לכן עשו פרי הראוי לתשובה׃
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.فاصنعوا اثمارا تليق بالتوبة.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.你 們 要 結 出 果 子 來 、 與 悔 改 的 心 相 稱
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.你 們要 結出 果子 來 、 與悔改 的 心 相稱
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.그러므로 주 안에서 갇힌 내가 너희를 권하노니 너희가 부르심을 입은 부름에 합당하게 행하여
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Prosím vás tedy ja väzeň v Pánovi, žeby ste chodili hodne povolania, ktorým ste povolaní,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Prosim vas torej jaz, jetnik v Gospodu, da živite dostojno poklicu, ki ste ž njim bili poklicani,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Protož prosímť vás já vězeň v Pánu, abyste hodně chodili, jakž sluší na povolání vaše, kterýmž povoláni jste,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Rogo-vos, pois, eu, o prisioneiro no Senhor, que andeis como é digno da vocação com que fostes chamados,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Vậy, tôi là kẻ tù trong Chúa, khuyên anh em phải ăn ở một cách xứng đáng với chức phận mà Chúa đã gọi anh em,
Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim.Σας παρακαλω λοιπον εγω ο δεσμιος εν Κυριω να περιπατησητε αξιως της προσκλησεως, καθ' ην προσεκληθητε,

İlgili Sayfalar