yaraşı ile cümle

yaraşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yarası ölümcül değildi.Rana nie była śmiertelna.
Aşk YarasıDlaczego miłość boli.
Ölümlerinin çoğu, dayak ve bıçak yaralarından kaynaklanmış ve kurşun yarası yoktu.Rany były spowodowane przez strzały, a nie przez jej ugryzienia.
Ben, Giles'ın yarasını sarar.Heinrich Geigl został ranny.
Neyse ki yarası hafiftir.Odniosła przy tym lekkie obrażenia.
Hükümlüye insan onuruna yaraşır olanaklar sağlanmalıdır.Vem har längre råd med anständighet?
Bunu yanık yarasının tedavisi izler.Där den renoverades från brandskadorna.
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.Emellertid tvangs han på grund av sjukdom ställa in sitt deltagande i de tävlingarna.
Yarası ölümcül değildi.Рани виявилися не смертельними.
Neyse ki yarası hafiftir.Був легко поранений.
Türkçesi ise çatışma yarasından dolayı ölümdür.Туркмані помер від отриманих поранень після нападу.
Ekvator Frengisi hastalığı taşıyan kişinin yarasından sızan sıvıya doğrudan temas yoluyla yayılır.Фрамбезія передається через прямий контакт з рідиною, що виділяється з шкірних уражень хворого.
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.Ця травма змусила її завершити кар'єру.
Ben, Giles'ın yarasını sarar.Криніцкий отримує поранення.
Yarası ölümcül değildi.Zranění ale nebyla smrtelná.
Bunu yanık yarasının tedavisi izler.Následuje ošetření samotné popáleniny.
Neyse ki yarası hafiftir.Utrpěl při tom však lehká zranění.
Kısa süre sonra Lucas'ın annesini bulmasına karşın, annesinin bacağındaki yarası hayati seviyeye gelmiştir.Když se později vrátila domů Lucasova nevlastní sestra, nalezla Lucasovu matku v kaluži krve, ale ještě živou.
Jim Jones ise başına aldığı kurşun yarasıyla ölmüş olup ölüm nedeninin intihar olduğu düşünülmektedir.Jones a murit din cauza unei răni provocate de un glonț în cap, pe care și-l trăsese probabil singur.
Bunu yanık yarasının tedavisi izler.Aceasta este urmată de îngrijirea rănilor produse de arsură.
Neyse ki yarası hafiftir.Din fericire a fost numai ușor rănit.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.Deși rănită, îl ucide până la urmă.
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.O anumită împrejurare făcuse ca nu a avut mască ei la competiția.
Saygılı bir kadına yaraşır biçimde davranmıyor.Nu se comportă ca o femeie respectabilă.
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.Egy sérülés miatt fel kellett hagynia a versenyzéssel.
Bunu yanık yarasının tedavisi izler.Ezt követi az égési seb ellátása.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.Habár a harcokban súlyosan megsebesült, a harcot tovább vezette.
Neyse ki yarası hafiftir.Obolenski haavoittui lievästi.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.Vammoistaan huolimatta hän pystyi jatkamaan nyrkkeilyä.
Ebu Nidal Ağustos 2002’de Bağdat’da bir ila dört kurşun yarasından dolayı ölür.Abu Nidal kuoli saamiinsa 1–4 ampumahaavaan Bagdadissa elokuussa 2002.
Sol tarafını felç eden boynuna yakın bir kılıç yarası vardı.Vasemman käden läheltä löytyi yksiteräinen miekka kärki keulaanpäin.
Yarası ölümcül değildi.Haavat olivat tappavia.
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.Sentähden: älkää nostattako tulvaa.”
Çoğu küçük ısırıkta tedavi ısırık yarasında yapılır.Vähäinen osa selkäleikkauksista aiheutuu akuuteista vammoista.
Neyse ki yarası hafiftir.Kongen såres let.
Yarası ölümcül değildi.Skuddene var ikke dødbringende.
Hartnell 8 bıçak yarasıyla kurtulabildi, Shepard ise iki gün sonra hastanede öldü.Hartnell overlevede 6 knivstik i ryggen, men Shepard døde af sine kvæstelser 2 dage senere.
Yarası ölümcül değildi.Såret han fikk var ikke dødelig.
Ebu Nidal Ağustos 2002’de Bağdat’da bir ila dört kurşun yarasından dolayı ölür.Abu Nidal døde av mellom ett og fire skuddsår i Bagdad i august 2002.
İnce Memed yaralıdır, yarası ağırdır.Bare Becher overlevde og med store skader.
Bir dakika sonra duşta saklanan bir saldırganın bıçak yarası ile öne düştü.Dagen etter ble det funnet en skadet koffert på stranden.
Yarası ölümcül değildi.Luka itu tidak langsung mematikan.
Ben, Giles'ın yarasını sarar.Sau khi Ziggler bị chấn thương.
Hektor'un bedeni daha sonra Troyalılara geri verilmiş ve şanına yaraşır bir cenaze töreni düzenlenmiştir.Ông trở về thành Troia với các xác của Hector, rồi tổ chức một tang lễ vô cùng trọng thể.
18 Eylül 1931'de apartmanda bir silah yarasından dolayı öldü; kimilerine göre intihar etti.Ngày 19/09/1931 cô ta được tìm thấy trong tình trạng chết bên cạnh khẩu súng của ông, người ta cho là tự tử.
Ben yarasını incelerken, Bay Gage nasıl yaralandığını çevresindeki bekleşenlere anlatıyordu.ゲージ氏は、私がこの傷口を調べている間、周囲の人に自分が怪我を負った時の様子を語っていた。
Neyse ki yarası hafiftir.傷がつきやすい。
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.怪我の影響でレースは休養中。
Çoğu küçük ısırıkta tedavi ısırık yarasında yapılır.鼓膜損傷においては多くの場合、鼓膜の裂傷によって穿孔の状態になる。
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.座右の銘は「顔はやめな、ボディにしな。
18 Eylül 1931'de apartmanda bir silah yarasından dolayı öldü; kimilerine göre intihar etti.1931年9月18日,她在公寓内因枪伤死亡。
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.即使你受了伤,你还是能够战斗。
Onların tartıştıkları sefer dürüst, adil , erdemli ve inanışa yaraşır başarılacak seferdi.传说中王直生有異象,“少落魄,有任侠气,及壮多智略,善施与,以故人宗信之。
Neyse ki yarası hafiftir.順之薄之,殺傷相當。
Hartnell 8 bıçak yarasıyla kurtulabildi, Shepard ise iki gün sonra hastanede öldü.하트넬은 등을 6차례 찔렸음에도 살아남았으나, 셰퍼드는 이틀 후에 사망함.
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.또 다시 생긴 부상 때문에 그는 경주에서 물러나게 되었다.
Neyse ki yarası hafiftir.상처받기 쉬운 스타일.
18 Eylül 1931'de apartmanda bir silah yarasından dolayı öldü; kimilerine göre intihar etti.1983년 1월 9일 삿포로 시내 호텔에서 사망했으며, 이후 자살한 것으로 보도되었다.
Ancak bu arada yeni bir yarası daha olacaktır.오히려 두번 세번의 새로운 상처만 남기는 경우가 있다는 것이다.
Donovan tarafından vurulan Henry Jones'un yarası iyileşir.켄모치 경부가 타카토 요이치의 총에 맞아 다친 것으로 설정이 변경되어 나온다.

İlgili Sayfalar