yaraşı ile cümle
yaraşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yarasının nedeninin modern bir yorumu, zehirli bir okla açılmış olmasıdır.A modern interpretation of the cause of his wound is that he was scratched by a poisoned arrow.
Misyalılar galip geldi ve Yunanlılar eve döndü, ancak Telefos'un yarası iyileşmedi.The Mysians were victorious, and the Greeks returned home, but Telephus' wound would not heal.
Bu arada Bajramović'in sağlığı, kalbine aldığı kurşun yarası sonucu bozulmaya başladı.Meanwhile, Bajramović's health began to decline as a result of the bullet wound to the heart.
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.Ein Rennen ließ er verletzungsbedingt aus.
Neyse ki yarası hafiftir.Dabei wurde Kröhl leicht verletzt.
Aşk YarasıNarren der Liebe.
Cesette 20 bıçak yarası vardı ve ceset çıplaktı.Im Krankenhaus wurden 21 Wunden am ganzen Körper gezählt, darunter eine Schädelprellung.
18 Eylül 1931'de apartmanda bir silah yarasından dolayı öldü; kimilerine göre intihar etti.Am 19. September 1931 wurde sie mit seinem Revolver erschossen aufgefunden; ein Suizid wurde angenommen.
Çoğu küçük ısırıkta tedavi ısırık yarasında yapılır.In den meisten Fällen wird der Hirninfarkt durch kleine Blutgefäße ausgelöst.
Saygılı bir kadına yaraşır biçimde davranmıyor.Elle ne se comporte pas comme une femme respectable.
Neyse ki yarası hafiftir.Sa blessure est légère.
Dr. Tancredi onun yarasını temizlemektedir, Michael onu etkilemek için uygun zamanı beklemektedir.Alors que Sara Tancredi lui nettoie sa blessure, Michael attend le moment opportun pour la manipuler.
Yarası ölümcül değildi.Cette blessure fut mortelle.
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.Ne bouge pas, poison de Matet !
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.Malgré ses blessures, il a pu continuer de se battre.
Ant etkenmen milletimniñ yarasını sarmağa Nasıl olsun eki qardaş birbirini körmesin?Ne cherchez-vous pas le bâton pour vous faire battre ? ».
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.Sa blessure l'a forcé à quitter la police.
Çoğu küçük ısırıkta tedavi ısırık yarasında yapılır.À la suite de nombreux symptômes, une tumeur cérébrale lui est diagnostiquée.
2003: İki Dervişin Aşk Yarası, Akın Ok - Seyhan Müzik.2002 : La Golferamma: musiques vénitiennes pour deux cornets.
Yavuz üç mayın yarası alırken İngilizlerin HMS Raglan ve M28 monitörleri batırıldı.Ils coulent les monitors britanniques Raglan et M28.
Ben, Giles'ın yarasını sarar.Le cinéaste Guy Gilles sera blessé.
Yarasına mendilini koydu.Ella puso su pañuelo en su herida.
Aşk YarasıHerida de Amor.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.Incluso si está herido, todavía puede seguir peleando.
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.Gravemente lesionada tuvo que retirarse de la competición.
Kimse Venessanın yarasının ne olduğunu anlamamıştır.No se recomienda el sajado de la herida.
Neyse ki yarası hafiftir.Tiene un daño leve.
Ancak bu arada yeni bir yarası daha olacaktır.Aunque antes habrá algún que otro accidente.
Ben, Giles'ın yarasını sarar.Gilly cura las heridas de Sam.
Ama yarası, sivri bir taşa çarpar.Sbatte la testa su una dura pietra!
Ben, Giles'ın yarasını sarar.La situazione si fa disperata dato che Giles è stato ferito gravemente.
Yarasına bir mendil koydu.Она приложила платок к его ране.
Yarası ölümcül değildi.Рана его оказалась не смертельной.
Ölümlerinin çoğu, dayak ve bıçak yaralarından kaynaklanmış ve kurşun yarası yoktu.Большинство погибших умерли от избиений и ножевых ранений, не было огнестрельных ран.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.Невзирая на ранение, продолжил бой.
Ben, Giles'ın yarasını sarar.По версии, был ранен Гилеем.
Cesette 20 bıçak yarası vardı ve ceset çıplaktı.На его теле обнаружено 20 ножевых ранений.
Onların tartıştıkları sefer dürüst, adil , erdemli ve inanışa yaraşır başarılacak seferdi.Он был искренним, внимательным, добрым, верующим, смиренным (скромным), с красивым обликом, кладезью знаний.
Neyse ki yarası hafiftir.Была легко ранена.
Göğüs ön duvarında, meme başlarının altında asla ameliyat yarası yaratılmamaktadır.На операционную рану в преддверии рта накладывают швы.
Bunu yanık yarasının tedavisi izler.Обработка ожоговых ран.
Bilirsin Orhan Veli'nin "Alnımdaki bıçak yarası senin yüzünden...أنت تعلم كان يوجد شعر يقول فيه أورخان ولي "جرح السكين الذي بجبهتي بسببك...
Bunu yanık yarasının tedavisi izler.ويلي هذا العناية بجروح الحرق ذاته.
'Aşk yarası' adlı şarkısıyla uzun süre radyolarda liste başlarında yer aldı.وظلت أغنيتها جرح الحب لمدة طويلة على رأس قوائم محطات الرديو.
Yarasına rağmen savaşmaya devam ediyor.على الرغم من استمرار وقوع اصابات.
Ben yarasını incelerken, Bay Gage nasıl yaralandığını çevresindeki bekleşenlere anlatıyordu.السيد غيج، خلال الوقت الذي كنت أفحص فيه الجرح ،كان يشرح فيه إلى المارة الطريقة التى أدت إلى إصابته.
Neyse ki yarası hafiftir.وأصيب بسمارك بإصابات طفيفة.
1995 yılının son günlerinde yayınladığı Yarası Saklım adlı albümüyle döneme damgasını vurdu.وفي الايام الاخيرة لعام 1995 فقد قدمت ضربة قوية من خلال تقديمها الألبوم المعروف بأسم نصف جرحى.
Yarası ölümcül değildi.Este ferimento não foi sério.
Neyse ki yarası hafiftir.Felizmente sofre ferimentos ligeiros.
Jim Jones ise başına aldığı kurşun yarasıyla ölmüş olup ölüm nedeninin intihar olduğu düşünülmektedir.Jones morreu de um ferimento de bala na cabeça; suspeita-se que sua morte foi um suicídio.
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.Apesar de não ter sequelas, ele foi forçado a deixar a competição.
"Ugly"(Zor) olarak adlandırılan seviyede ise oyuncu, bir ya da iki kurşun yarası aldığında ölür.No nível mais difícil, "Ugly", a resistência do jogador é reduzida para um ou dois tiros.
Ekvator Frengisi hastalığı taşıyan kişinin yarasından sızan sıvıya doğrudan temas yoluyla yayılır.A bouba é transmitida pelo contato direto com o fluido de uma lesão de uma pessoa infectada.
Yarası ölümcül değildi.Deze wond was niet dodelijk geweest.
Maalesef yarası onu yarışı bırakmaya zorluyordu.Hierdoor was ze genoodzaakt om de competitie te staken.
Gerçekte ise El Cid savaş sırasında aldığı ok yarasından dolayı Valencia’da yatağında ölmüştür.Vermoedelijk stierf El Cid in zijn bed een natuurlijke dood.
Çoğu küçük ısırıkta tedavi ısırık yarasında yapılır.De meeste heupfracturen ontstaan door een gering trauma op door botontkalking verzwakt bot.
Ant etkenmen milletimniñ yarasını sarmağa Nasıl olsun eki qardaş birbirini körmesin?Zal het Will lukken om aan hen te ontsnappen, zonder er het leven bij in te schieten?
Tom'un cesedini gömdüler ve ona yaraşır bir cenaze merasimi düzenlediler.Ze hebben Toms lichaam opgegraven en gaven hem een waardige begrafenis.