yarım ile cümle

yarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yarım saat erken vardılar.They arrived half an hour early.
O bana yarım düzine keten mendil verdi.He gave me a half dozen linen handkerchiefs.
Bu iş yarım.This work is half-done.
Yarım tavuk ister misin?Would you like half a chicken?
Yarım kalmış işleri sevmiyorum.I don't like loose ends.
Yarım saat önce odamı temizlemeyi bitirdim.I finished cleaning my room a half hour ago.
Kahvaltı için yarım greyfurt yedim.I had half a grapefruit for breakfast.
Yarım saattir bekliyorum.I've been waiting half an hour.
Yarım saatim var.I've got half an hour.
Seni beklerken, yarım şişe şarapla sarhoş oldum bile.I've already drunk half a bottle of wine while I was waiting for you.
Yarım saat geçti.Half an hour passed.
Ben yarım saat geç kalacağım.I'll be a half hour late.
O sadece yarım hikaye.It's only half the story.
Tom yarım saat içinde burada olacak.Tom will be here in half an hour.
Sen onu yarım saat önce söyledin.You said that half an hour ago.
Ben son yarım saattir bekliyorum.I've been waiting the last half hour.
Araplar, İslam'ın doğumdan önce Arap yarımadasının genelinde yaşadılar.The Arabs lived across the Arabian Peninsula before the birth of Islam.
Yarım günlük bir işim var.I have a part-time job.
Tom çöp tenekesine yarım yenmiş sandviçi attı.Tom threw his half-eaten sandwich into the trash can.
Sigara için her yarım saatte bir büroyu terk etmeyiz.We don't leave the office every half an hour for a cigarette.
Yarım saat içinde seni toplantı odasında göreceğim.I'll see you at the meeting room in half an hour.
Bunlardan yarım kilo ve onlardan yarım kilo istiyorum.I'd like a half a kilogram of these and a half a kilogram of those.
Ben, benim yarımı Tom'a verdim.I gave my half to Tom.
Öğle yemeğine yarım saat var.It's a half hour till lunch.
Yarım saat geç geldi.He came half an hour late.
Onlar bir yarım daire içine oturdular.They sat in a semi-circle.
Yarım sandviç ister misiniz?Would you like half a sandwich?
Yarım saat içinde burada olabilir misin?Can you be here in half an hour?
İlgilenmem gereken yarım kalmış işler var.I have some loose ends to tie up.
Tom'dan yarım inç daha uzunum.I'm half an inch taller than Tom.
Tom yarım yamalak iş yapar.Tom does sloppy work.
Mary yaklaşık yarım saat önce Tom'la birlikte ayrıldı.Mary left about an hour ago with Tom.
Tom bir şeyi yarım kalmış bırakmayı sevmiyor.Tom doesn't like to leave anything unfinished.
Buzdolabında yarım şişe şarap var.There is a half empty bottle of wine in the fridge.
Yarım saatten daha fazla bir süredir onları görmedik.We haven't seen them for more than half an hour.
Tom, koşu bandındaki yarım saatten sonra çok terliyordu.Tom was sweating profusely after a half an hour on the treadmill.
Biraz sonra gidiyorum çünkü otobüsüm yarım saat içinde hareket ediyor.I'm leaving soon because my bus goes in half an hour.
O yarım doluydu.It was half full.
Tom bazı yarım kalmış işleri bağlayacak.Tom is going to want to tie up some loose ends.
Plan yarım milyon dolar değerinde hisseler satın almak.The plan is to buy half a million dollars worth of shares.
Tom on üç dolara kanından yarım litre sattı.Tom sold a pint of his blood for thirteen dollars.
Onlar birbirleriyle yarım yamalak buluşurlar.They met each other halfway.
Tom yarım saat bekledi.Tom waited for half an hour.
Tom yarım saat uyudu.Tom was asleep half the time.
Ona yarım etmek için orada olmalıyız.We should be there helping her.
Gerçekten onlara yarım etmek istiyor muyuz?Do we really want to help them?
Dan yarım milyon dolar içeren bir çanta taşıyordu.Dan was carrying a bag containing half a million dollars.
Mars güney yarım kürede oluşan yaylalar içeriyor.Mars contains highlands which occur in the southern hemisphere.
Mevsimler Güney yarım kürede tersine çevrilir.Seasons are reversed in the southern hemisphere.
Hâlâ kalan yarım şişe şarabımız var.We still have half a bottle of wine left.
Bu yarım yamalak bir iş.That's a sloppy job.
Tom yarım saattir bekliyor.Tom has been waiting for half an hour.
Yarım saat içinde geri geleceğim.I'll come back in half an hour.
İş zaten yarım.The job is already half done.
Tom'un tekniği yarım yamalaktı.Tom's technique was sloppy.
Tom yarım meşgul olmayacak mı?Won't Tom be busy tomorrow?
Hiçbir işi yarım yamalak yapma.Never do things by halves.
Mars'ta Manyetik alanlar, onun güney yarımküresinde mantar gibi türemiştir.Magnetic fields on Mars sprout like mushrooms in its southern hemisphere.
Penguenler neredeyse sadece Güney Yarımküre'de yaşarlar.Penguins live almost exclusively in the Southern Hemisphere.
Bu sadece yarım doğrudur.This is only half correct.
İlgili Sayfalar