yarım ile cümle
yarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar yarım saat içinde oraya yürüyecek.They'll walk there in half an hour.
Postane yarım mil uzaklıkta.The post office is half a mile away.
Kliniğimizde yapılan ameliyat yarım saat içinde bitti.The surgery, performed at our clinic, is over in half an hour.
Konuşma yarım saat sürdü.The speech lasted thirty minutes.
O beni yarım saat bekletti.She kept me waiting for half an hour.
O, beni yarım saat bekletti.She made me wait for half an hour.
Yarım saat sonra gidersek Mary onu yapabilir.Mary might be able to make it if we go half an hour later.
Yarım kilo tavuk ayağı alabilir miyim, lütfen?Can I get half a kilo of chicken legs, please?
Yarım kilo elma alabilir miyim?Can I have half a kilo apples?
Yarım kilosu ne kadar?How much for half a kilo?
Lütfen yarım saat bekle.Please wait for thirty minutes.
Lütfen bana yarım şişe şarap getirin.Please bring me a half-bottle of wine.
Endonezya çok fazla adadan ve iki yarımadadan oluşur.Indonesia consists of many islands and two peninsulas.
Yarım saatten daha fazla bir süredir onları gözden kaybettik.We lost sight of them over half an hour ago.
İş yarım saatten az bir sürede tamamlandı.The work was completed in under half an hour.
Yarının toplam güneş tutulması, güney yarımküreden görünür olacaktır.Tomorrow's total eclipse of the sun will be visible from the southern hemisphere.
Sanırım bir yarım saat daha beklememiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should wait another half an hour.
Yarım kek almak istiyorum.I'd like to buy half a cake.
Yarım depo benzinle Miami'ye gidebilir miyiz?Can we drive to Miami on half a tank of gas?
Yarım kalmış işten nefret ederim.I hate unfinished business.
İtalya bir yarımada.Italy is a peninsula.
Eğer insanlar yarım yüzyıl önce aya indiyse neden bunu tekrar yapmadılar?If people really landed on the moon half a century ago, why haven't they done it again?
Yarım yıl önce sigarayı bıraktım.I quit smoking half a year ago.
Çocuğunuzun doğumundan sonra işinizi yarım gün yapmalısınız.After the birth of your child, you should make your work part-time.
Sözlük yaklaşık yarım milyon kelime toplar.The dictionary gathers nearly half a million words.
Tom istasyona zamanında varabilmek için işini yarım bıraktı.Tom left his work half done so he could get to the station in time.
Tom yarım şeftali yedi ve artanını bana uzattı.Tom ate half the peach and handed me the rest.
Tom yarım paket patates kızartması yedi.Tom ate half a bag of potato chips.
Tom en az yarım yıldır Mary ile gidiyor.Tom has been going with Mary for at least half a year.
Yarım-doktor seni ve yarım-din alimi inancını öldürür.A half-doctor kills you and a half-religious scholar kills your belief.
İslam yedinci asırda Arap Yarımadasında doğdu.Islam emerged in the Arabian Peninsula in the seventh century.
Tom konser salonundan yarım blok öteye parkedebildi.Tom was able to park a half a block away from the concert hall.
Tom'un eve gitmeden önce yapacağı yarım saatlik daha işi var.Tom has another half an hour of work to do before he can go home.
Tom yarım saat erken vardı.Tom arrived half an hour early.
Bana yarım kilo et ver.Give me a half-kilo of meat.
Yarım düzine yumurtamız var.We have a half-dozen eggs.
Tom yarım yamalak işi yapmakla suçlandı.Tom was accused of doing sloppy work.
Aktör yarım saatten az süre içinde beş tane karakter oynayacak.The actor will play five characters in less than half an hour.
İşleri yarım bırakma.Don't leave things half finished.
Geçen yaz bir çiftlikte yarım zamanlı olarak çalıştım.Last summer, I worked part time on a farm.
Bütün alıştırmaları yarım saatten kısa bir sürede çözdüm.I solved every exercise in less than half an hour.
Bu bankanın ATM'sinden yarım milyon real çalındı.Half a million reals were stolen from this bank's ATM.
Bana yarım kilo domates ver.Give me half a kilo of tomatoes.
Hiçbir şeyi yarım yamalak yapma.Don't do anything halfway.
Tom, Mary'ye yarım milyon dolarlık bir çek uzattı.Tom handed Mary a check for half a million dollars.
Süt yaklaşık yarım litrelik ölçüyle satılır.Milk is sold by the pint.
Basra Körfezi, İran ve Arap Yarımadası arasında yer alır.The Persian Gulf is located between Iran (Persia) and the Arabian Peninsula.
Yarım saat içinde başlıyoruz.We start in half an hour!
En geç yarım saate siparişiniz hazır.Your order will be ready within half an hour.
Bana yarım kilo elma verin.Give me half a kilo of apples.
Üçte bir yarımdan daha azdır.A third is less than a half.
Suudi Arabistan, Arap Yarımadası'ndaki en büyük ülkedir.Saudi Arabia is the largest country in the Arabian Peninsula.
Tom yarım yenmiş böreği Mary'den kaptı ve onu yemeye başladı.Tom grabbed the half-eaten burrito from Mary and started eating it.
Yarım saat içinde seni ofisinde görmek istiyorum.I want to see you in your office in half an hour.
Lütfen yaklaşık yarım saat içinde hazır ol, tamam mı?Please be ready in about half an hour, okay?
Mary bir hemşire olarak yarım gün çalışır.Mary works part-time as a nurse.
Tom'un hamburger lokantasında yarım zamanlı bir işi var.Tom has a part-time job at a burger joint.
Buradan istasyona yürüyerek yarım saat.It's half an hour by foot from here to the station.
O bir yarım yamalak öpücü.He's a sloppy kisser.
Ben işi yarım yapılmış bırakmayı sevmiyorum.I don't like leaving the job half done.
İlgili Sayfalar