yarım ile cümle

yarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Güney Yarım Küre’de ise tam tersi olur .Op het zuidelijk halfrond is dat juist andersom.
Bunlar Permiyen dönemi Güney Yarımkürede ortaya çıkmıştır (298 milyon yıl önce).Dit geslacht leefde tijdens het Laat-Trias (circa 220 miljoen jaar geleden).
9 Nisan - Batan Yarımadası’ndaki Amerikan birlikleri teslim oldu.9 april Capitulatie Amerikaanse troepen op Bataan.
Şehir görünüm olarak yarım ay biçimindedir.Het leger stond opgesteld in een soort halve maan.
Yarım sezon takımda kaldıktan sonra eski ekibine geri dönmüştür.Halverwege het laatste seizoen keert ze weer terug in het team.
Niagara Şelalesi'nden yarım dakikada 168.000 m³ su akar.Hij won in 2006 de marathon van Nairobi op 1600 meter hoogte.
Tarihte, gözlenen süpernova patlaması ile birlikte, sadece yarım düzine süpernova kalıntısı eşleştirilmiştir.In een nabije groeve uit de oudere Suiningformatie werd nog eens een half dozijn skeletten gevonden.
Tahmini nüfusu yarım milyondur.Het huidige inwoneraantal is ca. een half miljoen.
İstriya yarımadasında, özellikle Pula'da bulunan Venedik kamu mallarına da el konulmuştu.Van hem zijn vooral Venetiaanse stadsgezichten bewaard gebleven.
Yemek yarım saat sonra hazır.Het eten is over een half uur klaar.
Hastalığa yakalananlar yarım saat içinde ölmektedir.Choroba zabija ludzi w przeciągu pół godziny.
Yarımada 19. yüzyılın başlarında, kaçak köleler için bir sığınaktı.W XIX wieku półwysep był schronieniem dla zbiegłych niewolników.
15 yaşından küçük çocuklara, gebe ve emziren annelere parasız olarak günde yarım litre süt dağıttı.Dzieci, matki karmiące i chorzy otrzymywali ponadto pół litra mleka dziennie.
Kilisenin apsisi yarım kubbelidir.Wnętrze cerkwi jest halowe.
Kimi araştırmacılara göre Poe işten kovulmuştu ve bu yüzden romanı da yarım bırakmıştı.Niektórzy badacze sugerują, że Poe został zwolniony, co skłoniło go do przerwania prac nad powieścią.
Beyaz top masanın üzerinde yarım daire şeklindeki bölgenin içinde herhangi bir yerdedir.Biała bila jest umieszczona w dowolnym miejscu pola bazy po przeciwnej stronie stołu.
Tüfekli adamlar ve okçular yarım saat kadar savaştılar, ancak bir işe yaramadı.Muszkieterzy i kusznicy przez pół godziny strzelali do nich na dystans, ale bezskutecznie...
Kara sınırları, Antarktika Yarımadası ile Kraliçe Maud Toprakları arasındadır.Jest ono ograniczone przez Półwysep Antarktyczny i Ziemię Królowej Maud.
Derin, yarım daire şeklindeki bir körfezde bulunur.Usytuowane jest w półkolistej, głębokiej zatoce.
Pogson ise buna karşılık inatçı davranış ve güney yarımkürede yapılması istenen bir gözleme katkı vermemiştir.Buchanan nie podjął aktywnych działań w tej kwestii, będąc gotowym na dalsze ustępstwa wobec Południa.
1940-1942 yılları arasında Kozielsk ve Kola Yarımadası'ndaki Sovyet Gulag kamplarının tutsağıydı.W okresie od 1940 do 1942 był więźniem sowieckich obozów w Kozielsku i na Półwyspie Kolskim.
Dergi, 22. sayıda kapanınca roman yarım kaldı.Co najmniej od numeru 22. do 32. czasopismo miało 52 strony.
Kuzey yarım küreden tüm yıl boyunca görülebilir.Ich wędrówki na półkuli północnej są obserwowane przez cały rok.
Verilen yarım çekirdek erkek, kalan ise dişi birey rolündedir.Poszkodowanego podtrzymuje mężczyzna, tak iż znajduje się on w postawie półsiedzącej.
“Bir vakit, vakitler ve yarım vakit.Jahrhundert", <Krzyż i półksiężyc.
İç ve dış yüzler arasında olup yarım ay şeklindedir.Na karku i kuprze widoczne są czarne oznaczenia w kształcie półksiężyca.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Ci odpowiedzieli w pół minuty później.
Bu konserde izleyici sayısı 300.000 ile yarım milyon arasında idi ve konser televizyondan canlı yayınlandı.300 000 widzów obejrzało koncert na żywo, a miliony dalszych w telewizji.
Half Dome (Yarım Kubbe) Kaliforniya Yosemite Ulusal Parkı'nda bulunan bir granit zirvedir.Half Dome – granitowa formacja skalna w Parku Narodowym Yosemite w stanie Kalifornia w USA.
Çevresi 6 yarım kubbeden oluşmuştur.Zbudowany jest z sześciu czterowersowych strof.
Tahmini nüfusu yarım milyondur.Liczbę wiernych szacuje się na pół miliona.
Bu dönemde eyalet nüfusu yarım milyona yaklaşıyordu.W tym okresie miała ona około pół miliona mieszkańców.
Çift taraflı olarak yarım yuvarlak kuleler ile korunan bu kapı bir sivri tuğla kemerin içinde açılmıştır.Na tle murów miasta przy bramie, siedzi postać spowita w płaszcz, do której zbliżają się dwie inne.
Çok iyi yüzücülerdir ve yarım kilometreden daha fazla yüzebildikleri kayıtlara geçmiştir.Małpy te są doskonałymi pływakami – zaobserwowano, że są w stanie przepłynąć ponad pół kilometra.
Reşadiye Yarımadası - Datça Yarımadası'nın eski adı.Dawna nazwa Grzebułka, stanowiłu część dóbr Strzyżewice.
Japonya’da üsleri olan Japon korsanlar Kore Yarımadasına ve Çin kıyılarına saldırıyorlardı.Japońscy piraci napadają miasta na wybrzeżu chińskim.
Kulakçıklar yarım daire şeklinde ucu sivridir.Górna warga wykazuje kształt półkolisty.
Bir kahvaltılık gevreğin üretimi için yarım galon (1.8 litre) petrol harcanmaktadır.Dla wytworzenia 1 litra oleju zużywane jest ok.
Güney yarım kürenin sıcak bölgelerinde yayılmışlardır.Zimne wody półkuli południowej.
Mora yarımadasından güney İtalya'ya kadar seyahat etmiştir.Przed wszczęciem procesu drogą morską wyemigrował do Włoch.
Yaklaşık yarım asır sonra meydana gelen bir yangından sonra kilisenin çatısı tekrar yapıldı.Niecałe sto lat później nastąpiło ponowne zniszczenie kościoła na skutek pożaru.
El Niño ve La Niña'nın güney yarımküredeki etkileri çok büyüktür.Anomalie El Niño i La Niña wpływają na intensywność występowania huraganów.
Achaea Prensliği (1205–1432), Mora ya da Peloponnese yarımadasını kapsayan devlettir.Księstwo Achai (1205-1432) obejmowało Moreę tj. Peloponez).
İber Yarımadasında üreyemezler.Nie dorastałam w społeczności kubańskiej.
Bazı savunucuları Kola Yarımadası, Finnmark, Torne Vadisi, İngriya ve Estonya'yı da dahil etmekteydi.Niektóre propozycje włączały w jej skład także Ingrię, Estonię, północny Finnmark i dolinę Torne.
Gözler yarım daire şeklinde sıralanmıştır.Oczy zakrywa półprzezroczysta powieka.
Altı adet göz yarım daire şeklini andırır.Jego ściany zewnętrzne przypominają kształt sześciokąta.
Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı şehitlikleri ve eserleri ^ "57. Alay Şehitliği".Wokół orła żółtą nicią haftowane napisy: "HONOR I OJCZYZNA", "5-ta BRYGADA ARTYLERII CIĘŻKIEJ".
Aradaki 12 yüzyıl boyunca İtalya yarımadasında çok sayıda devletçik kurulmuştur.Pod koniec wieków średnich Włochy nadal były podzielone politycznie.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.Świadkowie donieśli, iż atak trwał 30 minut.
Metin burada yarım kalır.Pokrój Jest półkrzewem.
Sovyetler Birliği döneminde yarımadaya 250 nükleer başlık yerleştirmiştir.W chwili powstania sojuszu posiadały one 235 bomb jądrowych.
Efelek sarması, ocakta yarım saat kadar pişer.Zapiekankę wstawić do piekarnika i piec pół godziny pod przykryciem.
Yarım küre şeklinde, daha sonra tümsek, nihayet yayvandır.U młodych okazów półkulisty, potem rozpostarty, na koniec wklęsły.
Bense yarım ağızla yanıt verdim.Rękopis urywa się w połowie zdania.
Şehir görünüm olarak yarım ay biçimindedir.W przekroju poprzecznym ma kształt półksiężyca.
Yarım milyon galonluk bir su tankı kullanıldı.Zużył też pół miliona litrów farby.
Yatırımcılar onun yarım milyar dolarlık şirketine sahip olmak istiyordu.Przewidywano, że lotnisko z infrastrukturą miało kosztować pół miliarda złotych.
Sıcaklık nedeniyle yürüyüş yarım saat ertelendi.Zdarzenie to spowodowało pół godzinne opóźnienie w natarciu.
Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî ParkıZdjęcia Parku Historycznego BLIZNA
İlgili Sayfalar