yarım ile cümle

yarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yarım milyon çocuk Nijer'de hâlâ yetersiz beslenme ile karşı karşıyadır.Half a million children still face malnutrition in Niger.
İşleri yarım bırakmamalısın.You shouldn't do things by halves.
Geçen yaz, ben bir çiftlikte yarım zamanlı çalıştım.Last summer, I worked part time on the farm.
Yarım saatte okula yürüyebilirim.I can walk to school in half an hour.
Okula yürüyerek gitmek yarım saatimizi alıyor.It takes us half an hour to walk to school.
Denize yarım milden daha fazla değil.It is no more than half a mile to the sea.
İngilizcede tahminen yarım milyonun üzerinde sözcük var.It is estimated that there are over half a million words in English.
Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık.The ferry started to move and we were across in half an hour.
Yarım somun ekmek hiç yoktan iyidir.Half a loaf is better than none.
Tom yarım saattir sessizce oturuyordu.Tom was sitting silent for half an hour.
Çadırı kurmak yarım saatimizi aldı.It took us half an hour to set up the tent.
O hayvanlar Kuzey yarımkürede görülebilir.Those animals can be seen in the Northern Hemisphere.
Paket yarım kilodan fazla geliyor.The parcel weighs more than one pound.
Sözlük, yaklaşık yarım milyon kelime içeriyor.The dictionary contains about half a million words.
Proje yarım bırakıldı.The project was aborted.
Okul evimden yarım millik yürüyüş mesafesinde.The school is a half-mile walk from my house.
Bu iş yarım saat içinde bitirilebilir.This work can be finished in half an hour.
Araba, yarım saatlik sürüşten sonra bozuldu.The car broke down after half an hour's driving.
Yarım saat daha erken ayrılmalıydın.You should have left half an hour earlier.
Yarım saat önce başlamalıydın.You ought to have started half an hour ago.
Lütfen yarım saat sonra geri gel.Please come back after half an hour.
Yarım saate gelirim.I'll be over in half an hour.
Yarım saat içinde geleceğim.I'll be over in half an hour.
Yaklaşık yarım saat bekletildim.I was kept waiting for nearly half an hour.
Yarım saat boyunca denedikten sonra kapıyı kırarak açmayı başardık.We succeeded in breaking the door open after trying for half an hour.
O yarım saat sürdü.It took half an hour.
Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Yarım kürededir.The United States is in the Northern Hemisphere.
İş yarım yapıldı.The job is half done.
İşini yarım bitmiş bırakma.Don't leave your work half finished.
Yarın yapmak istediğim ilk şey, iyi bir yarım zamanlı iş bulmaktır.The first thing I want to do tomorrow is to find a good part-time job.
Tekneye Yarım Ay ismini verdik.We named the boat the Half Moon.
Biz trafikte yarım saat kadar durdurulduk ve bu yüzden geç vardık.We were held up for half an hour in the traffic and so we arrived late.
Bu problemi çözmem yarım saatimi aldı.It took me half an hour to work out this problem.
Neredeyse yarım saattir bekliyorum.I have been waiting for almost half an hour.
New York'tan kimya ile ilgili yarım düzüne kitap sipariş ettim.I ordered half a dozen books on chemistry from New York.
Her gün yarım saat İngilizce çalışıyorum.I study English half an hour every day.
Her gün yarım saat İngilizce çalışırım.I study English half an hour every day.
Ben arkadaşımı yarım saat bekledim, ama o gelmedi.I waited half an hour for my friend, but he didn't turn up.
Yarım düzine yumurta aldım.I bought half a dozen eggs.
Ekvator dünyayı iki yarımküreye böler.The equator divides the globe into two hemispheres.
Kore yarım adasına hiç gittin mi?Have you ever been to the Korean Peninsula?
Yarım baş ağrım var.I have a splitting headache.
Yük treni yoğun sis nedeniyle yaklaşık yarım saat kadar gecikti.The freight train was held up about half an hour because of a dense fog.
O yarım saat içinde burada olacak.He will be here in half an hour.
Yarım günlük turlarınız var mı?Do you offer any half-day tours?
O, istasyona vardığında tren neredeyse yarım saat önce kalkmıştı.When he reached the station, the train had already left almost half an hour before.
Yarım saat koşmaya devam etti.He run on for half an hour.
Yarım saat geç geldi, bu yüzden herkes ona kızgındı.He arrived half an hour late, so everyone was angry with him.
Her zaman işlerini yarım bırakır.He always leaves his work half done.
İşten usandı ve onu yarım bıraktı.He got tired of the work, and left it half-done.
O, kendine yarım yamalak bir akşam yemeği pişirebildi.He was able to cook himself dinner, after a fashion.
O, yarım yıl boyunca bize eğitmenlik yaptı.He has coached us for half a year.
Beni yaklaşık yarım saat bekletti.He made me wait for about half an hour.
Yarım bardak bira içerek yemeğine başladı.He began his meal by drinking half a glass of ale.
Yarım saatte iki mil yürüdü.He walked two miles in half an hour.
O, bir ayda yarım milyon yen kazanmaktadır.He earns half a million yen a month.
Onlar yarım saattir sıkışık bir trafikte saplanıp kaldılar.They were hung up in a traffic jam for half an hour.
O kendine yarım yamalak akşam yemeği pişirebildi.She was able to cook herself dinner, after a fashion.
Onu yarım saat bekletti.She kept him waiting half an hour.
İşlerinizi yarım yapılmış bırakmayın.Don't leave things half done.
İlgili Sayfalar