yarım ile cümle
yarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Arap Yarımadası'na gerçekleşen ilk ciddi göç 2. yüzyılda gerçekleşti.Ernsthafte Einwanderung in die Arabische Halbinsel begann im 2. Jahrhundert AD.
Ölümüyle yarım kalan viyola koçertosu daha sonra öğrencisi Tibor Serly'ce tamamlanmıştır.Das Bratschenkonzert blieb unvollendet und wurde später von seinem Schüler Tibor Serly vervollständigt.
Yarım çizme; baldırın yarısını örten çizme.Zweyter Band, Zweyte Hälfte.
Karpaz YarımadasıGeschichte von Milý
08.11.1974 Türkiye'nin Sesi radyosunun İngilizce yayınlarının süresi günde yarım saatten üç saate çıkarıldı.Bereits am 15. November 1978 berichtete die Nachrichtenagentur täglich drei Stunden in arabischer Sprache.
Kalan yarım dakika 19 Ağustos günü oynandı.Die Uraufführung war am 19. August 1930.
Kilisenin apsisi yarım kubbelidir.Die einschiffige Kirche besitzt eine halbrunde Apsis.
Mig ucağının tüm geliştimeleri olursa 3 mig ile yarım ordu tank alabilirsiniz.Wenn alle Kletterstellen geklettert werden, kann man mit etwa 3½ bis 4½ Stunden rechnen.
Bense yarım ağızla yanıt verdim.Das Röhrchen wird zur Hälfte in den Mund genommen.
Yarımkanatlılar (Hemiptera), böcekler (Insecta) sınıfından böcek takımı.Sie bilden eine Ordnung innerhalb der Klasse der Insekten (Insecta).
Naloxane'nin etkileri yarım saatten bir saate kadar sürer.Die neuen Podcast-Episoden dauern jeweils rund eine Stunde.
Yaklaşık yarım düzine lehçesi vardır.Er umfasst nur etwa ein halbes Dutzend Gebäude.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.Der Absturz ereignete sich um 11.13 Uhr (Ortszeit).
Sıcaklık nedeniyle yürüyüş yarım saat ertelendi.Aufgrund von Regenschauern wurde der Start um rund eine halbe Stunde verschoben.
İlk basım yarım peni ve peni değerlerinde yapıldı.Geprägt wurden nur Pfennige und halbe Pfennige.
Kuzey yarımkürede ise tam tersidir.Im äußersten Nordwesten liegt der Ort Nalametan.
Yarım küre biçimindedirler.Etwa auf halber Höhe ist sie abgeknickt.
Genellikle yarım ve cinaslı kafiye kullanılmıştır.Sie wird oft für den Halb- oder Ganzfranzband verwendet.
Bu paralar tam, yarım ve çeyrek tipleri ile 3 farklı şekilde tedavül edilmişti.Mit ähnlichem Erfolg konnten sie ein Viertel und drei Viertel unterscheiden.
Burada yarım sezon boyunca sadece A2 takımı için görev aldı.Die nachfolgende Saison spielte er ausschließlich für die A2-Mannschaft.
Miura Yarımadası üzerinde Yokosuka, Miura, Hayama, Zushi ve Kamakura gibi şehir ve kasabalar vardır.Zu den Gemeinden und Städten auf der Halbinsel gehören Yokosuka, Miura, Hayama, Zushi und Kamakura.
Güney Yarım Küre’de ise tam tersi olur .Auf der Südhalbkugel ist es genau umgekehrt.
1808-1814: Yarımada Savaşı.1808 bis 1814/15. Militärischer Verlauf.
Ayak parmakları arasındaki yüzme zarları yarım haldedir.Die Hüften der mittleren Beine liegen schräg.
Çanakkale Şehitleri Anıtı Çanakkale Yarımadası, bkn.Vom Kunstunwert zum unbequemen Denkmal.
Kurt adam aşağıya kadının kıyafetlerini yarım yamalak giymiş bir şekilde çıkar.Da ist der alte Mann, der unter seiner Kleidung Frauenunterwäsche trägt.
İsrail'de Necef Çölü'nün yerlilerinden olup Sina Yarımadası'ndaki bedevilerle güçlü bağları vardır.Beduinen Im Süden Israels lebt eine große Zahl von Beduinen.
Yarımadayı böylece Atina göçmenleri için yerleşime açtı.Im Mittelalter war die Halbinsel Athia wieder besiedelt.
Mihrab tarafında yarım kubbesi daha vardır.Auf der Dachseite ist eine Halbrundgaube.
Şehir, San Francisco Yarımadası'nın kuzeyine kurulmuştur.In jüngerer Zeit wird es nördlich von San Francisco verortet.
Köstence'ye yarım saat uzaklıktadır.Von Absteinach ist es ½ Stunde entfernt.
Milli Park'ın büyük bir kısmı Taitao Yarımadası'nın üstündedir.Ein Großteil des Nationalparks liegt auf der Halbinsel Taitao.
Vikan ibadetleri genellikle dolunay ya da yarım ay sırasında gerçekleşir.Pessach wird stets bei Vollmond oder in dessen zeitlicher Nähe gefeiert.
Dalıcımartılar bugün, daha önce de olduğu gibi Kuzey Yarımküre'nin serin denizlerinde yaşarlar.Heute wie früher leben die Alkenvögel in den kühleren Meeren der Nordhalbkugel.
Bu iki deniz Jutland yarımadası (Danimarka) ile ayrılır.Sie landeten mit ihren beiden Schiffen in Emden (Ostfriesland).
Aynı zamanda insanlara göre o bir yarım-elftir.Für den Menschen ist sie semi-essentiell.
Su altında yarım saate kadar boğulmadan yaşayabildikleri görülmüştür.Sie kann über eine halbe Stunde unter Wasser verweilen.
Yarımağan, Ünal.Halb Mähr, halb mehr!
Yarımada tamamiyle sit bölgesi kapsamındadır.Sie sind höchstens halbstängelumfassend sitzend.
Seward Yarımadasının kuzeyinde doğudan Baldwin Yarımadası ile sınırlanır.Der Sund liegt nördlich der Seward-Halbinsel und wird östlich durch die Baldwin-Halbinsel begrenzt.
Haber | Komple haber her yarım saatte bir, günde 24 bir günün saatleri.Tag und Nacht: Eine Geschichte in vierundzwanzig Stunden.
Yapımı bitmemiş, yarım kalmıştır.Also blieb das Bauwerk halb fertig.
Yarımada, Finlandiya'nın en güneydeki noktasıdır.Es ist der südlichste Punkt Finnlands.
Güney yarımkürede çoğunlukla Avustralya ve Güney Amerika ülkelerinde görülür.Die Pflanzen im Garten stammen zum großen Teil aus Australien und Südamerika.
Sonuncusu yarım olmak üzere toplam 43 fıkra içermektedir.Sie umfasst drei Staffeln mit insgesamt 43 Folgen.
Yarımadanın kuzey batısında yer alır.Angenommen er ist in der West-Hälfte.
Buna ek olarak, Hanko Yarımadası 30 yıl Sovyet kontrolü altına alınacaktır.Hanko in Südwestfinnland wird für dreißig Jahre an die Sowjetunion als Flottenstützpunkt verpachtet.
Bir kahvaltılık gevreğin üretimi için yarım galon (1.8 litre) petrol harcanmaktadır.Pro Befeuerung wurden 1600 Liter Benzol verbraucht.
Yarımadaya adını Alman Braunschweig şehri verir.Natur erleben, Stadt Braunschweig.
"Yarım asırlık 'Kasırga' görücüye çıkıyor".Fazit: Ein Gefühlssturm kurz vor der Schmerzgrenze“.
Ortaokulu yarım bıraktı.Wir nahmen die halbe Klasse.
Yarım pansiyonlarda sadece sabah kahvaltısı ve akşam yemeği ücrete dahildir.Halbpension bietet neben dem Frühstück nur eine weitere Mahlzeit.
O, istasyona vardığında tren neredeyse yarım saat önce kalkmıştı.Quand il atteignit la gare, le train était déjà parti depuis presque une demi-heure.
Yarım düzine yumurta aldım.J'ai acheté une demi-douzaine d’œufs.
İtalya bir yarımadadır.L'Italie est une péninsule.
Ekvator dünyayı iki yarım küreye ayırır.L'équateur divise la Terre en deux hémisphères.
Bir işi yarım bırakmak yapılabilecek en kötü iştir.Laisser quelque chose d'inachevé est la pire chose que vous puissiez faire.
Biz işleri yarım bırakmayız.Nous ne faisons pas les choses à moitié.
İşleri yarım yamalak yapma.Ne fais pas les choses à moitié.
Basınç farkından dolayı, odanın kapısını açabilmesi yarım saat sürdü.En raison de la différence de pression, il fallut une demi-heure pour ouvrir la porte de la chambre.
İlgili Sayfalar