Her durumda, yarın seni arayacağım.In any case, I'll call you tomorrow.
Her halukarda, bu işi yarına kadar bitirmek zorundayım.In any case, I must finish this work by tomorrow.
O kadar sıcak bir geceydi ki gece yarısına dek uyuyamadım.It was such a hot night that I could not sleep till midnight.
Korkarım ki yarın yağmur yağacak.I'm afraid it will rain tomorrow.
Anlaşılan, yarın yağmur yağacak.Evidently, it's going to rain tomorrow.
Açıkçası, yarın yağmur yağacak.Evidently, it's going to rain tomorrow.
Lütfen yarın sabah beni yedide uyandırmayı unutma lütfen.Please remember to wake me up at seven tomorrow morning.
Almanya'nın nüfusu Amerika'nın nüfusunun yarısından daha azdır.The population of Germany is less than half that of the United States.
Almanya'nın nüfusu Amerika'nınkinin yarısından daha azdır.The population of Germany is less than half that of the United States.
Çadırı kurmak yarım saatimizi aldı.It took us half an hour to set up the tent.
TV'ye göre, yarın yağmur yağacak.According to the TV, it will rain tomorrow.
Öyleyse onun hakkında ona yarın soracağım.I will ask him about it tomorrow, then.
Yarın tekrar görüşürüz.See you again tomorrow.
Mümkünse yarına kadar bu işi yap.Do this work by tomorrow if possible.
Yarın muhtemelen yağmur yağacak.It is likely to rain tomorrow.
Belki yarın kar yağacak.Perhaps it will snow tomorrow.
Yarın yağmur yağsa bile gideceğim.I will go even if it rains tomorrow.
Yağmur yağsa bile, yarın başlayacağım.Even if it should rain, I will start tomorrow.
Yağmur yağsa bile, yarın sabah erkenden başlıyorum.Even if it rains, I will start early tomorrow morning.
Yağmur yağsa bile, yarın yüzmeye gideceğim.Even if it rains, I'll go swimming tomorrow.
Fakat yarın müvekkilim ile bir randevum var.But I have an appointment with my client tomorrow.
Lütfen yarın onu geri getir.Please bring it back tomorrow.
Onu yarına bırakmalısın.You should leave it for tomorrow.
Daha yarısını dinlemedin.You haven't heard the half of it yet.
Mesele yarına kadar bekleyebilir mi?Can the matter wait till tomorrow?
Sorunu yarına kadar bırakalım.Let's leave the problem until tomorrow.
Tom yarın çiti boyayacak.Tom will paint the fence tomorrow.
Çit yarın Tom tarafından boyanacak.The fence will be painted by Tom tomorrow.
Oda yarın boyanacak.The room will be painted tomorrow.
Uçağın yarın sabah Honolulu'ya varması planlanıyor.The airplane is scheduled to arrive at Honolulu tomorrow morning.
O hayvanlar Kuzey yarımkürede görülebilir.Those animals can be seen in the Northern Hemisphere.
Mağaza yarın iş için açılıyor.The store opens for business tomorrow.
Kuş, kartalın yarısı kadardı.The bird was half as large as an eagle.
Kuş bir şahinin yarı büyüklüğündeydi.The bird was half the size of a hawk.
Gemi yarın 15:00'te Hong Kong'a yelken açacak.The ship will set sail for Hong Kong tomorrow at 3 p.m.
Gemi yarın Honolulu'ya denize açılacak.The ship sails for Honolulu tomorrow.
Paket yarım kilodan fazla geliyor.The parcel weighs more than one pound.
Mektup yarın postalanacak.The letter will be mailed tomorrow.
Dramanın ikinci yarısı biraz sıkıcıydı.The latter half of the drama was a little dull.
Sözlük, yaklaşık yarım milyon kelime içeriyor.The dictionary contains about half a million words.
Olay gece yarısı gerçekleşti.The incident took place at midnight.
Oyun yarın öğleden sonra iki'de başlıyor.The game starts at two tomorrow afternoon.
Oyunun ikinci yarısı çok heyecan vericiydi.The latter half of the game was very exciting.
Testi kaçıranlar onu yarın almalıdır.Those who missed the test must take it tomorrow.
Yarına kadar işi erteleme.Don't put off the work till tomorrow.
İş yarına kadar bitirilecek mi?Will the work be finished by tomorrow?
Kapı yarın boyanacak.The door will be painted tomorrow.
Proje yarım bırakıldı.The project was aborted.
Ben projeye olan ilgimin yarısını kaybettim.I lost half my interest in the project.
Parayı arkadaşımla yarı yarıya paylaştım.I halved the money with my pal.
Yarışmada birinci geldiğin için tebrikler.Congratulations on coming first in the competition.
O, yarışmada hangi yeteneğe sahip olduğunu gösterdi.In the contest he fully displayed what ability he had.
Düğün yarın olacak.The ceremony will take place tomorrow.
Okul evimden yarım millik yürüyüş mesafesinde.The school is a half-mile walk from my house.
Toplantı yarın burada düzenlenecek.The meeting is to be held here tomorrow.
Toplantı yarın olacak.The meeting will take place tomorrow.
Atletizm yarışması yıllık bir etkinliktir.The athletic meet is an annual event.
Raporu yarına kadar bitirmek neredeyse imkansız.Finishing the report by tomorrow is next to impossible.
Bir yarışmada güreşçinin sağ bacağı kırıldı.The wrestler had his right leg broken in a bout.
Yarışı kim kazanırsa ödülü alacak.Whoever wins the race will receive the prize.