Ana içeriğe geç
Sözlük

yarı ile cümle

yarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben çoğunlukla yarı uykudayım.I'm often half-asleep.
Yavaş ve istikrarlı yarışı kazanır.Slow and steady wins the race.
Yarın hava güzel olursa dışarı çıkacağım.I will go out if it is fine tomorrow.
Yarın hava güneşli olursa, pikniğe gideriz.If it is sunny tomorrow, we will go on a picnic.
Eğer yarın çok kar yağarsa, bir kardan adam yapalım.If it snows much tomorrow, let's make a snowman.
Yarın hava güzel olursa,basketbol oynayacağızIf it is fine tomorrow, we will play baseball.
Yarın hava güzel olursa beyzbol oynayacağız.If it is fine tomorrow, we will play baseball.
Eğer yarın güzel bir gün olursa pikniğe gideriz.If it's a nice day tomorrow, we'll go on a picnic.
Yarın yağmur yağarsa evde kalacağım.If it rains tomorrow, I'll stay at home.
Eğer yarın yağmur yağarsa oyun iptal edilecek.The game will be called off if it rains tomorrow.
Eğer yarın yağmur yağarsa toplantıya gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I'm not going to the meeting.
Yarın yağmur yağarsa beyzbol maçı ertelenir.If it rains tomorrow, the baseball game will be put off.
Yarın yağışlı olursa maç ertelenir.If it is rainy tomorrow, the game will be put off.
Yarın yağmur yağarsa,pikniğe gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go on a picnic.
Yarın yağmur yağarsa, otobüsle gideriz.If it should rain tomorrow, we would go by bus.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalır mısın?If it rains tomorrow, will you stay at home?
Yarın yağmur yağarsa, oraya araba ile gideriz.If it rains tomorrow, we will go there by car.
Yarın yağmur yağarsa evde kalalım.If it rains tomorrow, let's stay home.
Yarın yağmur yağarsa gezi iptal edilecek.If it should rain tomorrow, the excursion will be canceled.
Gerekirse, yarın dokuzda gelirim.If necessary, I'll come at nine tomorrow.
O yarın gelse konuşmak için daha fazla zamanım olur.If he came tomorrow, I would have more time to talk.
Eğer hava iyi olursa yarın gitmeye niyetliyim.I mean to go tomorrow if the weather is fine.
Bu işi istiyorsan buna yarına kadar başvurmalısın.If you want this job, you must apply for it by tomorrow.
Yarın yağmur yağabilir.It might rain tomorrow.
O, yarın gelebilir.He might come tomorrow.
Yarın balık tutmaya gidersen, ben de giderim.If you go fishing tomorrow, I will, too.
Yağmur yarın da durmazsa bir hafta boyunca yağmış olacak.It will have been raining for a week if it does not stop tomorrow.
Zaten gece yarısı.It's midnight already.
Kavunun yarısı yendi.Half of the melon was eaten.
Meksika Japonya'nın yarısı kadar çok insana sahiptir.Mexico has half as many people as Japan.
Bay Mailer yarına kadar burada kalacak.Mr Mailer is to stay here till tomorrow.
Mary yarın bize yardımcı olacak.Mary is going to help us tomorrow.
Yakında bir müzik yarışmamız olacak.We will have a music contest soon.
Dağ bisikleti yarışları son birkaç yıldır genç Japonlarla tutuldu.Mountain bike racing has caught on with young Japanese in the past few years.
Otel hizmetçisi olarak yarı zamanlı bir işim vardı, ama onu pek sevmiyordum.I had a part-time job as a hotel maid, but I didn't like it very much.
Yarın benim izin günüm.Tomorrow is my day off.
Yarın bir yürüyüşe gideceğiz.We are to go on a hike tomorrow.
Paula, yarın arabayı yıkayacak.Paula is going to wash the car tomorrow.
Tekne yarışına katılmak için yeni bir ekip kuruldu.A new team was formed in order to take part in the boat race.
Ben Carl ile bir 100 metre yarışında koştu.Ben ran a 100-meter race with Carl.
Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık.The ferry started to move and we were across in half an hour.
Belki yarın yağmur yağacak.Perhaps it will rain tomorrow.
Peter yarın ayrılmaya karar verdi.Peter has decided to leave tomorrow.
Yarım somun ekmek hiç yoktan iyidir.Half a loaf is better than none.
Otobüs durağına kadar seninle yarışacağım.I'll race you to the bus stop.
O ilk başta konuşma yarışmasını kazandığını fark etmedi.At first he did not realize that he had won the speech contest.
Evet, yarın izne çıkacağım.Yeah, I'm going to take tomorrow off.
İlk yarıda skor neydi?What was the score at halftime?
Ne küçük bir televizyon seti! Gerçekten işe yarıyor mu?What a small television set! Does it really work?
Nancy Bob'un yarışmada birincilik ödülünü kazanmasına şaşırdı.Nancy was surprised that Bob won the first prize in the contest.
Ne olursa olsun, yarın ameliyat olacak.For better or worse, she will have the operation tomorrow.
Yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın, yarın başlayacağız.However hard it may rain, we will start tomorrow.
Tom yarın bizim okula geliyor.Tom is coming to our school tomorrow.
Tom yarınki dersler için hazırlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to be preparing for tomorrow's lessons.
Tom yarın oraya gidecek.Tom will go there tomorrow.
Tom Kobe'den yarın sabah ayrılıyor.Tom is leaving Kobe tomorrow morning.
Tom yarışı kazanmış gibi görünüyor.It looks like Tom won the race.
Tom yarın erken kahvaltı yapacak.Tom will have breakfast early tomorrow.
Tom yarım saattir sessizce oturuyordu.Tom was sitting silent for half an hour.
Tom at yarışında asla yenilmemekle övünüyor.Tom boasts of never having been defeated in a horse race.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod