Ana içeriğe geç
Sözlük

yarı ile cümle

yarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Emekli olduktan sonra geliri yarı yarıya azaldı.His income was diminished by half after retirement.
O bir 100 metre yarışında birincilik ödülünü aldı.He got the first prize in a 100m race.
Yarım saat koşmaya devam etti.He run on for half an hour.
Yarım saat geç geldi, bu yüzden herkes ona kızgındı.He arrived half an hour late, so everyone was angry with him.
Yarın ağır siklet şampiyonu ile karşılaşacak.He will fight the heavyweight champion tomorrow.
O yarın Şikago'dan ayrılıyor.He is leaving Chicago tomorrow.
Yarın gelebilir.He may be able to come tomorrow.
Her zaman işlerini yarım bırakır.He always leaves his work half done.
Onun yarışmaya katılacağından eminim.I'm sure that he will take part in the contest.
O, kesinlikle yarın gelecek.He is sure to come tomorrow.
Yarış için bir atı eğitiyor.He is training a horse for a race.
O yazım yarışmasında birincilik ödülü kazandı.He won first prize at the spelling contest.
Yarışmada birincilik ödülü aldı.He got the first prize in the contest.
O, yarışı kolayca kazandı.He won the race easily.
O, yarışa katıldı.He took part in the race.
O, yarışmaya katılmak istiyor.He wants to participate in the contest.
O, yarışmaya katılmaktan diskalifiye edildi.He was disqualified from taking part in the contest.
İşten usandı ve onu yarım bıraktı.He got tired of the work, and left it half-done.
O, kendine yarım yamalak bir akşam yemeği pişirebildi.He was able to cook himself dinner, after a fashion.
Neredeyse gece yarısı eve geldi.He came home at almost midnight.
O, maraton yarışında onun süresini ölçtü.He timed her in the marathon race.
O kendini yarışa hazırladı.He psyched himself up for the race.
Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.He knows better than to spend all his money on horse racing.
Belediye başkanlığı için yarışan adaylardan biridir.He is one of the candidates running for mayor.
O, yarım yıl boyunca bize eğitmenlik yaptı.He has coached us for half a year.
Beni yaklaşık yarım saat bekletti.He made me wait for about half an hour.
O, ödevini yarı bitmiş bırakır.He leaves his homework half-finished.
Yarına kadar gidişini erteledi.He has postponed his departure until tomorrow.
Yarım bardak bira içerek yemeğine başladı.He began his meal by drinking half a glass of ale.
Gece yarısına kadar eve dönmedi.He did not return home till midnight.
Yarım saatte iki mil yürüdü.He walked two miles in half an hour.
O, bir ayda yarım milyon yen kazanmaktadır.He earns half a million yen a month.
O, yarın meşgul olacak.He'll be busy tomorrow.
Onun yarın geleceğinden eminim.I'm sure he will come tomorrow.
O, yarın buradan ayrılacak.He will leave here tomorrow.
O yarın futbol oynayacak.He will play soccer tomorrow.
Yarın oraya gitmek zorunda.He must go there tomorrow.
Yarın size gelecek.He will come to you tomorrow.
Yarın tenis oynayacak.He will play tennis tomorrow.
Yarın bu vakitte onunla akşam yemeği yiyor olacak.He will be having dinner with her at this time tomorrow.
O, yarın öğleden sonra beni görmeye geliyor.He is coming to see me tomorrow afternoon.
Yarın öğleden sonra gelebilir.He may come tomorrow afternoon.
O, yarın öğleden sonra tenis oynuyor olacak.He will be playing tennis tomorrow afternoon.
O yarın öğleden sonra ayrılacak.He is going to leave tomorrow afternoon.
Yarın bu vakitte ailesiyle konuşuyor olacak.He will be talking with his family at this time tomorrow.
O, yarın bu vakitte Londra'da olacak.He will be in London at this time tomorrow.
O bana yarın sabah onda varacağını söyleyen bir mektup gönderdi.He sent me a letter saying that he'd arrive at ten tomorrow morning.
O, yarın Paris'e varacak.He will arrive in Paris tomorrow.
O, yarın evde olacak.He will be at home tomorrow.
O yarın boş olacak.He will be free tomorrow.
Yarın izinli olacak.He will be free tomorrow.
O muhtemelen yarın pikniğe gitmeyecek. Ben de gitmeyeceğim.He probably won't go on the picnic tomorrow. I won't either.
Yarın Peru'ya hareket ediyor, değil mi?He is leaving for Peru tomorrow, isn't he?
Yarına kadar ev ödevini bitirmiş olacak.He will have done his homework by tomorrow.
O yarın Avrupa yolculuğundan eve gelir.He comes home from his trip to Europe tomorrow.
Yarın raporunu teslim edebilecek.He will be able to hand in his report tomorrow.
O yarın okula gidecek.He is going to go to school tomorrow.
Yarın geri dönecek.He will be back tomorrow.
O yarın dönmeyecek.He will not be back tomorrow.
Yarın Kyoto'ya varacak.He will arrive in Kyoto tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod