Ana içeriğe geç
Sözlük

yarı ile cümle

yarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O yarın bana uğrayacak.He will call on me tomorrow.
O yarın bana uğrayacak mı?Will he call on me tomorrow?
O yarın başlayacak.He is going to start tomorrow.
Yarın Tokyo'ya gelmeyi planlıyor.He is scheduled to come up to Tokyo tomorrow.
Yarın erken kalkmak zorunda kalacak.He will have to get up early tomorrow.
O yarın mutfakta annesine yardım etmek zorunda olacak.He will have to help his mother in the kitchen tomorrow.
Onun yarın gelmesi bekleniyor.He is due to arrive tomorrow.
Yarın Tokyo'ya gidecek, değil mi?He will go to Tokyo tomorrow, won't he?
O, yarın Tokyo'ya hareket edecek.He leaves for Tokyo tomorrow.
Bu sabah o yarın Nara'ya gideceğini söyledi.This morning he said that he is leaving for Nara tomorrow.
O, yarın Paris'e uçuyor.He is flying to Paris tomorrow.
O yarın beyzbol oynayacak.He will play baseball tomorrow.
O, yarın gelecek.He will come tomorrow.
Onun yarın geleceğine inanıyorum.I believe he is coming tomorrow.
Her iki yarışı kazanıp kazanmayacağını bilmiyorum.I doubt whether he will win both races.
Düğünleri yarın olacak.Their wedding will be tomorrow.
Onlar ödül için birbiriyle yarıştılar.They competed with each other for the prize.
Onlar her dört yılda bir büyük yarışmaların olması gerektiğine inanıyorlardı.They believed it necessary to have great contests every four years.
Yarın otelde buluşacaklar.They are going to meet at the hotel tomorrow.
Onlar yarım saattir sıkışık bir trafikte saplanıp kaldılar.They were hung up in a traffic jam for half an hour.
Onlar ödül için yarışıyorlar.They are contending for the prize.
Gece yarısı sonrasına kadar sürekli konuştular.They talked and talked until after midnight.
Düşman hattını yarıp geçmeyi denediler.They attempted to break through the enemy line.
Yarın amcaları ile görüşecekler.They are seeing their uncle tomorrow.
Sorunu yarın tartışacaklar.They will debate the question tomorrow.
Onlar yarın bir parti veriyorlar.They are having a party tomorrow.
Onlar yarına kadar gelmeyecekler.They won't come until tomorrow.
Yarın Tokyo'ya hareket ediyorlar.They are leaving for Tokyo tomorrow.
Onlar yarın Japonya'dan ayrılıyorlar.They are leaving Japan tomorrow.
Onun mallarının yarısı ucuza satıldı.Half her goods were sold cheap.
Onun doğum günü partisi yarın akşam verilecek.Her birthday party will be given next evening.
10 millik bir yarışı koşmak için yeterince güçlüydü.She was strong enough to run a 10-mile race.
O, iki yanlış başlama yüzünden yarıştan diskalifiye edildi.She was disqualified from the race for two false starts.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandı.She won first prize in the speech contest.
Yüz metre yarışını kazandı.She won the one hundred meter race.
O, yarışmayı kazandı.She won the contest.
O, yarışmaya katıldı.She took part in the contest.
Yarışta birincilik ödülünü aldı.She took first prize in the race.
O, tomruğu yarı yarıya sürükledi, yarı yarıya taşıdı.She half dragged, half carried the log.
Çok sayıda iyi sporculara karşı yarıştı.She competed against many fine athletes.
Belki o yarın gelecek.Perhaps she will come tomorrow.
O kendine yarım yamalak akşam yemeği pişirebildi.She was able to cook herself dinner, after a fashion.
O, kiranın yarısını ödemeyi kabul etti.She agreed that she would pay half the rent.
Onlar yarına kadar işi yaptırmamda ısrar ettiler.They insisted on my getting the work done by tomorrow.
O, çok geç olmadan önce yarıştan çekildi.She bowed out of the race before it was too late.
O yeme yarışmasında birincilik ödülü aldı.She got first prize in the eating contest.
Onu yarım saat bekletti.She kept him waiting half an hour.
Güzellik yarışmasına katıldı.She participated in the beauty contest.
Kocasının kazandığının yarısı kadar çok para kazanır.She earns half as much money as her husband.
O, yarın buraya gelmeyebilir.She may not come here tomorrow.
Yarın sabah beni mutlaka ara.Be sure to call me up tomorrow morning.
Yarına kadar ev ödevini teslim etmeyi unutma.Be sure to hand in your homework by tomorrow.
Babam yarın evde olacak.Father will be at home tomorrow.
Babam; onu yarın aramanı bekliyor.My father is expecting you to phone him tomorrow.
Baba yarın eve geliyor.Father is coming home tomorrow.
İşlerinizi yarım yapılmış bırakmayın.Don't leave things half done.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandığın için seni tebrik ederim.I congratulate you on winning first prize in the speech contest.
Onlar yarım saat içinde oraya yürüyecek.They'll walk there in half an hour.
Annem yarı zamanlı çalışmama itiraz etti.My mother objected to my working part time.
Annem yarın sınıf öğretmenimle buluşacak.My mother is to meet with my homeroom teacher tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod