Bu arada yaprak biti kaçmaya çalışır.Кстати, тля пытается убежать.
Bu arada yaprak biti kaçmaya çalışır.Между другото, листната въшка се опитва да избяга.
Bu arada yaprak biti kaçmaya çalışır.אגב, הכנימה מנסה להימלט.
Bu arada yaprak biti kaçmaya çalışır.المَن تحاول الهروب.
Bu arada yaprak biti kaçmaya çalışır.蹴ったり 噛んだり
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Apropo, în ceea ce privește afidele, există numai femele, ca Amazoanele.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.A propósito, com os afídios só temos fêmeas. como as amazonas.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.A proposito, gli afidi sono tutte femmine, proprio come le Amazzoni.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Avec les pucerons, il n'ya que les femelles, comme des Amazones.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Bei Blattläusen gibt es nur Weibchen, wie bei den Amazonen.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.De hecho, los áfidos son todas hembras; son como amazonas.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Mà ở rệp vừng chỉ có con cái thôi nhé, giống như các Nữ chiến binh Amazon.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Mimochodem, mšice jsou jenom samice, jako Amazonky.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Nawiasem mówiąc, mszyce to tylko samice, jak Amazonki.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Oya, hanya ada afid betina, seperti Amazon.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Trouwens, bladluizen zijn uitsluitend vrouwtjes, zoals Amazones.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Στα αφίδια, υπάρχουν μόνο θηλυκά, όπως οι Αμαζόνες.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Между другото, при листните въшки, те имат само женски, като Амазонките.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var, Amazonlar gibi.Между прочим, у тли есть только самки, как у амазонок.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var,For øvrigt, hos bladlus findes der kun hunner,
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var,그런데 말이죠, 진딧물은 암컷만 있습니다.
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var,אגב, אצל הכנימות יש רק נקבות,
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var,ومن الجدير ذكره, بالنسبة للمَن, هنالك فقط اناث
Bu arada, yaprak bitlerinde, sadece dişiler var,メスしかいません
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Aceasta este o figură origami: o singura coală, fără tăieturi, doar împăturiri, sute de împăturiri.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.C'est une sculpture en origami: une feuille, pas de découpage, juste du pliage, des centaines de plis.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Đây là một tác phẩm origami -- một mảnh giấy, không cắt, chỉ có nếp gấp, hàng trăm nếp gấp.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Dies ist eine Origami-Figur: ein Blatt, keine Schnitte, nur Falten, hunderte Male Falten.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Dit is een origamifiguur: één vel, niet snijden, alleen vouwen, honderden vouwen.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Ésta es una figura de origami: una hoja, sin cortes, sólo pliegues, cientos de pliegues.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Ez egy valódi origami, egyetlen lap, nincs vágás, csak hajtás, több száz.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Ini adalah sebuah origami: sebuah lembaran, tanpa potongan, hanya melipat, ratusan lipatan.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Isto é uma figura em "origami", - uma folha sem cortes, apenas dobragens, centenas de dobragens.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.이것은 종이접기 작품입니다. 한 장의 종이를 자르지 않고 수백 번 접기만 한 작품이죠.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Questo è un origami: un foglio, niente tagli, solo pieghe, centinaia di pieghe.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.To je origami figura: en list, brez rezanja, na stotine zgibov.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.To jest forma origami jeden arkusz, bez nacinania, tylko składanie, setki zagięć.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Toto je model origami: jeden hárok papiera, žiadne strihanie, len stovky ohybov.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Toto je origami postava - z jednoho listu, bez stříhání, pouze složená ze stovek skladů.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Αυτή είναι μία φιγούρα οριγκάμι -- μία σελίδα, χωρίς κοψίματα, μόνο δίπλωμα, εκατοντάδες διπλώματα.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Това е форма от оригами: един лист, без разрези, прегънат стотици пъти.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.Это фигурка оригами: лист бумаги, никаких надрезов, только складывание, сотни сгибов.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.זוהי דמות אוריגמי: דף אחד, בלי חתכים, מאות קיפולים.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.هذه صورة للأوريغامي: ورقة واحدة، بدون تقطيعات، بالطي فقط، مئات الطيات.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.一枚の紙で、切り込みなし、何百回も折っただけです これも折り紙です
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Acesta este primul test când am dus-o afară şi fiecare petală căuta în mod individual.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Đây là thử nghiệm đầu tiên ngoài trời và mỗi cánh đang độc lập tìm kiếm
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Dies ist der erste Test im Freien und jedes der Blätter sucht jetzt also individuell nach dem besten Winkel.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Dit was de eerste test buiten en elk blad zoekt naar de beste stand.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Esta es la primera prueba que realizamos al aire libre y cada pétalo estaba buscando individualmente.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Este foi o primeiro teste quando o levámos para o exterior. Cada uma das pétalas estava à procura.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Ez volt az első teszt miután kitelepítettük, minden szirom külön-külön pozicionálja magát.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.이것이 외부에서 처음 시험한 것입니다. 각 잎들이 개별적으로 탐색하고 있습니다.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.To jest pierwszy test, gdy wzięliśmy go na zewnątrz i każdy z płatków osobno szukał słońca.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Так, это первый тест, который мы проводили снаружи, и каждая из панелей ищет индивидуально.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Това е първият тест, когато го изнесохме отвън и всяко от венчелистчетата търсеше индивидуално.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.אז זה הניסוי הראשון שביצענו בחוץ וכל אחד מעלי-הכותרת מחפש באופן עצמאי.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.هذه أول تجربة حيث أخرجناه وقامت كل بتلة بالتتبع منفردة
Bu da 400 kötü yaprak bitinin vücut sıvısına yumurtalarını bırakmak anlamına gelir.즉, 400마리의 나쁜 진딧물들의 체액 속에 알을 낳는다는 얘기입니다.
Bu da 400 kötü yaprak bitinin vücut sıvısına yumurtalarını bırakmak anlamına gelir.Asta înseamnă că are vreo 400 de afide în care să-și depună ouăle în corpurile lor.