Ana içeriğe geç
Sözlük

yaprak ile cümle

yaprak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yaprakları kiraz yapraklarından daha küçüktür.هو أصغر بكثير من نظيره مضيق هرمز.
Okaliptusların yapraklarından (Folia eucalypti)csubuharı distilasyonu yoluyla okaliptus yağı elde edilir.بالإضافة إلى ذلك، يمكنك مشاهدة عملية استخراج زيت جوز الهند من لُب جوز الهند (جوز الهند المجفف) على الطريق.
Küt uçlu yaprakların tabanı kesiklidir.الحفرة بين لقمتي الفخذ واضحة.
Bu eserler Tanin, Seçilmiş Hikâyeler ve kendi çıkardığı Yaprak dergilerinde yayınlandı.نُشرت هذه الأعمال في مجلتي "تانين" و"حكايات مختاره" وكذلك في المجلات التي أنشأها هو بنفسه.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.تم العثور على برصاصتين في رأسه.
Yapraklanmış kaya da kopmuş kaya kütleleri S-tektonik olarak bilinir.وعندما برد شكَّل صخرًا صلباً يُعرف بالدوليرايت .
Yapraklar defne yaprağına benzer bir şekilde kullanılır.هذه الآلات تعمل بطريقة مشابهة للمقصلة.
Yaprak kesme işlemi yaz ortasında uygulanabilir.وهذا من شأنه القضاء على منفعة ضوء النهار في فصل الصيف.
Çam ağaçları yapraklarıyla beslenirler.ها تتغذى على أوراق الشجر.
(Yaprak Yayınları) Mimarlık Sevgilim, 2000.البصقة، 2000.
Masraflarını Mahmut Dikerdem'in karşıladığı Yaprak isimli bu dergi on beş günde bir yayınlanıyordu.وبتمويل من "محمود ديكاردم" فقد نُشرت هذه المجلة التي حملت اسم "الورقه" في غضون خمسة عشر يوماً.
Sonbaharda yapraklar kahverengiye döner.في فصل الخريف تصبح الأوراق بنية
Yapraklar basit, alternat.Folhas simples, alternas.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.No outono as árvores ficam amareladas e liberam suas folhas.
Yaprakları kalındır, küremsi meyve topluluklarının iki-yedi tanesi bir arada bulunur.Eles vivem em grupos de dois a sete (às vezes até onze) animais.
Yapraklar 3-5 lopludur.Folhas com 3–5 lobos.
Yaprakları sonbaharda sarı renge döner.No outono tornam-se claras, de coloração amarelo suave.
Tabanda (dip) yer alan yaprakların sapı üç sapçığa ayrılır ve her birinin ucunda üçer yaprakçık bulunur.Éramos três caras que dançavam (e cantavam) com ele e 3 caras que se apresentavam com ele em todo concerto.
Sonbaharda yapraklar parlak sarı renge döner ve hemen sonra (1-15 gün arasında) dökülürler.Estes cogumelos são cultivados em palha de arroz camas colhidos imaturos e, antes de abrir as tampas.
Koparılan yapraklar hemen tütsülendikten sonra yuvarlanmadan kurutulur.Suas penas brilham intensamente mesmo depois de arrancadas.
Elde edilen yaprak oldukça lezzetli ve kalitelidir.A pouca lapa que se apanha é de boa qualidade e muito saborosa.
Yapraklarında Betula pendula gibi reçine bezeleri bulunmadığından, bunların yaprakları yapışkan değildir.Como a palma, os poros sudoríparos não dispõem de glândulas sebáceas.
Ağustos ayı başlarında kuru rüzgar esintileri ağaç yapraklarını ve ekinleri sarartır.No fim do verão e no outono comem também bagas e frutos.
Dört yapraklı beyaz çiçekleri vardır.Tem flores brancas, com quatro pétalas inteiras.
Çok soğuklarda yaprakları donabilir.Possivelmente vem dos países em que faz muito frio.
İlk defa 1860'ta koka yapraklarından kokain Wöhler tarafından izole edilmiştir.Só em 1860 é que a cocaína foi pela primeira vez isolada.
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.As folhas quando esmagadas produzem um odor pungente.
Bütün yapraklar siyahtır.Todas as vítimas eram negras.
Yaprakları ise gıdalara koku vermekte kullanılır.Quando manuseadas, deitam cheiro a alho.
Yaklaşık 600 m rakımdan sonra iğne yapraklılar görülmeye başlar.De 700°C em diante, o minério já começa a derreter.
Mehmet Yaprak dökümü (1988) (mini) TV dizisi ....Aparece na série de televisão O Mágico de Oz (1990).
Sapsız yaprak da vardır.Existem também pastas sem sabor.
Balık, suyu ağzından alır, solungaç yaprakları üzerinden geçirir.Alimenta-se de peixes, que retira da água com suas garras afiadas.
Bünyelerinde yağ bağlama ve yapraklarını sertleştirmeye gereksinimleri yoktur.E não é preciso tocar na planta para sentir os seus efeitos nocivos.
Yapraklar basit, stipulsuz ve alternattır.As folhas são simples e alternadas.
Bu büyülü yapraklar, ölüyü, hayata geri getirme gücüne sahiptir.Dizia-se que estas cinzas tinham o poder de ressuscitar um morto.
Yaprak dizilişi almaşıktır.O regime é pluvionival.
Adları görünümlerinden gelir, uzun yaprak görünümlü çıkıntılar tüm vücutlarından çıkmaktadır.O nome é derivado da aparência, com longas folhas como apêndices que recobrem todo o corpo.
Çok sayıda küçük yaprakçık bulunur, yaprak kenarları tamdır.Apresentam grande número de pequenas sementes, que são dispersadas pelo vento.
Daha sonra, tanınabilir bitki motifleri (lotus yaprakları ve çiçekler gibi) ve insan figürleri görünür.Mais tarde, aparecem motivos humanos e vegetais, como folhas e flores de lótus.
Yaprakçık ucu iki loplu ya da kesiklidir.Eles enxergam duas cores, ou dicromacia.
Yaprakları lineardır.As folhas são lineares.
Küt uçlu yaprakların tabanı kesiklidir.O comprimento das caudas dos coelhos é curta.
Genç yapraklar tüylü olur.As folhas jovens tendem a ser velosas.
Yaprakları beş (bazen üç ya da yedi) lopludur.As folhas são grandes, com três, cinco (ou mesmo sete) lobos.
Yaprakları hafif bir limon aroması verir.Os ramos exalavam um perfume singularmente suave.
Dar yapraklı dişbudak (Fraxinus angustifolia subsp. angustifolia), Batı Avrupa, Kuzeybatı Afrika.Mentha longifolia subsp. longifolia, Europa, noroeste da África.
Yapraklar basit, almaşık, kulakçık yoktur.As janelas deveriam ser simples, sem divisões e sem vitrais.
Bu çiçeklerin bulunduğu bitkilerin yaprakları muhabbet kuşları için zehir etkisi yaratabilir.Em resumo, as perturbações ocasionadas pelos seres humanos podem provocar um impacto a estas aves.
Ancak upuzun bir yaprak karganın pek de işine yaramaz.Mas, para seu azar, o trator também não funciona muito bem.
Bu nedenle yaprakları salatalara katılıp yenir.Nesse caso, é enrolado nas salsichas.
Örneğin, Suriye'de yaprak dolmasına Yalancı adı verilir.Por exemplo, na região do Ruhr, denomina-se Erpelschlut.
Havzanın 1700–1800 m rakımına kadar olan vadi yamaçları geniş ve iğne yapraklı ormanlarla kaplıdır.As encostas da montanha, até uma altura de 1700-1800 metros, estão cobertas por abetos e florestas de faias.
Yaprakları kokain ve başka maddeler taşır.É obtida a partir da mistura entre codeína e outras substâncias.
Kenyalılar da aynı amaçla aynı yaprakları kullanırlar.Kenianen gebruiken deze boom voor dezelfde doeleinden.
Magazin ya da gazete yaprakları.Productie van de boeken of tijdschriften.
Bazen taç yaprak hiç yoktur.Soms zijn er geen kroonbladen aanwezig.
Paralel yapraklarda (φ, ψ) dihedral açıları yaklaşık (–120°, 115°)'dir.De dihedrale hoeken (φ, ψ) zijn ongeveer (–120°, 115°) bij parallel liggende strengen.
Kul, rüzgarın önünde sürüklenen yaprak gibidir.Zij zijn als kaf dat verwaait in de wind.
Bitki boylu, yaprakları geniş, daneleri iridir.De stam is hol, de bladeren zijn groot en vingervormig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod