Ana içeriğe geç
Sözlük

yaprak ile cümle

yaprak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.De bloemen zijn kleine katjes, die vroeg in het voorjaar verschijnen.
1944 Mayıs'ında bir devriye esnasında, meşe yapraklı ve kılıçlı şövalye haçı aldı.Tijdens een patrouille in mei 1944 ontving hij de Zwaarden aan zijn Ridderkruis met Eikenloof.
Tırtılları yine aynı ağacın yapraklarıyla baslenir.De bloembakken zijn nu weer gevuld met dezelfde planten.
Ancak upuzun bir yaprak karganın pek de işine yaramaz.Een beetje lukraak zwaaien heeft uiteraard geen zin.
Familya üyelerinin hepsinde çiçekler 5 taç yapraklıdır.Zoals bij alle soorten uit de kruisbloemenfamilie hebben de bloemen vier kroonbladeren.
Yaprakların dizilişi çoğunlukla karşılıklı, ender olarak almaşıktır.Een beschrijving van kleuren heeft meestal meerdere (schalen) nodig.
Yaprakları ise gıdalara koku vermekte kullanılır.De hoofdjes ruiken naar honing.
Yaprak saplarından Vietnam çorbası yapılmaktadır.Phở is een soep uit Vietnam.
Yaprakları genellikle tüylü olup karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir.Die twee kaarten worden meestal met een (verharde) kabel aan elkaar verbonden.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Vroeg in de lente kleuren de bladeren van de bomen donkergeel en vallen ze uit.
Çiçekleri çoğunlukla 4 çanak yapraklı, 6 taç yapraklıdır.De bloem heeft meestal zes langwerpige bloemdekbladen.
Yalancı tespih ağacı (sadao) yaprak ve çiçekleri de ayrıca haşlanılarak yenilir.Insecten tasten naast de bladeren en bloemknoppen ook de vruchten aan.
Sulama sırasında kesinlikle yapraklara su değmemelidir.In geen geval mag met water geblust worden.
Taç yaprakları yoktur.Ze bezitten geen kroonbladeren.
Taç yaprak sayısı çanak yaprak sayısına eşittir.Het aantal ringen komt overeen met het aantal lichaamswervels.
Afrika'da filler, doğumu başlatan hodangiller familyasından bir ağacın yapraklarını çiğnerler.Olifanten gebruiken bladeren van een boom uit de ruwbladigenfamilie om een bevalling in te leiden.
Bu bitkilerin yaprakları ya da gövdeleri çoğaltma amacıyla kullanılır.Hiermee worden trays of potten gevuld ten behoeve van de opkweek van hun planten.
Geniş yapraklı ormanlarda yaşar, açık arazilerden kaçınır.De soort is te vinden in bossen, en vermijdt open plaatsen.
Çanak yapraklar çok büyük ve 4 parçalıdır.De taaie stengels zijn ruwbehaard en vierkantig.
Genç yapraklar bitkinin orta kısmından gelişir.Jonge bladeren ontwikkelen zich rond het groeipunt van de plant.
Arka planında yeşil yapraklar görünmektedir.Mannetjes zijn te herkennen aan de groene stekels op hun rug.
Koka yapraklarının uyarıcı ve kuvvet verici özellikleri de vardır.De schenen van de voorpoten zijn sterk verbreed en hebben vingerachtige doorns.
4 ila 8 arasında çanak yaprak görülür.Hiervoor zijn vier tot acht trekkrachten nodig.
Karelerin içlerinde, yıldız, biçiminde dört yapraklı bir çiçek nakışı görülür.De naam dankt de kansel aan de vorm van een op vier stelen staande bloeiende bloemenkelk.
Türk tütünü, güneşte kurutulmuş, oldukça aromatik, küçük yapraklı bir tütün çeşididir.De Japanse groene thee heeft een wat meer plantaardig, bijna grasachtige smaak.
Genç yaprakları da yenebilir.Ook kunnen jonge twijgen aangetast worden.
Hızla büyüyen ve yaprak döken bir türdür.Het is een vleeskonijn dat snel groeit en geblokt is.
Elsi loplu yapraklar sürgünlere sarmal dizilmiştir.Uitgefaseerde oudere tanks worden aan armere bondgenoten geschonken.
Puro veya sigar; silindir şeklinde sarılmış tütün yapraklarından oluşan bir tütün mamülü.Een peuk is het restant van een sigaret of sigaar wanneer deze is opgerookt.
Tırtılları çeşitli geniş yapraklı ağaç ve çalılarla beslenir.De rupsen voeden zich met verschillende struiken en loofbomen.
Yaprak galerigüvelerinin çok sayıda doğal düşmanı bulunmaktadır.Afgezien daarvan hebben kokkels veel natuurlijke vijanden.
Ravent yaprakları zehirli maddeler içerir.De rups heeft giftige stekels.
Yapraklar 3-5 lopludur.De bloeiwijze bestaat uit 3 - 5 aren.
İkili tüysü yapraklar karşılıklı dizilmiştir.De bladeren (naalden) zijn per twee gebundeld.
Yaprakları tekstilde kullanılır.Papier kan worden verwerkt tot textiel.
Hemen otların arasında dört yapraklı yonca arar.Zo verrezen er aan de Hereweg vier tuinkoepels.
O ağaçta artık yaprak yok.Er zit geen blad meer aan die boom.
Bazen taç yaprak hiç yoktur.Czasami brak płatków korony.
Her solungaç yaprağı ise ince yaprakçıklardan meydana gelmiştir.Każdy z grzebieni wyróżniał się palcowatymi wyrostkami kierującymi się ogonowo.
Yapraklarından çay yapılmaktadır.Z suszonych liści robiono herbatę.
Ağır hastalıklı yapraklar erkenden sarararak dökülürler.Chore rośliny przedwcześnie zamierają.
1965 - Kanada'nın yeni bayrağı olarak, kırmızı beyaz yaprak tasarımı kabul edildi.1965 – Przyjęto nowy wzór flagi Kanady.
Köyün yemekleri yaprak sarması.Wieś naj jez.
Taç yaprak sayısı 5'dir.Płatków korony jest 5.
Yaprakları karşılıklıdır.Żebra są rozdwojone.
Beşli iğne yapraklar ağaç üzerinde 10-17 yıl kadar kalır.Igły pozostają na drzewie 10–17 lat.
Koka yapraklarının uyarıcı ve kuvvet verici özellikleri de vardır.Do części ozdób przymocowano palące się świece i lampiony.
Bu büyülü yapraklar, ölüyü, hayata geri getirme gücüne sahiptir.Poprzez ten akt jest on w stanie doprowadzić zmarłych do życia.
Ona göre güneş bir yaprak gibi yassı imiş.Zamiast niego powstaje świetlista kula podobna do słońca.
Bunların yanında leş, meyve, tohum ve yapraklar da yerler.Owoce deserowe i na przetwory (susze, dżemy, powidła, marynaty), służą do otrzymywania nalewek i śliwowicy.
Taç yaprak sayısı çanak yaprak sayısına eşittir.Płatków korony jest tyle samo ile działek.
Yaprakları hafif bir limon aroması verir.Cała roślina wydziela cytrynowy zapach.
Sapsız yaprak da vardır.Istnieją również niepewne doniesienia.
Genç yaprakları da yenebilir.Potrafi też walczyć za pomocą swego młota.
Tabanda (dip) yer alan yaprakların sapı üç sapçığa ayrılır ve her birinin ucunda üçer yaprakçık bulunur.甲と乙 Kou to Otsu), na twarzy każdej z nich jest krąg z trzema otworami tworzącymi trójkąt.
77 yaprak tutan yazmanın her sayfasında 17 satır bulunmaktadır.Każdy z tomów liczy po ponad siedemset stron druku.
Yaprakları parlak koyu yeşildir.Barwa na wierzchu ciemnozielona.
Yaprakları beş (bazen üç ya da yedi) lopludur.Są 5-klapowe (niekiedy 3-klapowe).
Yaprak galerigüvelerinin çok sayıda doğal düşmanı bulunmaktadır.Bawełnica ma wielu naturalnych wrogów.
Çanak yaprakları 6 parçalıdır.Stulonych pręcików jest 6.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod