Bilip hiçbir şey yapmamaktan iyidir.Καλύτερα από το να ξέρεις και να μην κάνεις τίποτα.
Bilip hiçbir şey yapmamaktan iyidir.Это лучше, чем знать и ничего не делать.
Bir özyineli kontrol yapıp yapmamak.Ali se naj opravi rekurzivno preverjanje.
Bir özyineli kontrol yapıp yapmamak.재귀 검사를 할 것인지의 여부
Bir özyineli kontrol yapıp yapmamak.Om der skal udføres rekursivt tjek.
Bir özyineli kontrol yapıp yapmamak.Se effettuare una verifica ricorsiva.
Bir özyineli kontrol yapıp yapmamak.Tehdäänkö rekursiivinen tarkistus.
Bir özyineli kontrol yapıp yapmamak.Рекурсивна проверка.
Bir özyineli kontrol yapıp yapmamak.Рекурсивная проверка.
Bir özyineli kontrol yapıp yapmamak.سواء إلى a تفقّد.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Ale nie tylko nieprzyjemne dźwięki, takie jak ten, to robią.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.A nerobia to len nepríjemné zvuky ako tento.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır. Bunlar dalgalar.Não são só os sons desagradáveis que o fazem.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Det er ikke kun de ubehagelige lyde som den der gør det.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Es sind aber nicht nur unangenehme Geräusche, die so etwas auslösen.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Ezt nemcsak kellemetlen hangok idézik elő.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Il n'y a pas que les sons désagréables comme celui-là qui ont cet effet.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.In tega ne storijo samo neprijetni zvoki, kot je bil tale.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Không chỉ có các âm thanh loại này mới gây khó chịu.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.소리가 저런 것들처럼 단지 불쾌한 것만은 아닙니다.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Nejsou to jen takové nepříjemné zvuky, které to způsobují.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Niet alleen onaangename geluiden doen dat.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Non sono solo suoni spiacevoli come quelli a farlo.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.No sólo los sonidos desagradables pueden hacerlo.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Nu numai sunetele neplăcute ca acela vă afectează.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Tidak hanya suara yang tidak menyenangkan seperti tadi yang berpengaruh.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Όμως αυτό δεν το κάνουν μόνο δυσάρεστοι ήχοι.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Не само такива неприятни звуци го правят.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Но делают это не только неприятные звуки типа этого.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Таке з нами роблять не тільки неприємні звуки.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.לא רק צלילים לא-נעימים כאלה גורמים לכך.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.وليس فقط هذا الصوت المزعج الذي يفعل هذا .
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.打ち寄せる波(波の音)
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Bạn có lẽ sẽ đẩy nó vào một lỗ khóa thứ ba hay cái gì tương tự, vì vậy bạn không làm vậy.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.É um bocado disparatado. Podemos empurrá-lo para um terceiro buraco de fechadura, por isso não fazemos isso.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.E un pic neîndemânatic. S-ar putea să-l împingi iar într-o gaură cheie, deci nu faci asta.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Itu seperti Anda kurang tangkas. Anda mungkin mendorongnya ke
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Je zou het alleen maar door een derde sleutelgat of wat dan ook kunnen duwen. Kan je beter niet doen.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.짓이겠어요. 또 다른 '열쇠구멍'에 넣어버리거나 뭐 그럴 수 있으니까요. 그래서 그렇게 하지 않습니다.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Ma è un po' da imbranati. Potremmo spingerlo in un terzo buco della serratura, ma meglio di no.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Man bewegt ihn in ein drittes "Keyhole" oder so, also lässt man das lieber.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Man kanske bara föser in den i ett tredje nyckelhål eller nåt. Så det är alltså INTE så man gör.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Moglibyśmy wepchnąć asteroidę w trzecią dziurkę od klucza, więc lepiej tego nie robić.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Možná ho natlačíte do třetí klíčové dírky nebo tak, takže je lepší to nezkoušet.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Náhodou by sme ho dostali do tretej dierky alebo ešte horšie, takže toto nie je správny prístup.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Podrías empujarlo hacia un tercer ojo de cerradura, pero no se trata de eso.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.S tem bi ga lahko potisnili v tretjo ključavnico ali kaj takega, torej ne delajte tega.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Talán egy harmadik kulcslyukba taszíthatjuk, vagy bármi más történhet, tehát nem ezt teszed.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Vous risqueriez de le pousser dans un troisième trou de serrure, ou autre chose, alors vous ne faites pas ça.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Μπορεί να το σπρώξετε σε μία τρίτη κλειδαρότρυπα ή οτιδήποτε άλλο, ώστε δεν κάνουμε κάτι τέτοιο.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Можете да го избутате в трета ключалка или каквото и да е, така че не правите това.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.Это рискованно, ведь мы можем толкнуть его уже в третью скважину, так что не стоит этого делать.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.עכשיו יש לנו שלוש שנים לעשות משהו אחר. וניתן לפגוע בו שוב. זה די
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.بضربة طائشة. فقد تدفعه نحو ثقب مفتاح ثالث أو ما أشبه، لذا لا يمكنك القيام بذلك.
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.それはやめておきましょう ここからが私の大好きな箇所です
Bunu yapmamak için, onu, üçüncü bir anahtar deliğine ya da başka bir rotaya yönlendirirsiniz.呢係一件好蠢嘅事情 你會將佢撞入第三個鎖匙眼,所以你唔會咁做
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?Chẳng phải sẽ bỏ lỡ 1 cơ hội lịch sử to lớn nếu không làm, trong khi khả năng có thể?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?Czy nie byłaby to olbrzymia, historyczna, stracona szansa, gdybyśmy tego nie zrobili?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?우리가 할 수 있는 것을 하지 않고 놓치는 역사적으로 거대한 기회가 아닐까요?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?N-ar fi o oportunitate istorică irosită să nu facem asta din moment ce avem mijloacele?