Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Hvis de gør det på det rigtige tidspunkt, lyser den sorte boks op, og en pandabjørn slår på tromme.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Jeśli to zrobią w odpowiednim czasie czarne pudełko zaświeca się i miś panda gra na bębenku.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Jos vauva tekee niin oikealla hetkellä, mustaan laatikkoon syttyy valo ja pandakarhu rummuttaa.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Když to udělají v příslušném čase, rozsvítí se černá krabička a malá panda zabuší na bubínek.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.아기들이 적절한 시기에 그렇게 한다면, 검은 상자에 불이 들어오고 판다 곰이 북을 두들깁니다.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Om de gör detta i rätt tid, lyser den svarta asken upp och en panda slår på en trumma.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Se eles o fizerem no tempo certo, a caixa preta se acende e um ursinho panda toca bateria.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Se lo fanno al momento giusto, la scatola nera si illumina e un panda suona un tamburo.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Si lo hacen en el momento correcto se enciende la caja negra y un oso panda toca un tambor.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.S'ils le font au bon moment la boîte noire s'allume et un panda joue du tambour.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Wenn sie das in angemessener Zeit schaffen leuchtet ein schwarzer Kasten auf und ein Panda trommelt.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Ако направят това в подходящото време, черната кутия се осветява и една панда удря барабан.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Если они делают это в правильный момент, то черный ящик начинает светиться, и панда бьет в барабан.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Якщо вони вчасно це роблять, чорна скринька засвітлюється і панда б'є у барабан.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.אם הם עושים זאת בזמן המתאים, הקופסה השחורה נדלקת ודב הפנדה מתופף על תוף.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.黒い箱がライトアップされて パンダが太鼓をたたきます 6ヶ月の赤ちゃんは これを喜んでやります
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Assim, seria melhor se eles se aliassem às forças de Eastern, que têm boa capacidade ofensiva.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Briggs borde gå ihop med Eastern som kan attackera.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Briggsin pitäisi toimia yhdessä Easternin kanssa.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.De burde gå sammen med Eastern, der er dygtige til at angribe.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Oddziały Eastern byłyby cenne, bo po mistrzowsku atakują.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Por eso sería mejor que se aliaran con las fuerzas de Eastern, que son expertas en ataque.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Sarebbe meglio se si unissero alle forze dell'Est, che sono migliori in attacco.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Καλύτερα να συνεργαστούν με το Ίστερν, που ξέρει από επίθεση.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.И лучше им объединиться с восточными силами, которые хороши в нападении.
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Albowiem ponieważ się to na zielonem drzewie dzieje, a cóż będzie na suchem?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Căci dacă se fac aceste lucruri copacului verde, ce se va face celui uscat?``
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Car, si l`on fait ces choses au bois vert, qu`arrivera-t-il au bois sec?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Če namreč z zelenim drevesom tako delajo, kaj se bo zgodilo s suhim?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Denn so man das tut am grünen Holz, was will am dürren werden?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››For gjør de så med det grønne tre, hvorledes skal det da gå det tørre?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››푸른 나무에도 이같이 하거든 마른 나무에는 어떻게 되리요 하시니라
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Lebo ak toto robia na zelenom dreve, čo bude na suchom.
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Nebo poněvadž na zeleném dřevě toto se děje, i co pak bude na suchém?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Perché se trattano così il legno verde, che avverrà del legno secco?»
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Porque, se isto se faz no lenho verde, que se fará no seco?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Porque si con el árbol verde hacen estas cosas, ¿qué se hará con el seco
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››rt ha a zöldelõ fán ezt mívelik, mi esik a száraz [fán?]
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Sillä jos tämä tehdään tuoreelle puulle, mitä sitten kuivalle tapahtuu?"
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Thi gør man dette ved det grønne Træ, hvad vil da ske med det tørre?"
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Ty om han gör så med det friska trädet, vad skall icke då ske med det torra!»
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Vì nếu người ta làm những sự ấy cho cây xanh, thì cây khô sẽ ra sao?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Vì nếu người_ta làm những sự ấy cho cây_xanh , thì cây khô sẽ ra_sao ?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Want als dit met Mij gebeurt, wat zal u dan overkomen?"
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››διοτι εαν εις το υγρον ξυλον πραττωσι ταυτα, τι θελει γεινει εις το ξηρον;
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Бо коли зеленому дереву се роблять, то з сухим що станеть ся?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Защото, ако правят това с суровото дърво, какво ще правят със сухото?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››Ибо если с зеленеющим деревом это делают, то с сухим что будет?
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››כי אם יעשו כזאת בעץ הלח מה יעשה ביבש׃
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››لانه ان كانوا بالعود الرطب يفعلون هذا فماذا يكون باليابس.
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››這 些 事 既 行 在 有 汁 水 的 樹 上 、 那 枯 乾 的 樹 、 將 來 怎 麼 樣 呢
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››這些 事 既 行 在 有 汁水 的 樹上 、 那枯乾 的 樹 、 將來 怎 麼樣呢
Ebeveynler ortak velayet sözleşmesi yaparlarsa ve babalık tanındıysa baba da velayeti alır.Fadern får vårdnad om barnet om föräldrarna ingår ett avtal om gemensam vårdnad och faderskapet har erkänts.
Ebeveynler ortak velayet sözleşmesi yaparlarsa ve babalık tanındıysa baba da velayeti alır.Isä saa lapsen huoltajuuden, jos vanhemmat tekevät sopimuksen yhteishuollosta ja isyys on tunnustettu.
Ebeveynler ortak velayet sözleşmesi yaparlarsa ve babalık tanındıysa baba da velayeti alır.يحصل الأب على الوصاية على الطفل، إذا اتفق الوالدان بشأن الوصاية المشتركة وتم الاعتراف بالأبوة.
Eger yaparlarsa biz bunu biliriz.A i kdyby, budeme o tom vědet.
Eger yaparlarsa biz bunu biliriz. O çiftçileri yıllarca mahkemelerde süründürürüz.그렇게 한다면 우리는 바로 알지! 우리는 농부들을 수년간 법정에 묵어 둘 거거든
Eger yaparlarsa biz bunu biliriz.Wenn die das machen, kriegen wir das mit!
Eger yaparlarsa biz bunu biliriz.Если они это сделают, мы узнаем!
-Elicia... -Bunu yaparlarsa, -babam işlerini yapamaz ki.- Elicia... - Se fizerem isso, o papá não poderá trabalhar.