Ana içeriğe geç
Sözlük

yaparlarsa ile cümle

yaparlarsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Anneler oğullarına mastürbasyon yaparlarsa kör olacaklarını söylerdi.Mothers used to tell their sons that if they masturbated they would go blind.
Onu yaparlarsa o kadar hızlı dava edilecekler ki, bu nedenle başları dönecektir.If they do that, they'll be sued so fast it'll make their head spin.
Bunu yaparlarsa, bu düşünce bizim sınırlarımız içindeki Kürtlere de yayılır.If they do, this thought spreads to the Kurds within our borders.
31 Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?”For if they do these things when the wood is green, what will happen when it is dry?"
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.And if they do that all at once, it's like playing poker and going all in right away.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.If they do so at the appropriate time, the black box lights up and a panda bear pounds a drum.
Bunu yaparlarsa, parite değişmeyecek. .So if they were to do this, the currency wouldn't change. The exchange rate would change.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.As it turns out, people are less happy when they're mind-wandering no matter what they're doing.
Eger yaparlarsa biz bunu biliriz.If they do, we'll know!
Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?››For if they do these things in the green tree, what will be done in the dry?"
Şayet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka. Onlarla iyi geçinin.Live with them with tolerance and justice even if you do not care for them.
Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar. Allah, muttakileri bilendir.And the good they do will not go unaccepted; for God is aware of those who keep away from evil.
Ne iyilik yaparlarsa, karşılığını bulacaklardır. Allah sakınanları bilir.And the good they do will not go unaccepted; for God is aware of those who keep away from evil.
Hepsi, dualarını da bilmede, onu tenzih etmeyi de ve Allah, ne yaparlarsa hepsini bilir.Each one knows its obligations and its duties, and God knows whatever they do.
Fakat onlar ne yaparlarsa yapsınlar, sen yine de kötülüğü en iyi tarzda sav.Dispel evil with what is good.
Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar.And whatsoever they do of virtue shall not be denied.
Ne iyilik yaparlarsa, karşılığını bulacaklardır.And whatsoever they do of virtue shall not be denied.
Şayet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka.And live with them honourably.
Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara yapılan işkencenin yarısı uygulanır.When they are married, if they commit adultery, their punishment shall be half that of free women.
Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır).When they are married, if they commit adultery, their punishment shall be half that of free women.
Eğer evlendikten sonra zina yaparlarsa, onlara hür kadınlara ait cezanın yarısı uygulanır.When they are married, if they commit adultery, their punishment shall be half that of free women.
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.Wenn es nach mir ginge, würde er keinen einzigen Film mehr gestalten.
Eğer düşüncelerden bağımsız meditasyon yaparlarsa aydınlığa ulaşabileceklerini düşünürler.Wenn Du auf diese Art meditierst, kannst Du sicher sein, die Erleuchtung zu erlangen.
Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır.Si estas mujeres se casan y cometen una deshonestidad, sufrirán la mitad del castigo que las mujeres libres.
31 Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?”فإن كانوا قد فعلوا هذا بالغصن الأخضر فماذا يجري لليابس؟".
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.Omdat er geen tekst bij de film was stoorde niemand zich daaraan.
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.Då filmen inte mottogs som väntat har någon uppföljare till filmen inte gjorts.
Bencil olanlar veya fedakâr olamayanlar ne yaparlarsa yapsınlar aydın olamazlar.Prameny polozapomenutých událostí aneb o těch, co nezapomněli.
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.Přestože vytvořili kapelu společně, zůstal v ní pouze jeden.
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.Elokuvilla ei kuitenkaan ole muuta yhteistä kuin tuotantoyhtiö.
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.En anden kendt sang fra filmen er Der er ingen bånd der binder mig.
31 Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?”Vì nếu người ta làm những sự ấy cho cây xanh, thì cây khô sẽ ra sao?"
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.大映との契約が切れたら再契約しない。
31 Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?”"그럼 첨탑을 세운 뒤 받침대는 어찌 해야 하는가?"
Bencil olanlar veya fedakâr olamayanlar ne yaparlarsa yapsınlar aydın olamazlar.그러나 그 행위로 인하여 이익을 받은 자나 전득한 자가 그 행위 또는 전득 당시에 채권자를 해함을 알지 못한 경우에는 그러하지 아니하다.
31 Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?”ובכן, כשיבוא בעל הכרם מה יעשה לכורמים ההם?"
31 Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?”Jer ako se ovako postupa sa zelenim stablom, što li će biti sa suhim?
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.Međutim, niti jedan studio nije bio zainteresiran za snimanje filma osim europskih kompanija.
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar.""Bạn có thể nói và chỉ cho một người, nhưng họ chỉ thực sự học nó nếu họ làm."
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar.""je kan iemand iets zeggen en het hun laten zien, maar als ze het doen, dan pas leren ze het."
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar."어떤 것을 말하고 보여줄 수 있지만, 직접 해보지 않는다면, 배울 수 없습니다.
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar.""Podes ensinar uma coisa a alguém, "mas só quando ela o fizer é que o aprende realmente."
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar.""Puedes decirle algo a alguien y mostrárselo... ... pero no lo aprenderá realmente hasta que no lo haga".
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar.""Uczymy się nie przez słowa ale przez doświadczenie."
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar."Vous pouvez dire quelque chose à quelqu'un et leur montrer, mais ce n'est qu'en le faisant qu'on apprend.
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar.""Можно рассказывать и показывать, но человек не поймёт, пока сам не сделает."
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar.""אתה יכול להגיד למישהו משהו ולהראות להם, אבל אם הם יעשו את זה, הם באמת ילמדו."
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar.""يمكنك أن تقول لشخص ما , شىء ما وتظهره , لكن إن فعلوه بأنفسهم سوف يتعلموه"
"birisine bir şeyi söyleyebilir ve gösterebilirsiniz ama eğer onu yaparlarsa gerçekten öğrenmiş olurlar."しかし 本当に覚えるには 実際にやる事です では 次です
Bunu yaparlarsa, parite değişmeyecek. .Así que si hiciera esto, la divisa no cambiaría. La tasa de cambio no cambiaría. (**)
Bunu yaparlarsa, parite değişmeyecek. .Jeśli zrobiliby tak, waluta nie uległaby zmianie. Kurs wymiany nie uległby zmianie.
Bunu yaparlarsa, parite değişmeyecek. .Takže jestli by tohle udělali, hodnota měny by se nezměnila Ale směnný kurz by se změnil.
Bunu yaparlarsa, parite değişmeyecek. .Vậy là nếu họ làm như thế, thì giá trị đồng tiền sẽ không thay đổi. Tỉ giá sẽ không thay đổi.
Bunu yaparlarsa, parite değişmeyecek. .И так, если бы они это сделали, курс бы не изменлися. Обменный курс остался бы без изменений.
Bunu yaparlarsa, parite değişmeyecek. .Тож, якби вони це зробили, валюта не змінилася б. Обмінний курс не змінився б .
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Ak tak urobia vo vhodnom okamihu, čierna skrinka sa rozsvieti a panda zabubnuje.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Als ze dat op het juiste moment doen, licht de zwarte doos op en speelt een pandabeer op de trom.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Če jim to uspe ob pravem trenutku, se črna škatla zasveti in panda udari na boben.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Dacă fac asta la momentul potrivit, cutia neagră se luminează și un urs panda bate o tobă.
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.Ha ezt jókor teszi, a fekete doboz felgyúl, és a pandamaci ráüt a dobra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod