Ana içeriğe geç
Sözlük

yaparlarsa ile cümle

yaparlarsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
43
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
-Elicia... -Bunu yaparlarsa, -babam işlerini yapamaz ki. -Eli...-Elicia... -Om de gör det... ...så kan pappa inte jobba.
-Elicia... -Bunu yaparlarsa,- Elicia... - Jak to zrobią,
-Elicia... -Bunu yaparlarsa,-Elicia... -Jos he hautaavat isin...
-Elicia... -Bunu yaparlarsa,- Elicia. - Se lo fanno,
-Elicia... -Bunu yaparlarsa,- Elicia... - Si lo hacen,
-Elicia... -Bunu yaparlarsa,Hvis de gør det, -
-Elicia... -Bunu yaparlarsa,-Ελίσια... -Αν το κάνουν,
-Elicia... -Bunu yaparlarsa,- Элисия... - Если они это сделают,
Hayır. Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Nej, det har visat sig att människor är mindre lyckliga när de dagdrömmer vad de än håller på med.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.Als ze dat in één keer doen, lijkt het op een pokerspel waarbij je meteen alles inzet.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.A pokud by to udělali všechno najednou, bylo by to jako hrát poker a hned vsadit všechno.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.Dan kalau mereka melakukannya sekaligus, itu akan seperti main poker dan mempertaruhkan semuanya sekaligus.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.És amennyiben ezt egyszerre teszik, az olyan lenne, mint amikor pókerben azonnal
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.E se lo fanno tutto d'un tratto, è come giocare a poker e puntare tutto subito.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.Et s'ils font ça d'un seul coup, c'est comme jouer au poker et tout miser tout de suite.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.I jeśli robią to wszystko naraz, to tak jakby już na samym początku gry w pokera szli na całość.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.그런데 이들이 주식거래를 한꺼번에 한다면 포커를 할때 올인하는거나 마찬가지죠.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.Și, dacă ei fac acest lucru dintr-o dată este ca și cum ar juca poker și mizează totul de la inceput.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.Und wenn sie das alles auf einmal machen, ist es wie Poker spielen und sofort alles zu setzen.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.Và nếu họ đồng loạt làm như vậy, nó như là chơi poker và cược tất cả ngay lập tức.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.Y si lo hacen todo a la vez, es como jugar al póker y apostar todo inmediatamente.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.Και εάν το κάνουν όλο μονομιάς, είναι σα να παίζεις πόκερ και να πηγαίνεις ρέστα κατευθείαν.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.Если сделать это одним махом, то это, как в покере, поставить всё сразу.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.И ако го правят едновременно, това е като да влезеш с всичко вътре.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.І якщо робити це все одразу, це буде ніби під час гри у покер йти одразу ва-банк.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.ואם הם עושים זאת בבת-אחת, זה כמו לשחק פוקר ולהמר על הכל.
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.وان قاموا بذلك في وقت واحد فان ذلك يشابه وضع كل اموالك على طاولة الرهان
Hepsini bir seferde yaparlarsa, pokere başlar başlamaz 'all-in' yapmak gibi bir şey olur.ポーカーですぐに全財産賭けるようなものです 手の内を明かすことになります
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Ahogy kiderült, az emberek kevésbé boldogok, amikor elkalandoznak, mindegy, hogy épp mit csinálnak.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Ako sa ukázalo, bez ohľadu na to, čo ľudia robia, sú menej šťastní, keď snívajú.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Het blijkt dat mensen minder gelukkig zijn tijdens dagdromen, wat ze ook aan het doen waren.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Jak se ukazuje, lidé jsou méně šťastni, když myslí na něco jiného, a to bez ohledu na to, co právě dělají.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Kaum jemand fährt z. B. gerne zur Arbeit. Es ist eine der unbeliebtesten Tätigkeiten.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.사람들은 '딴생각'을 할 때 항상 덜 행복해 합니다 지금 무엇을 하고 있든지 말입니다 예를 들자면,
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Okazuje się, że szczęście przy zamyśleniu maleje bez względu na zajęcie.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Resulta que, la gente es menos feliz cuando está divagando sin importar lo que esté haciendo.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Rezultatele relevă mai puțină fericire când mintea rătăcește indiferent ce făceau în acel moment.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Τελικά, οι άνθρωποι είναι λιγότερο ευτυχισμένοι όταν ονειροπολούν ανεξαρτήτως από το τι κάνουν.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Виявляється, що люди нещасніші, коли блукають у думках, чим би вони не займалися.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.Оказва се, че хората са по-малко щастливи, когато се разсейват, без значение какво правят.
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.אנשים פחות מאושרים כשמחשבתם נודדת בלי כל קשר למה שהם עושים. לדוגמה,
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.الناس سعداء أقل عندما كانوا شاردي الذهن بغض النظر عما يفعلونه. على سبيل المثال،
Sonuçlara göre, insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, akılları başka yerdeyken daha az mutlular.何をしていても他のことを 考えれば幸福度は下がりました 例えば 通勤が好きな人は あまりいませんよね
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod