Beatbox yapan kişilere ise Beatboxer adı verilir.Jako je to u hip hopu běžné, je samozřejmostí i beatbox.
Bu alanda araştırma yapanlar genellikle psikolog veya sosyolog'lardan oluşmaktadır.Moderátorem bývá nejčastěji v tomto případě psycholog nebo sociolog.
Birçok işyerinde kadın çalışanlara, aynı işi yapan erkeklerden daha az maaş ödeniyor.Jen na papíře, ženy za stejnou práci berou méně .
1998 - Titanik, dünya çapında 1 milyar dolar üstü hasılat yapan ilk film oldu.1998: Titanic devine primul film cu încasări de peste 1 miliard de dolari în întreaga lume.
Aleksandr Lukaşenko, 1994 seçimlerinden bu yana cumhurbaşkanı olarak görev yapan tek kişidir.Aleksandr Lukașenko a fost singura persoană care a servit ca Președinte de la alegerile din 1994.
İtalik ise o yıla ev sahipliği yapan ülkeyi gösterir.Italic indică echipa gazdă din acel an.
Ev sahipleri gelirlerini mutfaklarını ödeme yapan halka açarak tamamlayabilirler.Proprietarii își puteau completa veniturile prin deschiderea bucătăriilor către publicul plătitor.
Verbund Avusturya'daki en büyük elektrik üretici ve elektrik iletimini yapan firmadır.Verbund este cel mai mare producător și transportator de energie electrică din Austria.
Yönetmenliğini yapan Joseph Kosinski bu film ile ilk yönetmenlik denemesi yapmıştır.Joseph Kosinski debutează ca regizor cu acest film.
Şantaj yapan kişiye ise şantajcı denmektedir.Ea este recunoscută de șantajist.
Bu projenin önderliğini yapan kişi, kırk yedi bilginin çalışmasını denetleyen I. James olmuştur.Acest proiect a fost condus de însuși James I, care a supravegheat munca a patruzeci și șapte de erudiți.
Çünkü kendini erkek yapan her kadın cennete ulaşacaktır.!"Va ajunge un om întreg atunci când se va rupe de pământ!”
En yaşlı hat-trick yapan 33 yıl 159 gün, Tore Keller ( İsveç, Küba, 1938).Cel mai vârstnic marcator de hat-trick 33 ani și 159 zile, Tore Keller ( Suedia, vs Cuba, 1938).
Arıcılık yapanların sayısı artış gösteriyor.Numărul total al protestanților este în creștere.
Latin Grammy Ödülleri ilk kez 2000 yılında televizyon yayını yapan CBS tarafından düzenlendi.Latin Grammy Awards au fost lansate în anul 2000 printr-o emisiune de televiziune difuzată pe canalul CBS.
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."Celui ce face un bine, Noi îi sporim binele.”
Gemiyi yapan Thomas Andrews geminin büyük olduğunu ve sarsılmayacağını söylemiştir.Thomas Andrews a stabilit că vasul se va scufunda cu siguranță.
1906: Léon Levavasseur, başarılı soğutma yapan V8 motorunu uçaklarda kullanılması için uyarladı.1906: Léon Levavasseur realizează cu succes un motor cu 8 cilindri în V destinat avioanelor, răcit cu aer.
İnsanın Kökeni: Bizi insan yapan nedir?.Adică ceea ce ne face umani.”
Film Avustralya tarihinin en fazla hasılat yapan ikinci filmdir, ilk sırada Timsah Dundee.Este al doilea film australian cu cele mai multe vânzări din toate timpurile, după filmul Crocodile Dundee.
MetroLyrics, 2002 yılında kurulan şarkı sözleri paylaşımı yapan bir web sitesi.MetroLyrics este un site web dedicat versurilor, fondat în 2002.
2002 yılında Jordan ile kontrat yapan Sato, Giancarlo Fisichella'nın takım arkadaşı oldu.Totuși debutul îl face cu Jordan Honda în 2002, avându-l ca și coleg de echipă pe Giancarlo Fisichella.
Taye Diggs - The Bandleader, her parçanın sunumunu yapan orkestra şefi.Taye Diggs - liderul formației muzicale; un maestru de ceremonii care prezintă fiecare cântec.
iKON (Kore: 아이콘) YG Entertainment tarafından 2015 yılında çıkış yapan Güney Koreli bir erkek grubudur.iKON (Hangul: 아이콘) este o trupă de băieți Sud Coreeană formată în anul 2015 de către YG Entertainment.
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.Prostituată se numește o femeie care practică prostituția.
O zamanlar aynı işi yapan John Gotti ile yakın iş arkadaşı ve komşuydu.Dave era vecin și prieten cu Steve Harris la vremea aceea.
Abel Tasman (1603 - 1659) - Yeni Zelanda ve Tazmanya'da keşiler yapan Hollandalı kâşif.Abel Tasman (1603 - 1659) descoperitor olandez.
Kendo yapan kişilere kendōka veya kenshi ("kılıç kullanan kişi") adı verilir.Practicanții de kendō sunt numiți kendōka (cel care practică kendō) sau kenshi (spadasin).
Stone Temple Pilots (STP) alternatif rock yapan Amerikalı bir müzik grubu.Stone Temple Pilots (STP) este o trupă americană de rock alternativ.
Albüm, 2013 yılında ABD'de en çok satış yapan dördüncü albüm oldu.Albumul a devenit cel mai vândut album din 2013 în SUA.
23 Haziran 1893, Auckland, Yeni Zelanda), Yeni Zelanda'da dört dönem başbakanlık yapan devlet adamı.23 iunie 1893 în Auckland, Noua Zeelandă), a fost al doilea prim ministru din Noua Zeelandă.
1 Kasım 1994), Cardiff City takımında orta saha pozisyonunda görev yapan İskoç futbolcudur.1 noiembrie 1994) este un fotbalist scoțian care joacă pentru Cardiff City pe postul de atacant .
Bu arada Kasım 1943'te ikinci toplantısını yapan AVNOJ, bir geçici hükümet oluşturduğunu ilan etti.La cea de-a doua întrunire, care s-a desfășurat la Jajce în 1943, AVNOJ a fost declarat parlament provizoriu.
Aranjör, müzisyenlerin yaptığı sanatın düzenlenmesini yapan kişidir.Sunt icoane pe care artistul le-a creat.
Eric'i vampir yapandır.El crede că Rita este un câine.
Investigation Discovery Europe (kısa haliyle ID), Avrupa'da yayın yapan bir televizyon kanalı.Discovery Travel & Living Europe este un canal de televiziune care transmite în câteva țări din Europa.
Golf yapanlar için de yakındaki golf sahasına gidebilirler.În apropierea sa se află un teren de golf.
Mide salgı yapan bir organdır.Asta îl face un bun dezinfectant.
1998 - Google, Stanford'da doktora yapan iki öğrenci Larry Page ve Sergey Brin tarafından kuruldu.A fost fondată în 1998 de către doi doctoranzi de la Universitatea Stanford, Larry Page și Sergey Brin.
Varlığı gerçek ve edimsel yapan nedir?Cine dar va spune Chipul groaznic și nou ?
Kemikli Lizzie, Kemik büyüsü yapan kötü bir cadı.Giulianna Sellini este o femeie cu moravuri ușoare, înclinată spre magie.
Kur yapan erkekler tiz ve heyecanlı bir ses çıkarırlar.Masculii cântă scoțând un sunet ascuțit.
Bu atışlar sonucunda en iyi atışı yapan atlet müsabakayı kazanır.Apoi a trebuit să se antreneze numai cu cei mai buni trăgători clubului.
Ülkesi Avusturya'da hekimlik yapan ilk kadındı.În plus, ea a fost prima femeie arhitect autorizată să profeseze în Austria.
Kısaca, ilk filmi popüler yapan her şey, bu filmde de var.De fapt, asa sunt toate cuplurile din acest film.
Filler, Gotik kiliseleri yapan taş ustaları tarafından sıklıkla kullanılan bir motiftir.Elefanții au fost frecvent ilustrați în motive de către pietrarii bisericilor gotice.
Toplu halde parça alımı yapan sistem entegratörleri, ürünleri kutulu almazlar.Cine stă în casă de sticlă, nu aruncă cu pietre.
İş başvurusu yapan adayların tümüyse bu konuda yetkin olduklarını öne süreceklerdir.Ca rasplată cei care fac aceste desțeleniri vor primi privilegii.
TRT 1, Türkiye'nin ülke çapında yayın yapan ilk ulusal televizyon kanalıdır.TRT 1, este primul post național de televiziune turc.
Bir süre sonra Ayhan'ın oyunlar öncesi doping testi yapan yetkilileri engellediği rapor edildi.Una dintre acestea era dopajul și curând competitorii au început să fie supuși testelor anti-doping.
Kanada'nın William Lyon Mackenzie King'dan sonra en uzun süre başbakanlık yapan politikacısıdır.William Lyon Mackenzie King a fost prim-ministru al Candei în timpul războiului.
Red Bull Arena şu anlamlara gelebilir: Red Bull Arena, Leipzig takımına ev sahipliği yapan futbol stadyumu.Red Bull Arena se poate referi la: Red Bull Arena (Leipzig), stadionul clubului german de fotbal RB Leipzig.
Darüşşifa'yı yapan mimarın kim olduğu bilinmemektedir.Nimeni nu știe cine l-a hirotonit episcop.
Vuruşu yapan oyuncu topu ileri (kaleye doğru) atmak zorundadır.Un jucător trimite mingea “afară”.
Fizikte kapalı sistem, madde alışverişi yapmayıp, yalnızca enerji alışverişi yapan sistemlerdir.Sistem închis, sistem care nu face cu mediul ambiant schimb de materie, ci doar de energie.
Cannibal Corpse 1988'de New York'ta kurulan Death Metal tarzında müzik yapan amerikalı grup.Cannibal Corpse este o formație americană de death metal fondată în 1988.
KKTC'de Dışişleri Bakanlığı yapan ilk kadın oldu.Este prima femeie care a făcut parte din CCR.
Toplatılan bu ilk filmin seslendirmesini yapan Orson Welles'tir.Orson Welles a spus că este filmul lui preferat.
Yaptığı 23 transfer ile Avrupa'nın en çok transfer yapan takımı oldu.Ea găzduiește cele mai bune 23 echipe din Europa.
Toplum olarak bizim pozitif müzik yapan birilerine ihtiyacımız var.Concurenții sunt oameni obișnuiți care aspiră la o carieră muzicală.