Ana içeriğe geç
Sözlük

yapan ile cümle

yapan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca 14 Ocak 2011 tarihinde kaza yapan Mesut Akusta büyük bir tehlike atlatmıştır.Dnia 14 kwietnia 1991 roku doszło na moście do groźnego wypadku.
Rai Gulp, RAI'ye bağlı İtalyanca yayın yapan çocuk kanalı.Rai Gulp – włoski kanał telewizyjny, program włoskiego nadawcy publicznego RAI.
Burada, Fransa'ya nakliyat yapan bir Alman yük gemisinde çalışmaya başladılar.Tam natknęli się na francuski statek handlowy, który zaatakowali.
Cephede görev yapan 30 bin asker ayaklanarak cephe gerisine gider.30 000 żołnierzy opuściło okopy i powróciło na tyły frontu.
Once Caldas'a ev sahipliği yapan stad, Estadio Palogrande'dir.Once Caldas rozgrywa u siebie mecze na stadionie Estadio Palogrande, położonym w Manizales.
Sadece işlerini yapan üç kadın vardı.W zawodach uczestniczyły 3 kobiety.
Avustralya Grand Prix'ine çok güçlü bir başlangıç yapan Vettel, sıralama turlarında 3. sırayı kazandı.Już w pierwszym starcie podczas Grand Prix Australii zdobył dla swojego nowego zespołu trzecie miejsce.
Jetix, çocuklar için hazırlanmış olup 6.00'dan 22.45'e kadar yayın yapan bir televizyon kanalı.Jetix Play – drugi kanał Jetix nadający programy dla dzieci od 2 do 6 lat w godzinach 05:00-21:45.
Serinin en çok hasılat yapan filmidir.Film sprzedaje się jednak najgorzej z całej serii.
11 Nisan’da Primo, debut yapan Sin Cara’yla karşılaşır ve mağlup olur.11 kwietnia na Raw Sin Cara pokonał Primo.
Rekabet sırasında, debut yapan Chyna onun yeni menajeri oldu.W wyniku konkursu został jego kierownikiem.
Golf yapanlar için de yakındaki golf sahasına gidebilirler.Na terenie parku znajduje się również popularne pole do gry w disc golf.
Görüşme sonrasında Ak Parti adına açıklama yapana Ömer Çelik "4-5 toplantıya daha ihtiyacımız var.Skrzat otrzymuje guziczek po 4-5 zbiórkach bawienia się w coś.
Özellikle de dolandırıcılık yapan biridir.Zatem ktoś próbuje dokonać oszustwa.
Yapım dünya çapında en çok hasılat yapan yetmiş üçüncü film oldu.Jest to trzecia w kolejności najwyżej położona kamera na świecie.
Bu dillerden alıntı yapan birçok Batı dilinde de aynı ya da benzerdir (Alm. Tscherkessen, İng.W tym charakterze występuje w nazwach takich języków jak !Xóõ czy !o!kung.
Bu laneti yapan büyücü, ömür boyu Azkaban'da tutsak kalır.Użycie go przeciw istocie ludzkiej karane było dożywotnim pobytem w Azkabanie.
Talat, Balıkesir'in Gömeç ilçesinde mandıracılık yapan biridir.Podręcznik Życie ryb słodkowodnych częściowo przygotował w więzieniu.
Ayrıca Cartoon Network kanalının Pakistan üzerinden yayın yapan ağında Urduca dilinde de yayına koyulmuştur.Zdaniem Rakawej, dyskusyjną też była decyzja o nadawaniu w języku białoruskim.
Kentte daha uzun dönem tatil yapanların tercihi grootstrand (büyük plaj) dir.Część wodospadów w Peru, wśród których znajdują się jedne z najwyższych na Ziemi.
Aynı zamanda Pelé ile ilk röportajı yapan gazetecidir.Jako pierwszy robi wywiad z Lucasem.
Köyden birçok şehirlarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs firması geçmektedir.Z miasta kursuje wielu prywatnych przewoźników.
Besteci, bestekâr, kompozitör ya da maestro, beste yapan kişi.Drogi creatora, supportera albo lorda pomogą?.
Bu nedenle break yapan oyuncu o seti kazanma ihtimalini önemli oranda artırmış olur.Zadanie w tym miejscu skutecznego ciosu zwiększyłoby szanse państw centralnych na zwycięstwo.
Örneğin, hırsızlık yapan bir kişiye, hırsızlık yağtığı için hapis cezasının verilmesi.Kto kradnie z włamaniem podlega karze...
Sport TV, Portekiz merkezli olarak spor içerikli yayın yapan grup kanalların ticari adıdır.Sport TV – portugalska sieć telewizyjna, na którą składa się osiem stacji o tematyce sportowej.
15 yaşında bağımlılık yapan maddeler kullanmaya başladı.W wieku piętnastu lat zaczął zażywać narkotyki.
1989 yılının en çok hasılat yapan filmidir.To największa manifestacja w Częstochowie po 1989 roku.
Maximinus soylulardan nefret ederdi ve kendisine karşı plan yapanlara karşı acımasızdı.Lehár miał żal do librecistów, oni do niego.
Nortel, Toronto, Kanada, merkezli Telekomünikasyon ekipmanı üretimi yapan şirket.Nortel – kanadyjska firma produkująca sprzęt telekomunikacyjny.
Wyatt ve geri dönüş yapan Erick Rowan, ilerleyen saatlerde Orton ve Luke Harper'a takım maçında yenildi.Wyatt i powracający Erick Rowan przegrali z Ortonem i Lukem Harperem w tag-team matchu.
Zirve yapan ilk Arjantinli ise 8 Mart 1934 tarihinde asker Nicolás Plantamura 'dır.Den första argentinaren på berget var den 8 mars 1934 soldaten Nicolás Plantamura.
Bu gruplar sigara karşıtı reklamlar yapan gazeteler bastılar.Dessa grupper publicerade tidskrifter som förespråkade icke-rökning.
Proje adını projeye önemli bir bağış yapan Alfred P. Sloan Kuruluşu’ndan almıştır.Projektet har uppkallats efter Alfred P. Sloan Foundation som stått för en väsentlig del av finansieringen.
Bu işi yapan kadınlar Khametipis (χαμαιτυπής - yerin dibine geçirilmiş) adı ile anılırlardı.Han dyrkade hedniska (förkristna) gudar med ett gudahov, därav ortens namn.
Bu alanda araştırma yapanlar genellikle psikolog veya sosyolog'lardan oluşmaktadır.Forskare inom området är ofta antingen psykologer eller sociologer.
Bayan Botz adı bir zamanlar Matt Groening'e bakıcılık yapan gerçek bir kişiden alınmıştır.Namnet Ms. Botz kommer från en som satt barnvakt till Matt Groening.
Turnuvada iki maç yapan takım ikisini de kaybetmiştir.Laget förlorade då båda sina matcher i gruppen.
Bu işi yapanlara koreograf denir.En person som arbetar med koreografi kallas koreograf.
Babası Hac Abbaskoli Tabrizi (1954'te öldü), Çarşı'da kendi imalatı yapan bir tüccar ve dini bir aktivistti.Hans far, Hajj Abbasquoli Tabrizi (död 1954), var köpman och religiös aktivist.
Erciş'in ovalık mahallelerinde hayvancılık yapanlara nazaran, yaylada kalma süresi Şehirpazar'da daha kısadır.Där lever de som vägt mindre än Sanningens fjäder i välbehag i Osiris eviga rike.
Ki-Adi-Mundi, Jedi Konseyi'nde görev yapan Jedi Ustasıdır.Ki-Adi-Mundi är en Jedimästare och medlem i Jedirådet.
Chatham House'a danışmanlık yapan kişiler arasındadır.Det är upphov till Chatham House-regeln.
Desenleri yapan başka sanatçıların yanı sıra kendisi de bazı desenleri yapmıştır.Förutom att backa upp andra artister producerade han dem också.
Bu, Palm OS ve Palm PDA aygıtlarının ve bunları yapan veya sunan şirketlerin (örn.I nyttighet tävlar palmyrapalmen med dadelpalmen och kokospalmen.
Arıcılık yapanların sayısı artış gösteriyor.Andelen drabbade ser ut att öka.
Şarkı yazarı, bir şarkının sözlerini yazıp bestesini yapan kişi.De slår vad om vem som skriver den bästa sången.
B92, Sırbistan'da yayın yapan bir televizyon kanalı.B92 (Б92) är en serbisk radio- och TV-kanal.
Kral kobra bilindiği kadarıyla yuva yapan tek yılandır.Kungskobran sägs vara den enda ormen som bygger bo för sina ägg.
Gözlem yapan bir çayır köpeği.Den är en vallande och vaktande herdehund.
Food Network veya Television Food Network, yemek yapma ve yiyecekler hakkında yayın yapan televizyon kanalı.Ett matprogram eller matlagningsprogram är ett TV- eller radioprogram om mat och matlagning.
Counter-Strike oyununda Ninjas in Pyjamas (NiP) takımının kaptanlığını da yapan eski oyuncu.Lista över personer som spelat eller spelar för Ninjas in Pyjamas.
Beatbox yapan kişilere ise Beatboxer adı verilir.Alla tre betraktas som förebilder av beatboxare.
Macaristan'da yuva yapan nüfus 70-80 çift kadardır.Det häckar ungefär 70–80 par i Ungern.
Golf yapanlar için de yakındaki golf sahasına gidebilirler.Golfregler används för att golfspelare ska kunna spela golf på ett rättvist sätt.
1982) 1922 - Christiaan Barnard, Güney Afrikalı kalp cerrahı (Dünyada ilk kalp naklini yapan) (ö.2001 – Christiaan Barnard, sydafrikansk hjärtkirurg, den förste att utföra en hjärttransplantation.
Oysa Glory filan değildir bunu yapan.Wallin är det i varje fall inte.
Özellikle de dolandırıcılık yapan biridir.För andra betydelser, se Petäjäkari.
CinemaScore üzerinden puanlama yapan izleyiciler A+ ve F ölçeğinde filme not ortalaması olarak "B+" verdi.Publik tillfrågade av CinemaScore gav filmen ett genomsnittligt betyg "B+" på en 'A+ till F skala'.
Babası Louis-Alphonse Gassion (1881–1944) ise sokaklarda gösteri yapan bir cambazdı.Piafs far, Louis-Alphonse Gassion (1881–1944), var en normandisk gatuakrobat med ett förflutet inom teatern.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod