Marx'a göre devrimi yapan ise proletaryanın bizzat kendisidir.Sinds Marx werd filosofie volgens Althusser dan ook revolutionair.
Bu sebepten silah alçak uçuş yapan uçaklara ve hafif zırhlı araçlara karşı kullanıldı.Het werd gebruikt voor het transport van lichte kanonnen en luchtafweergeschut.
Ev sahipliği yapan ülkelerden ikisi ikincilik, biri üçüncülük ve dördüncülük elde etti.Twee landgenoten van hem werden tweede en derde.
Aracın dinamik tasarımını yapan Steve Randle, süspansiyon sisteminin tasarımından da sorumluydu.De auto is ontworpen door Peter Stevens, die ook verantwoordelijk was voor de restyling van de Lotus Esprit.
Bunların birkaç tanesi yeni iş yapan girişimcilerdi.Sommige deden echter pogingen een nieuwe eigenaar te vinden.
Ravensburger oyuncak ve puzzle üretimi yapan bir Alman şirketidir.Schleich is een Duits bedrijf dat speelgoeddieren en kunststofpoppetjes maakt.
Once Caldas'a ev sahipliği yapan stad, Estadio Palogrande'dir.10 Admiral Grove is een huis in Liverpool.
Sonny Blackbones'u bilim insanıyken korsan yapan odur.Sonny Blackbones, een Pirate, wordt door de vijand Technoid ontvoerd.
Japonya tarihinde en uzun süre başbakanlık yapan kişidir.Daarmee is hij de langstzittende minister-president van Japan ooit.
Örneğin, hırsızlık yapan bir kişiye, hırsızlık yağtığı için hapis cezasının verilmesi.Om er een te bemachtigen moet je een dief vangen.
Onu yapan biz değiliz.Het zijn wij niet die dat gedaan hebben.
Yapanın kim olduğu belli.Het is bekend wie de dader is.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Nie goliłam się pod pachami i nie malowałam, jak normalne dziewczyny.
Şu anda bu görevi yapan Abraham Alkula'dır".Obecnie stanowisko to zajmuje Abraham Alkula”.
Yeryüzünde iyilik yapan insanları korurlar.Wybitni i zaslurzenie Ludzi ziemi Drohobyckiej. .
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.Kiedy dzielimy się tą odrobiną, Bóg daje nie wyczerpującą się obfitość serca.
Cinsel araştırma ve deneyler yapan klinik ve doktorların bulguları kesin midir?Czy ustalenia lekarzy i klinik prowadzących badania i eksperymenty seksuologiczne są prawdziwe?
1962 yarışması'na ev sahipliği yapan mekan olarak Villa Louvigny seçilmiştir.Na organizację konkursu w 1962 roku wybrano Villa Louvigny.
Hemşire olarak görev yapan Shew tıbbi bakımı, ikisi de doktor olan babası ve eşi dolayısıyla öğrenmişti.Shew, służąca jako pielęgniarka, znała się na opiece medycznej dzięki ojcu i mężowi, którzy byli lekarzami.
Şantaj yapan kişiye ise şantajcı denmektedir.Następnie dochodzi do wykrycia szantażysty.
1994'ten beri bir porno oyunculuğu yapan Baron, porno sektöründe "beyefendi" olarak ün kazanmıştır.Wszedł do branży porno w 1994 roku, szybko zdobywając reputację „dżentelmena z przemysłu porno”.
Klibin direktörü ise çoğu kez Rihanna ile işbirliği yapan Anthony Mandler'dir.Reżyserem klipu jest Anthony Mandler, który regularnie współpracuje z Rihanną.
Şarkı yazarı, bir şarkının sözlerini yazıp bestesini yapan kişi.Obaj zakładają się o to, kto napisze lepszą piosenkę.
Hırsız, hırsızlık suçunu yapan kişi.Zbrodniarz, który ukradł zbrodnię.
İlk bulunan sığınaktaki düğmeye basma işlemini yapan kişidir.Odpowiada osoba, która pierwsza naciśnie przycisk.
2011'de Kanada Grand Prix'de Monako'da kaza yapan Sauber pilotu Sergio Pérez'in yerine yarışmıştır.W 2011 roku Hiszpan zastąpił w Grand Prix Kanady Sergio Péreza.
Ayrıca Kızıl Ordu saflarında görev yapan kadınlar özel olarak hedef seçildi.Szczególnym celem były kobiety służące w szeregach Armii Czerwonej.
1547 - İlk İbranice basın yapan Yahudi basımevi Lublin'de açıldı.W 1547 w Lublinie została otwarta pierwsza żydowska drukarnia.
25 Temmuz - Salyut 7'nin Kozmonotlarından Svetlana Savitskaya uzay yürüyüşü yapan ilk kadın oldu.25 lipca – Swietłana Sawicka jako pierwsza kobieta odbyła spacer kosmiczny.
Ertesi hafta ring içi debut'unu yapan Cross, teke tek maçta Danielle Kamela'yı yendi.W przyszłym tygodniu Cross zadebiutowała w ringu pokonując Danielle Kamelę.
Hastalık yapan küf mantarları ise çok çeşitli hastalıklara yol açar.Większość orek żyjących w niewoli cierpi na różnego rodzaju choroby.
Allmusic (AMG) All Media Guide'a ait müzikle ilgili internette yayın yapan bir veri tabanıdır.AllMusic (AMG) – baza metadanych o tematyce muzycznej, część All Media Guide.
9 Mayıs 2015 tarihinde İspanya'nın Sevilla kentinde test uçuşu yapan bir Airbus A400M uçağı düştü.Katastrofa Airbusa A400M w Sewilli wydarzyła się 9 maja 2015 roku.
Altaçu kandıran, hile yapan demektir.El Güegüense posługuje się kłamstwem i oszustwem.
Marsiyla'da taksicilik yapan Daniel, bir Japon bakana şehri gezdirmekle görevlendirilir.Marcus i Pierre wsiadają do taksówki, kierowanej przez kierowcę pochodzenia azjatyckiego.
John Higgins'den sonra 147 yapan ikinci oyuncudur.Pozostał drugi po Johnie Higginsie.
2000 yılında ise MCA Records'a geçiş yapan Offishall, 2001 senesinde Quest for Fire: Firestarter, Vol.Albumy studyjne 1997: Eye & I 2001: Quest a for fire, firestarter, vol.
Üretim yapan şirket 1981 yılına kadar varlığını sürdürecektir.Jego produkcja trwała do 1981 roku.
Açılış sahnesi Shabbat ayini yapan bir aileyle başlar.Sekwencja otwierająca serię rozpoczyna się w sierocińcu.
MGM HD MGM Channel'ın HD yayın yapan kanalıdır.MGM HD został zastąpiony przez kanał AMC HD.
Polis ve askerler, protesto gösterisi yapan Uygurlara ateş açtı.Policjanci i basidże otwierali ogień do protestujących.
Tercüman, tercümanlık mesleğini yapan kişi, çevirmen.Jaką rolę w procesie przekładu odgrywa osoba tłumacza?
Toplamda 18 yıldan fazla görev yapmış olup Avustralya tarihinde en uzun süre başbakanlık yapan kişidir.W spotkaniu tym zadebiutował, co czyni go to najmłodszym reprezentantem Austrii w historii.
Hayvancılık yapan üreticiler küçükbaş hayvan büyükbaş hayvan yetiştirmektedirler.Chłopcy są odpowiedzialni za wypasanie małych zwierząt gospodarczych.
Arıcılık yapanlar da mevcuttur.Występują także mięczaki.
11 Eylül 1932), Victor Ciorbea'nın kabinesinde İçişleri Bakanı olarak görev yapan bir Rumen politikacı.12 grudnia 1996 objął stanowisko ministra spraw wewnętrznych w gabinecie Victora Ciorbei.
Bana darbe yapanları affettim.Za co przeprosiłeś powstańców?
Törende geçiş yapan tanklar.Czołgi pływający PZInż.
2014'te burada profesyonelliğe geçiş yapan futbolcu 2017'de Samsunspor ile anlaşmıştır.W 2014 został piłkarzem Ruchu Winniki, w którym zakończył karierę piłkarza w 2017.
Alçalma yapan uçakların pilotlarına, pist başına ne kadar mesafede olduklarını bildirir.Zdezorientowani piloci błędnie oszacowali odległość, jaka dzieliła ich maszynę od lotniska.
Proje adını projeye önemli bir bağış yapan Alfred P. Sloan Kuruluşu’ndan almıştır.Nazwa projektu jest związana z Fundacją im. Alfreda P. Sloana.
Eric'i vampir yapandır.Czy Johnny stanie się gangsterem?
Doğum yapan kadınları korur.Jest patronką rodzących kobiet.
İsim soylu sözcüklerden fiil yapan eklerdir.Szlachetni dbali o rzeczy szlachetne.
Üçlü loop atlayışını yapan ilk kadın sporcu ise 1968 yılında bunu başaran Gaby Seyfert'dir.Seyfert jest pierwszą kobietą, która w zawodach skoczyła potrójnego loopa w 1968 roku.
Aynı zamanda kompozitörlük de yapan bir müzikolog ve eleştirmendi.Działał również jako muzykolog i krytyk muzyczny.
Ve bazı cinselliğe gönderme yapan sahneler içermektedir (filmin sahneleri kesilmiş versiyonunda).Zespół przygotowuje stroje i zachowanie na scenie (odgrywanie scen obrazujących teksty piosenek).
Bu projenin önderliğini yapan kişi, kırk yedi bilginin çalışmasını denetleyen I. James olmuştur.Projekt ten był prowadzony przez samego króla Jakuba I, który nadzorował prace czterdziestu siedmiu uczonych.
Farklı farklı isimlerle amatör müzik yapan bu gruplardan birisi de Damlalar ismini taşıyordu.Warto zaznaczyć, że rody o takich samych nazwiskach używały też odmian.
Sonrasında Smackdown branduna dönüş yapan Layla, SD'de Michelle McCool ile Team Lay-Cool u oluşturmuştur.W tym samym roku powróciła na Smackdown gdzie razem z Michelle McCool stworzyła team LayCool.