Joseph Wallace George Corley Wallace - ABD'de dört dönem Alabama eyalet valiliği yapan Demokrat siyaset adamı.De rechter George Wallace gaat in de politiek en wordt gouverneur van Alabama voor de Democraten.
Kanada millî kriket takımı, Kanada'nın uluslararası kriket maçlarını yapan takımdır.Het Canadees cricketelftal is het nationale cricketteam van Canada.
Fikir, sanat yapan bir makina haline gelir."De mens zou een machine worden."
Saygısızlık yapan kişilere “yolsuz “ denir.Wie niet gehoorzaamt overkomt een 'ongeluk'.
Bana darbe yapanları affettim.Ik vraag vergiffenis aan wie ik pijn deed.
Bu tür evlilik yapan erkeğe tlekhehaj denilmiştir.Een zodanig tot stand gekomen huwelijk heet een gedwongen huwelijk.
Bu gözlemi yapana gözlemci denir.Dit noemt men waarnemingshorizon.
Cullen ailesiyle anlaşma yapan kişidir.Emmett kwam bij het gezin Cullen.
Ban Hana ise yemek kamyonunda satış yapan bir kızdır.Een melkmeisje was een vrouw die melk aan huis verkocht.
1FLTV (1 Fürstentum Liechtenstein Television) Lihtenştayn'dan yayın yapan tek TV kanalıdır.Fürstendum Liechtenstein Television) is het enige televisiekanaal in het vorstendom Liechtenstein.
Maç Manchester City'ne ev sahipliği yapan Manchester Şehir Stadyumu'nda 14 Mayıs 2008'de oynanmıştır.De finale werd op 14 mei 2008 in het City of Manchester Stadium in Manchester gespeeld.
Bu nedenle bu alanda üretim yapan firma sayısı da artmıştır.Het aantal organisatieadviesbureau voor deze branche is ook aan het toenemen.
1989 yılının en çok hasılat yapan filmidir.De tien films uit 1989 die het meest opbrachten.
Saldırılardan sonra 450 Splash ile bitirici vuruşu yapan üyeydi.Ironisch genoeg was hij degene die geblesseerd was geraakt door een 450 splash voor de beslissing was genomen.
Çünkü; bir zamanlar yolculuk yapan bu ikili, birbirlerine düşman olmuştu.Het bestond toen uit twee redoutes die door een gang met elkaar in verbinding stonden.
Auburn, 1900 ile 1936 arasında ABD'de üretim yapan bir otomotiv markası.Auburn was een Amerikaans automerk van 1900 tot 1937.
Amerika Donaması'nda görev yapan Douglas SBD Dauntless uçağının yerine geçmiştir.Het was de vervanger van de Douglas SBD Dauntless bij de Amerikaanse Marine.
Toplum olarak bizim pozitif müzik yapan birilerine ihtiyacımız var.Alles draait om wat mensen gevoelsmatig in muziek beleven.
Aralarında Rusya'yı da birliğe katma planları yapanlar da vardı.Daar ruziën ze beiden over een Russisch meisje.
Ki-Adi-Mundi, Jedi Konseyi'nde görev yapan Jedi Ustasıdır.Ki-Adi-Mundi is in Episode I de enige Jediridder in de Jediraad.
Karşılaştırmayı yapan kişinin sorduğu en temel soru şöyledir: "Ben bunu başarabilir miyim?".Zijn bekendste uitspraak was: Zal ik het doen?
Sayı yapan kişi tekrar vurur.Iemand die aan schieten doet is een schutter.
İyilik ve kötülük yapan ruhların tamamıdır.Ze geloven in geesten van overledenen, goede en kwade.
Fakat asıl sükse yapan "Go Now" isimli parçaları oldu.De belangrijkste ontwikkelingen spelen zich nu in wat nu Peru heet af.
Köye giriş yapan tatil süresince çıkış yapma gereği duymaz.Ze mochten buiten werktijden het dorp in.
Ülkenin en uzun süre başbakanlık yapan ikinci siyasetçisidir.Hij was daarmee de langst zittende minister-president van het land.
Mola ana planlamaları yapan kişiydi ve komuta kademesindeki ikinci kişiydi.Mola was de leider van de organisatie, maar officieel de tweede in rang.
Bu alanda çalışma yapan bütün ciddi bilim adamları tarafından ... uzun süre önce terk edilmiştir." demektedir.In zijn tijd werd hij door alle geleerden heel erg gewaardeerd."
Gangster, yasa dışı işler yapan çete üyesidir.Een gangster is een crimineel die lid is van een bende.
Hızlı ve sık sefer yapan gemilerdir.Dit zijn opblaasbare bootjes die zeer snel en wendbaar zijn.
Mustafakemalpaşa, ilçesinde yayın yapan günlük gazete ve yerel radyo kanalları bulunmaktadır.Een huis-aan-huisblad brengt lokaal en eventueel regionaal nieuws.
Santos Urdinarán (30 Mart 1900 - 14 Temmuz 1979), forvet pozisyonunda görev yapan Uruguaylı futbolcudur.Santos Urdinarán (Montevideo, 30 maart 1900 – aldaar, 14 juli 1979) was een Uruguayaans voetballer.
Zaman zaman, onur ya da ödüle vurgu yapan temsili bir çelenk de bulunurdu.Sommigen lieten ook vlak voor hun vertrek een boodschap of een eerbetoon achter.
Yurt Dışına Çıkış Harcı yurt dışına giderken Türkiye'den TC Pasaportu ile çıkış yapanlardan alınan harçtır.Toegang tot hun land, door iemand die onder een Zuid-Rhodesisch paspoort reist; b.
Yaz mevsiminde sebzecilik yapanların gelmesiyle nüfus 2500 civarına çıkmaktadır.In de winterperiode zijn hier tot tweeduizend broedparen te vinden.
Az da olsa rençberlik yapanlar vardır. ^ YerelnetJe hebt maar wat lopen (te) lanterfanten.
Special Air Service (SAS) Birleşik Krallık Ordusu'na bağlı, ülke dışında görev yapan özel birliktir.De Special Air Service (SAS) is een Special Forces-eenheid afkomstig uit Groot-Brittannië.
Özgürlük Heykeli'nin tasarımını yapan kişi olarak bilinmektedir.Het blijkt het toegetakelde hoofd van het Vrijheidsbeeld te zijn.
Oldukça tatlı ve oğlu için her şeyi yapan bir annedir.Ze is een lieve zorgzame moeder die alles over heeft voor haar gezin.
Şantaj yapan kişiye ise şantajcı denmektedir.Dit maakt hem kwetsbaar voor chantage.
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü.2012 - Een vliegtuig met een medisch team stort neer in Zuid-Afrika.
Çağatay Akman ayrıca 44. Altın Kelebek Ödüllerinde "En İyi Çıkış Yapan" kategorisinde aday gösterildi.De Eerste Klasse van de Orde werd 44 maal in een gouden uitvoering "met de zwaarden" toegekend.
"Tabii ki fiili hareketi yapan gençlerdir.Spelende kinderen hebben de officiële status van voetganger.
2011'in en iyi çıkış yapan DJ'lerinden biridir.Anno 2005 is hij één van de best betaalde dj's ter wereld.
Karadağ'da işini kötü yapan birisine ''İşini çok kötü yapıyorsun.Zo moet u het kwaad dat zich bij u aandient in de kiem smoren.
Cochrane yemek partilerine sık sık ev sahipliği yapan zengin bir kadındı.Mevrouw Cochrane was een rijke dame die graag veel chique party’s organiseerde.
Avustralya millî kriket takımı, Avustralya'nın uluslararası kriket maçlarını yapan takımdır.Het Australisch cricketelftal is het cricketteam dat het land Australië vertegenwoordigd.
Bu konuda çalışma yapan ilk ekonomisttir.Het was het eerste instituut dat zich hiermee bezighield.
Sport TV, Portekiz merkezli olarak spor içerikli yayın yapan grup kanalların ticari adıdır.Eurosport is in Europa de grootste commerciële omroep die zich richt op sport.
Kuran'da büyü yapanların ve şeytanlarla iletişime geçip güç elde edenlerin cehenneme gideceği yazar.Dit was stichtelijke lectuur, voor hen die van het rechte pad waren afgedwaald en bang waren voor de hel.
Köyde, okuma yazma oranı yüksek olup üniversite tahsili yapan birçok insan vardır.Geletterdheid is relatief hoog in de staat, en er zijn veel gekwalificeerde mensen.
Bangladeş millî kriket takımı (lakabı: Kaplanlar), Bangladeş'in uluslararası kriket maçlarını yapan takımdır.Het cricketelftal van Bangladesh is het nationale cricketteam van Bangladesh.
Hobi olarak arıcılık yapanlar da vardır.Sommige mensen sparen knuffelbeesten als een hobby.
Seyrüseferci, nakliye uçakları ve gemilerde görev yapan navigasyondan sorumlu personel.Werk aan schepen, scheepsmotoren e.d. "live" te bezichtigen.
Azad Azerbaycan TV (ATV), Azerbaycan'da yayın yapan özel bir televizyon kanalı.Asia Television Limited of ATV is een commerciële Hongkongse televisiemaatschappij.
Onun menajerliğini yapan eşi, kendisini beste yapmaya yönlendirdi.Haar man steunde haar in alles wat ze deed, hij was als het ware haar manager.
ATF, ABD'de ateşli silahlar ve mühimmatları ile ilgili lisanslandırma işlerini yapan tek devlet kurumudur.FN en FNMI houden zich hoofdzakelijk bezig met de fabricage van militaire vuurwapens en munitie.
1906: Léon Levavasseur, başarılı soğutma yapan V8 motorunu uçaklarda kullanılması için uyarladı.1903 Léon Levavasseur demonstreert zijn Antoinette motor, speciaal gebouwd voor vliegtuigen.
İzmir'den yayın yapan 9 televizyon kanalı, 26 yerel radyo istasyonu ve 15 yerel gazete bulunmaktadır.Er zijn ten minste 400 publicaties, 15 lokale Afghaanse tv-zenders en 60 radiozenders.
Giriş yapan kullanıcılar web sitelerine "user-agent" denilen telefon kimliklerini bırakmaktadır.Hun opdrachten krijgen ze telefonisch van "The Commissioner".