Özellikle de dolandırıcılık yapan biridir.Na verdade, trata-se de um impostor.
Akustik müzik yapan kişiler, müziğin sesini elektronik amfilerle arttırırlar.Entres outros, sendo em que o ritmo das músicas são batidas eletrônicas.
Sri Lanka millî kriket takımı (lakabı: Aslanlar), Sri Lanka'nın uluslararası kriket maçlarını yapan takımdır.A Seleção de Críquete do Sri Lanka, apelidada de The Lions, é a equipe nacional de críquete do Sri Lanka.
Medyayı oynat Çift yıldız, ortak kütle merkezinde yörünge yapan iki yıldızdan oluşan bir yıldız sistemidir.Um sistema estelar binário consiste de duas estrelas que orbitam o seu centro comum de massa.
Pansiyonda hizmetçilik yapan üçüncü kadındır.Foi a única mulher a servir na comissão.
Bu durumda vuruşu yapan oyuncu, oyun dışında kalır.Por isso, é necessário o jogador ficar longe dele.
En iyi sekiz atışı yapan sporcular dışındakiler elenir.Passaram à final as oito melhores atiradoras da qualificação.
Kazıyı Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nde görev yapan İsveçli askerler de izledi.Soldados nepaleses participam de missões das Nações Unidas no Oriente Médio.
Ayrıca arıcılığıda profösyönelce yapanlar bulunmaktadır.Pessoas portadoras de deficiências também participam da prova.
İşte bu deneyi inanılmaz yapan şey de budur.O filme foi uma experiência inacreditável.
Bu tür yatırımlar özellikle olumlu vergi muamelesi yapan bölgelerde kaydedilir.Tais processos tratam de áreas específicas, com destaque para a área fiscal.
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.Uma pessoa que trabalha neste campo é chamado de prostituta, e é um tipo de profissional do sexo.
Sinemayı Sanat Yapanlar.Quem é Quem Cinema.
Ayrıca hayvancılık yapanların yaşadığı Dikencik yaylası Kaşın Kuzey doğusundaki tepeler üzerinde yer alır.Também serve de alimentação para animais em períodos de seca no Nordeste.
Daha sonra ise Japonya genelinde yayın yapan Animax kanalı tarafından tekrar yayınlanmıştır.Ele também foi transmitido várias vezes no Japão no canal Animax.
Bu arama tutanaklarını yapan ben değilim. ^ Şahin, Helin (7 Nisan 2009).Eu não quero que ninguém mais sofra meu destino. Konami (23 de outubro de 2003).
Beni ben yapan ne?Mas, que queres tu que eu faça?
Koç Grubu'na bağlı yapı malzemeleri satışı yapan firma.Relação de Lojas Subordinadas ao GOER.
Fotosentez sonucu atmosferde oksijen birikmesi ile oksijenli solunum yapan canlılar oluşmuştur.O mais importante é que através da fotossíntese elas encheram a atmosfera de oxigênio.
Burada v radyal hareket yapan galaksinin sürati, c ise ışık hızıdır.T0 é a tensão na corda, e c é a velocidade da luz.
IFR uçuş yapan uçaklar tarafından kullanılır.Aeronaves fabricadas pela IPE Aeronaves.
Nick Jr., Nickelodeon'ın okul öncesi çocuklara yönelik yayın yapan kanalıdır.Nick Jr. é um bloco que passa conteúdo pré-escolar.
ATF, ABD'de ateşli silahlar ve mühimmatları ile ilgili lisanslandırma işlerini yapan tek devlet kurumudur.O ATF é responsável pelo licenciamento de todos os comerciantes de armas e armeiros dos EUA.
İstanbul'da 89.0 FM frekansından yayın yapan Lokum FM'in yerine kurulmuştur.Esta entendeu que deveria ser colocada uma nova emissora na 89.9 FM.
Persona, benlik rolü yapan bir maskedir.Essa máscara representava sua personalidade indulgente.
Okul süresi boyunca kışları okuyup, yazları rençberlik yapan bir öğrenci idi.Ele então se estabeleceu em uma fazenda e lecionou durante os meses de inverno.
Batı tekniğiyle beste yapan Türk müzisyenleri oratoryo türünde bazı eserler verdiler.Isso permitiu que mais músicos fossem apresentados ao estilo de Nova Orleãs.
Aynı anda tombala yapan kişiler ödülü paylaşır.Jogadores que atingissem a mesma pontuação, dividiram igualitariamente o prêmio.
Ancak onu en çok popüler yapan CSI: Miami adlı TV dizisindeki Ryan Wolfe karakteridir.Conhecido pelo seu personagem Ryan Wolfe, da série de televisão CSI: Miami.
Liderliğini 1995 yılından bu yana İnegölspor Amigoluğu yapan Tevfik Taşkın yapmaktadır.Vermelho Novo alcançou considerável desenvolvimento, desde sua emancipação política, ocorrida em 1995.
Kendisine bunları yapanın yetişkin biri olmuş olan Amelia olduğunu öğrenir.Maia, foi criada para tornar-se um deles.
Bu balığın evcilleştirenler pirinç tarımı yapan çiftçilerdi.O que o senhor tinha a oferecer aos desbravadores era milho verde.
Aynı zamanda kompozitörlük de yapan bir müzikolog ve eleştirmendi.Foi também compositor, musicólogo e crítico musical.
Yerel yayın yapan kanalın aynı zamanda İstanbul'da stüdyoları vardı.A Rádio Dinamarca tem estúdios na localidade.
Böylelikle komünistler ülkede aktif siyaset yapan tek özne haline gelirler.Se isso for verdade então as tartarugas são os únicos representantes vivos da ordem.
Onu yapan biz değiliz.Não fomos nós que fizemos isso.
Lviv Filarmoni Orkestrası'na ev sahipliği yapan Victoria HallSalão Victoria, no edifício da Orquestra Filarmónica de Leópolis
Müttefiklerle işbirliği yapan İtalyanlar, düşmanın saldırı planlarını öğrenerek hazırlık yaptılar.Os italianos, cooperando com os Aliados, souberam dos planos de ataque do inimigo e se prepararam.
Güneşte yanarsa gölge yapan bir nesnenin altına veya suya girerler.Op het heetst van de dag wordt de schaduw of het water opgezocht.
Çünkü kendini erkek yapan her kadın cennete ulaşacaktır.!"Hierdoor heeft zijn (ex-)vrouw alle troeven in handen bij de scheiding.
Tercüme yapan cahiller veya kötü niyetlilerin uydurmasıdır.Fallible (Feilbaar) - In staat om een fout te maken of zich te vergissen.
(Al-i İmran, 78) Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, bize gizli kalmazlar.Wij zullen onze huizen niet hoger maken dan die van de moslims."
Bu işi yapanlara koreograf denir.De mensen die choreografieën maken worden choreografen genoemd.
Chloe (Madison Scott) Allie ve Tess kavga ettiklerinde aralarını yapan arkadaşları.Chloe (Madison Scott) is de reservevriendin van Tess en Allie als ze ruzie hebben.
Hayvancılık yapanlar da vardır.Er zijn ook veeboeren.
Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.Daardoor remt één remsegment (het oplopende) beter dan het andere (lossende).
Üniversitenin kuruluşunda yardım yapan bu 22040 kişinin onuruna üniversite 22040 isimli likör üretti.Om alle mensen die geld hebben gedoneerd te bedanken, werd er een likeur ontwikkeld met de naam 22040.
Bu işi yapanlara arıcı denir.Hiernaar werd de Kebaracultuur vernoemd.
Bunu yapan ilk ülke ise, 1789 Fransız Devrimi sırasında Fransa olmuştur.Het eerste land dat deze debatten voerde was Frankrijk, tijdens de Franse Revolutie in 1789.
Dublör (sinema) - Bir oyuncunun yerine filmin bazı sahnelerinide asıl oyuncu yerine oynayan, rol yapan kişi.Een body double is iemand die in een speelfilm een scène speelt in plaats van de eigenlijke acteur.
Yapan kişi Azkaban'da ömür boyu hapse girer.Hiervoor werd ze veroordeeld tot een levenslange gevangenisstraf in Azkaban.
3Sat, Almanca yayın yapan uydu televizyon kanalı.3sat is een Duitstalige televisiezender.
E. coli içinde hastalık yapan pek çok tipi vardır.Er bestaan ook enkele Y-gebonden erfelijke aandoeningen.
Bunun yanında denizcilik yapanları, reisleri korur, himaye ederdi.Nu zitten de zeemannen met hen opgescheept - en zij met de zeemannen.
Kulübün adı aynı zamanda sponsorluğunu da yapan elektrik şirketi EWE AG 'den gelmektedir.De naam van de club komt van hoofdsponsor EWE AG, een energiebedrijf.
Baklagillerden olmayıp da azot fiksasyonu yapan bitkilerdir.Vruchten zijn geen (vitale) delen van planten, maar voortbrengsels ervan.
Protaras ve Ayia Napa'da turizmcilik yapan pek çok insan Paralimni'de yaşamaktadır.Veel inwoners zijn werkzaam in het toerisme in Protaras en Ayia Napa.
2010'da XXL dergisinin kapağına çıktı ve MTV'nin "atılım yapan MC'ler" listesinde yer aldı.In 2010 stond hij op de cover van XXL Magazine en werd hij opgenomen in MTV's Top 10 Breaktrough MC's.
Bestair, Charter uçuş tarifeleri yapan bir havayolu şirketidir.Een chartermaatschappij is een luchtvaartmaatschappij die chartervluchten aanbiedt.
Ayrıca, B.Z., Bild Berlin ve Berliner Kurier gibi sadece Berlin için yayım yapan gazeteler de vardır.Buiten dat zijn er in Berlijn de lokale boulevardkranten B.Z. en Berliner Kurier.