Ana içeriğe geç
Sözlük

yapan ile cümle

yapan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Daha sonra kadını dövülmüş olarak bulduklarında bunu yapanlardan intikam almaya kalkacaklardır ama..Когда они узнают, что девушка водила их за нос, то решают отомстить.
Şehir'de yayın yapan 4 yerel TV kanalı vardır.В городе вещает семь телевизионных каналов.
Bunlardan çok daha önemlisi öçümü yapan kişinin deneyimidir.Следовательно мы являемся виновниками в большей степени, нежели они.
Fontaine Dünya Kupası finallerinde hat-trick yapan tek Fransız oyuncudur.Фонтен является единственным французским игроком сделавшим хет-трик в финальной части чемпионатов мира.
26 Aralık 268), 22 Temmuz 259'dan 268 yılındaki ölümüne dek görev yapan Roma Piskoposu (Papa).Дионисий (?—268) — святой епископ Рима с 22 июля 259 по 26 декабря 268 года.
Üretim yapan şirket 1981 yılına kadar varlığını sürdürecektir.Этот тип производства функционировал до 1981 года.
Arab News Network, uydudan Arapça yayın yapan bir haber kanalıdır.Arab News Network — арабский новостной телеканал.
Ad işi yapanı, eylem işin yapılışını bildirir.Поток управления задаёт порядок выполнения действий.
Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.А если кто добровольно совершает доброе дело, то тем лучше для него.
"EXOclusive" yaklaşık bir milyon satış yaparak Kore'de en çok satış yapan moda dergisi rekorunu kırdı.«Exoclusive» стал самым продаваемым журналом в Корее, тираж составил почти миллион копий.
Dizide yerel yayın yapan KBBL-TV (Kanal 6) nın sunucusu ve yapımcısı olarak gözükmektedir.Ведущий местных новостей на канале KBBL-TV (Шестой канал).
Ayrıca, İngiltere'de basılı kitapların perakende ticaretini yapan ilk İngilizdir.Кроме того, он первым в Англии стал печатать книги антиквой.
Önceleri işini çok iyi yapan kariyer sahibi bir iş kadınıydı.Для него это была безупречно точно работавшая машина.
İzgü'nün ifadesine göre babası Adana'da ilk gecekonduyu yapan kişidir.Музаффер утверждал, что его отец построил первое геджеконду в Адане.
Memeler doğum yapan kadınlarda süt üretimini sağlarlar.Власти организовали выдачу молока беременным женщинам.
Şenol Kaptan ise çevrede balıkçılık yapan biridir ve o da Makiko'ya aşıktır.Седжуро же влюбляется в Усаги, а в него — Макото.
Metric, Kanadalı Indie Rock ve New Band tarzında müzik yapan gruptur.Metric — канадская группа, играющая в жанрах инди-рок и новая волна.
Türkiye’de ilk kez çocuklarda canlıdan canlıya böbrek nakli yapan ekipte yer almıştır(1975).Впервые применил в клинике переливание крови внезапно умерших людей (1930).
Daha sonraları küçükbaş hayvancılık yapanlar azaldıkça buralara gidenler de azalmıştır.Так удачно, что остальных зверей становилось всё меньше и меньше.
İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.Также все праведные будут воскрешены.
4 Nisan 2010'da ise TRT'nin Arapça yayın yapan kanalı TRT Et-Türkiyye açıldı.4 апреля 2010 года TRT запустила международный арабоязычный телеканал TRT El Arabia.
Şantaj yapan kişiye ise şantajcı denmektedir.В качестве шантажиста выступал лично Пронаи.
Toplum olarak bizim pozitif müzik yapan birilerine ihtiyacımız var.Как любитель занимается современной популярной музыкой.
Hırsız, hırsızlık suçunu yapan kişi.Вор — человек, систематически совершающий кражи.
23 Temmuz 2008'de kendisini Memphis'li yapan imzayı attı.23 июня 2008 года Марк подписал контракт с «Мемфисом».
Öyle ki çölde kamp yapanlar deve dışkısını ateş yakmak için kullanırlar.Оставшиеся на берегу пытаются развести огонь.
1984) 1944-1946 yılları arası Rusya SFSC Dışişleri Halk Komiseri görevi yapan Sovyet diplomat.В 1944—1946 гг. — народный комиссар иностранных дел РСФСР.
Zina yapan cariye ise o zaman da bu cezanın yarısı kadar ceza alır.О, если бы нашёлся тот, кто осмелился совершить подобное, он понес бы достойное наказание за это злодейство.
Şarkı, 2009 yılında dijital alanda en çok satış yapan şarkı olmuştur.Это означало, что на тот момент она была самой продаваемой цифровой песней всех времен.
Bu gösterilerde genelde tanıtımı yapan bir sunucu vardır.Как правило, при этом присутствуют приглашённые в студию зрители.
Fince dilinde yayın yapan Yle kanalı ise henüz açıklama yapmamıştır.Запланированное издание Большого атласа Блау на испанском языке так и осталось незавершенным.
Önce ressam olarak sanat alanında çalışmalar yapan Salingaros kısa süre sonra bilime yöneldi.Безусловно, режиссёр, получивший сначала художественное образование, работал именно в этом направлении.
Bunların dışındakiler, ataları için savaşan ya da ticaret yapan kişilerdir.Кто согрешил, он или родители его, что родился слепым?»
Saldırıyı yapan Misak Torlakyan İngiliz askeri mahkemesince yargılandı.Торлакян предстал перед британским военным трибуналом.
Golf yapanlar için de yakındaki golf sahasına gidebilirler.На этих курортах также созданы поля для игры в гольф.
DGC Records ile sözleşme yapan grup, 1995'te Do You Want More?!!!??! albümünü bu şirketten çıkardı.Проигнорированный хип-хопом, первым альбомом The Roots для DGC, Do You Want More?!!!??!, был выпущен в 1995.
Müşteri araştırmayı yapan firmayı ve rakipleri kendi gözünde bir sıralamaya sokar.Курильщик со своими соратниками обсуждают инцидент.
Melek ile çalıştığı yerde kitapçılık yapan Yusuf arasında da yakınlaşma başlamıştır.И Он показал, послав через Ангела Своего рабу Своему Иоанну».
Aykırı yayın yapanlar sansürlenir, kapatılır veya başka türlü yollarla engellenmeye çalışılır.Эти чётки запрещается передавать посторонним, относиться к ним небрежно или непочтительно.
İkili daha sonra beraber müzik yapan Mike Mills ve Bill Berry ile tanıştılar.Вскоре к ним присоединились ещё два участника — Майк Миллз и Билл Берри.
Macaristan tarihinde hükümette en uzun süre görev yapan başbakanıdır.Вошёл в историю Барбадоса как человек, занимавший пост премьер-министра наиболее долгий срок.
Babası bir dönem Kenya'da görev yapan bir Rus diplomattır.Его отец — выходец из Франции, поступивший на русскую службу.
Ve akabinde uçuş yapan o uçak dönüş esnasında yere çakıldı.Самолет, на котором он летел, врезался в землю.
Hobi olarak arıcılık yapanlar da vardır.Девочки также занимаются своим хобби.
Çıkıntı yapan koku alma lobları koku alma duyusunun oldukça gelişmiş olduğunu gösterir.Считалось, что её плоская форма позволяла наилучшим образом ощутить аромат напитка.
İki saate yakın bir zamanda pişen yemeği ilk defa yapanlara meşe kömürüyle yapmaları tavsiye edilir.Приблизительно в это время впервые кофе употребляют с сахаром.
Babasının isteği üzerine iffetsizlik yapan annesini öldürür.Она хочет, чтобы ей не было стыдно за отца.
İyilik ve kötülük yapan ruhların tamamıdır.Православное учение о добрых и злых духах.
Sadece işlerini yapan üç kadın vardı.Вместе с ним были только трое слуг.
Bu zaman diliminde yayın yapan TV kanalları yayın akışlarını bir saat geriletmektedir.Теперь они засиживались у телеприёмников на час позже против местного отсчёта времени.
Burada, Fransa'ya nakliyat yapan bir Alman yük gemisinde çalışmaya başladılar.Строился во Франции по заказу Румынии как грузо-пассажирский пароход.
7 Temmuz 1995), Kasımpaşa takımında forvet pozisyonunda görev yapan Hırvat futbolcudur.7 июля 1969 года было решено восстановить профессиональную футбольную команду под эгидой клуба.
"Animeyi yapanlar ve izleyenler her zaman aynı şeyi istiyorlar."الناس الذين يصنعون الأنمي والناس الذين يشاهدونه دائماً يريدون الأشياء نفسها.
Fransa, küçük araba üretimi yapan şirketlere vergi muafiyeti sağlar.وقدمت فرنسا إعفاءات ضريبية للشركات العاملة في مجال إنتاج السيارات الصغيرة.
Altıncı sezonda yönetmenlik yapan Jack Bender'e göre yedinci sezon yedi bölüm içerecek.وقد صرّح المُخرِج جاك بندر الذي عَمِل في الموسم السادس أن الموسِم السابِع سيكون فقط 7 حلقات.
Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.ولله في خلقه شئون.
(Al-i İmran, 78) Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, bize gizli kalmazlar."زرعوا فحصدنا" قال في خطابه مقتبساً ذلك عن خليل السكاكيني "فلنزرع ليحصدون".
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.ولم أكن أستطيع أن أحلق إبطي، ولم أكن ألبس مثل الفتيات العاديات أو أضع مكياجاً.
2004 yılında bilgisayar ve ofis ekipmanları servisini yapan “AAA Technology” şirketini kurdu.في عام 2004 م أسس شركة "أأأ تيكنولوجي (ААА Technology)" التي زاولت أعمال صيانة الحواسيب والمعدات المكتبية.
Olimpiyatlara ev sahipliği yapan şehirlerde geçici mahkemeler kurulmaktadır.يتم إنشاء محاكم مؤقتة في المدن المستضيفة للألعاب الأولمبية .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod