Ana içeriğe geç
Sözlük

yapan ile cümle

yapan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Onunla beraber geçiş yapan isimler de vardı.ثم شرع في ذكر أسماء شيوخه الذين اتصل به وأخذ عنهم والذين أجازوه.
Animax, 24 saat anime ağırlıklı yayın yapan ilk ve en büyük kanaldır.و تعدّ أنيمكس أول وأكبر شبكة تبث الأنيمي لمدة 24 ساعة متواصلة.
"Umami tadının işlevsel nörolojik görüntülemesi: Umami tadını hoş yapan nedir?"."التصوير العصبي الوظيفي لطعم أومامي: ما الذي يجعل طعم أومامي لذيذاً؟".
Tamirde en az işi yapan odur ama her tamirde ilk o söz alır.قال تعالى: (هو الأول والآخر) أي الأول قبل كل شيء بلا بداية، والآخر بعد كل شيء بلا نهاية.
Bu fiyat artışı üretim yapan ülkelerde, özellike Kongo ve Ruanda arasında, gerilimin artmasını sağlamıştır.ويعزى إلى هذه الزيادة في الأسعار إلى توتر العلاقات بين الدول المنتجة خصوصا الكونغو ورواندا.
Kentte daha uzun dönem tatil yapanların tercihi grootstrand (büyük plaj) dir.تشهد طَرْفَايَة فِي فصل الصيف ازديادًا كَبِيرًا فِي عدد الوافدين عليها، وخصوصًا مِن المُدن المُجاورة.
Kazayı yapan sürücü Ahmet Burak Erdoğan'ın, olay tarihi itibarı ile ehliyetsiz olduğu iddiaları vardır.وهناك دعوات قضائية غير كافية ضد السائق أحمد بوراك إردوغان الذي قام بالحادثة بإعتبار تاريخ الحادث.
Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.«ما أكثر الصالحين، وأقل الصادقين في الصالحين».
Yine Kur'an'ın kıraat farklılıklarını gidermek için yapılan mushaf yazım işini yapan dört sahabiden birisiydi.الوجه الرابع: جاءت النصوص في كفر من سأله وصدقه، فكيف به هو نفسه فيما ادعاه.
6 ile 14 yaş arası öğrenimin mecburi olduğu Belize'de orta öğrenim yapan oldukça azdır.يعد التعليم في بليز إجباريًا بين عمر 6 أعوام و14 عامًا للدراسة في المرحلة الابتدائية.
6 Eylül 1914 tarihinde, donanmada ıslahat için görev yapan Britanyalı subaylar Osmanlı Devleti'ni terk etti.السادس من سبتمبر 1914 ترك الضباط الإنجليز الأصلاحات التي كانوا يقومون بها للأسطول العثماني.
Bu işi yapan kadınlar Khametipis (χαμαιτυπής - yerin dibine geçirilmiş) adı ile anılırlardı.وقد اختُلف في اسمه فقيل اسمه الحارث، وقيل النعمان، وقيل عمرو.
1938'de uçağıyla beş gün süren bir Balkan Turu yapan Gökçen’in ünü bu turla dünyaya yayıldı.وفي عام 1938، قامت بتنفيذ عملية طيران على مدار خمسة أيام حول دول البلقان لاقت إشادة كبيرة.
Bu makamda genellikle elçilikte görev yapan üst düzey bir askerî görevli bulunur.في العادة يشغل هذا المنصب أحد الضباط العسكريين الرفيعي المستوى ويحصل على المنصب أثناء عمله في السفارة.
16 yıl şansölyelik yapan Kohl, Otto von Bismarck'tan sonra en uzun süre bu görevde kalan kişidir.تعد السنوات الستة عشر التي عمل كول فيها مستشارًا لألمانيا هي الأطول بعد أوتو فون بسمارك.
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.ٱلشَّكُورُ: هو الذي يزكو عنده القليل من أعمال العباد، فيضاعف لهم الجزاء، وشكره لعباده مغفرته لهم.
Maximinus soylulardan nefret ederdi ve kendisine karşı plan yapanlara karşı acımasızdı.تصرف كوزيمو طيلة حياته بوحشية ضد أولئك الذين حاولوا معارضة خططه.
Gözlem yapan bir çayır köpeği.كلب متحلل يجري ..
Saatçi, mekanik sistemle çalışan saatlerin montaj, tamir ve ayarını yapan kişidir.صانع الساعات هو الحرفي الماهر الذي يقوم بصناعة وإصلاح الساعات.
Myst'te oyuncu büyülü bir kitap kullanarak Myst adasında yolculuk yapan Stranger rolündedir.تضع اللعبة اللاعب في دور الغريب الذي يستخدم كتابا خاصا للسفر إلى جزيرة ميست.
Üzüntümü dile getiriyorum ve derin bir şekilde bu saldırıyı yapanları kınıyorum.أدين هذا الاعتداء أشد إدانة، وأبعث بأحر التعازي لعائلات الذين سقطوا قتلى في هذا الهجوم».
Bu asansör reverans yapan bir kadın gibi yükselir.رفع الجناح عما هو من المرأة مباح.
Colledge, tarihte ikili atlayış yapan ilk kadın patencidir.لابروزي تصبح أول امرأة تنقفز بمظلة.
Kış süresince kıyıda balıkçılık yapan gruplar iç bölgelere avlanmaya ve yiyecek bulmaya geliyordu.وخلال فصل الشتاء كانت مجموعات الصيد الساحلي تتحرك نحو الداخل للصيد وجمع المواد الغذائية الطازجة والفراء.
Rus kaynaklar ise, Barış Gücü bünyesinde görev yapan 12 askerin öldüğünü, 150'sinin yaralandığını öne sürdü.في اليوم نفسه، قتل اثنا عشر جندياً من قوات حفظ السلام الروسية و أصيب نحو 150 بجروح.
Ev sahipliği yapan ülkelerden ikisi ikincilik, biri üçüncülük ve dördüncülük elde etti.42 يوم المدينة الفاصلة أنا والآخر.
Oto tamirhanesi olmamakla birlikte, araç lastiği tamiri yapan bir dükkanı bulunmaktadır.حيث لا يمكنك شراء سيارة أودي تعمل بجر الديوك.
1936) 1867 - Wilbur Wright, ilk motorlu uçağı yapan Amerikalı ünlü Wright Kardeşler'den (ö.1867 - ويلبر رايت، أحد الأخوان رايت الأمريكيين اللذان اخترعا الطائرة.
El-Kaide, Taliban ve bunlarla işbirliği yapan diğer örgütler.الأمم المتحدة ربطت بين هذه الجماعة وتنظيم القاعدة أو طالبان.
Törende geçiş yapan tanklar.المملكة المتحدة، معبر دبابات .
MetroLyrics, 2002 yılında kurulan şarkı sözleri paylaşımı yapan bir web sitesi.(أغسطس 2017) مترولايركس هو موقع مخصص لكلمات الأغاني، أسس سنة 2002.
IFR uçuş yapan uçaklar tarafından kullanılır.يستخدم في الطائرات التي تطير بدون طيار.
Japonya tarihinde en uzun süre başbakanlık yapan kişidir.هو أطول مستشاري ألمانيا عمراً.
Veteriner sağlık teknikeri, bir veterinere çalışmalarında yardımcılık yapan kişi.جيلو هو الطبيب البيطري الذي يساعد نادي الإنقاذ في تحقيقاتها.
Hollanda, dünyanın en fazla ihracat yapan ilk on ülkesinden biridir.وتعدّ هولندا واحدة من أكبر عشر بلدان رائدة في مجالات التصدير في العالم.
Persona, benlik rolü yapan bir maskedir.هل تقصد بـ : قناع : جزء يركب على الوجه.
Bu ordudaki askerler, mesleklerini askerlik olarak yapan insanlardır.في القوات المسلحة بعض الضباط لديهم جندي لمثل هذه المهام.
Dökümhanede bu işi yapan kişilere dökümcü denilir.يطلق على عمل السـّـِـجــِـل ّ في هذه الوضعية بالدوران.
1982 yılında bu branşta tekrar atılım yapan Fenerbahçe'ye Başkan Ali Şen'in isteği üzerine döndü.وأعلن وزير الدفاع جيمس شليسنجر خلال جلسة تمت في يونيو 1973 بالتأكيد من جديد على هذا الأمر.
Bana darbe yapanları affettim.هسداي طلب من أميت التحرك.
Daha çok pas yapan takımın arayıcısı daha önde başlar.والعميل الذي انتظر مدةً أطول يُخدم أولاً.
İtalik ise o yıla ev sahipliği yapan ülkeyi gösterir.المائل يشير إلى مضيف ذلك العام.
Yavru bakımı yapan böceklerdir.حضانات لرعاية أطفال الامهات العاملات.
Kloronema, fotosentez yapan kısımdır.يتم تصنيع الكلورامين في الموقع.
İlk uçuşunu 2007 yılında yapan E-2D modeline kadar uçak kademeli olarak yenilenmiştir.الطائرة طورت كثيرا حتى الطراز الأخير "إي 2 دى" والذي حلق لأول مرة عام 2007.
En çok greyfurt üretimi yapan ülke Çin'dir.تصنع شيري معظم إنتاجها في الصين.
Ve kısa bir zaman sonra klavuzluk yapan gemiler dönüyordu.في المنحوتات في وقت لاحق ظهرت القوارب مع الأشرعة.
Bakkal tarzı müzik yapanlarla kıyaslanmak istemiyorum." sözlerini söyledi.وقالت أنا لا أريد المقارنة بالذين يقومون بعمل الموسيقى بأسلوب البقال" .
Bunlardan Ahmet Dardar 8 sene ile en uzun süre Denizlispor'da görev yapan başkandır.كمال هو واحد من المديرين والذى عمل لمدة ثمانى سنوات في هذا المجال.
Yiyip için, ama savurganlık yapmayın. Tanrı savurganlık yapanları sevmez.وكلوا واشربوا ولا تسرفوا ان الله لا يحب المسرفين.
«Medieval Nordic Text Archive» Ortaçağ Nordik metinleri üzerine çalışmalar yapan bir örgüt.«Medieval Nordic Text Archive» Organização que trabalha com textos medievais nórdicos.
1998 - Titanik, dünya çapında 1 milyar dolar üstü hasılat yapan ilk film oldu.1998 — Titanic se torna o primeiro filme a ganhar mais de 1 bilhão de dólares em todo o mundo.
Yıkımların çoğunu yapan polislerdi.Era a polícia que estava fazendo a maior parte da destruição.
Bu gruplar sigara karşıtı reklamlar yapan gazeteler bastılar.Estes grupos publicavam jornais que advogavam contra o uso do tabaco.
"Umami tadının işlevsel nörolojik görüntülemesi: Umami tadını hoş yapan nedir?".«Neuroimagem funcional do gosto umami: o que torna o umami agradável?».
Stanford Üniversitesi'nde doktora yapan bir öğrenci olan Craig Silverstein, ilk çalışan olarak işe alındı.Craig Silverstein, um colega de doutorado estudante em Stanford, foi contratado como o primeiro funcionário.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Eu não raspava minhas axilas e não usava maquiagem como garotas normais.
Christiane Paul - Anke Wenger, Rainer Wenger'in onunla birlikte aynı okulda öğretmenlik yapan karısı.Christiane Paul como Anke Wenger, esposa de Rainer e professora na mesma escola que ele.
Saldırı Amerikan politikasını yapanlarda komünist saldırılarına karşı bir güvensizlik yarattı.O ataque fomentou sentimentos de insegurança entre políticos americanos sobre eventuais ataques comunistas.
Premier League maçlarına ev sahipliği yapan dokuz stadyum artık yıkıldı.Nove estádios de futebol onde ocorreram jogos da Premier League já foram demolidos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod