Sputnikmusic ya da Sputnik, müzik eleştirisi yapan ve müzik haberleri yayımlayan bir internet sitesidir.Sputnikmusic (o solamente Sputnik) è un sito web di recensioni e notizie musicali.
Aynı zamanda kompozitörlük de yapan bir müzikolog ve eleştirmendi.Fu anche critico e organizzatore musicale.
Araştırmayı yapan Yrd.Tocca a Mason investigare.
Eurovision'daki ilk Country müzik tarzındaki müzik yapan grup olmuştur.Sono stati il primo gruppo in Sud Africa ad essere ascoltati come musica in questo formato.
Millî takımlar tarihinde ilk millî maçı yapan takımdır.In uno di essi, effettuate quotidianamente la pratica prima squadra.
Bir dönem, denizden yayın yapan Radio Veronica'da yayınlanmıştır.Alcune ore dopo, Radio Veronica trasmise a sua volta la storia.
CRI Türk FM, 89.4 frekasında İstanbul merkezli yayın yapan ulusal bir radyo istasyonudur.Come sindaco di Atene creò la stazione radio comunale Athina 9,84.
Şebihnüvisler: Portre yapan nakkaşlar.Budellacci affumicati - interiora del maiale.
Devrimi yapansa, proletaryanın bizzat kendisidir.Contro di loro affermava la spontaneità rivoluzionaria del proletariato.
B92, Sırbistan'da yayın yapan bir televizyon kanalı.B92 è un'emittente televisiva con copertura nazionale che ha sede a Belgrado, Serbia.
Üretim yapan şirket 1981 yılına kadar varlığını sürdürecektir.Resterà in produzione fino al 1982.
4 Nisan 2018), orta saha pozisyonunda görev yapan İngiliz millî futbolcu ve teknik direktördür.Il 4 agosto 2018 viene nominato nuovo direttore sportivo e responsabile dell'area tecnica del Trapani Calcio.
Proje adını projeye önemli bir bağış yapan Alfred P. Sloan Kuruluşu’ndan almıştır.Al progetto è stato dato tale nome dopo il significativo contributo della fondazione Alfred P. Sloan.
Kendisine kötülük yapanları mutlaka cezalandırır.Dio punirà i malvagi (gli Assiri) e ricompenserà i giusti (Israel).
Seslendirmeyi yapanlar, kuklaları oynatanlar değildir.Tuttavia, i fonemi non sono suoni.
1960'ta çıkış yapan Taş Devri, sit-com'un bu türüne ilk örnektir.Gli antenati, che ha debuttato nel 1960, è considerato il primo esempio di sitcom animata.
Ve bu kimyasallar tarım yapan çiftçilerin eline geçer.Accanto a loro, contadini armati.
“W” şirketi – web sitelerinin tasarımı ve bakımı işlerini yapan bir web stüdyo idi.L'azienda «W» si era specializzata nella creazione, nella progettazione e nella manutenzione di siti internet.
Albüm, 2013 yılında ABD'de en çok satış yapan dördüncü albüm oldu.Negli Stati Uniti è il quarto disco più venduto dell'anno 1990.
Liderliğini 1995 yılından bu yana İnegölspor Amigoluğu yapan Tevfik Taşkın yapmaktadır.Di seguito le persone che hanno fatto un pregò a partire dal 1995.
Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir durum hasıl olur.Il ricco divenne sempre più ricco ed i poveri sempre più derelitti.
23 Haziran'da debut yapan Jeff Hardy ile maça çıkacakken Kash ve Dallas'ın saldırısına uğradı.Un altro match contro il debuttante Jeff Hardy, viene interrotto da Kash e Dallas.
Toplatılan bu ilk filmin seslendirmesini yapan Orson Welles'tir.Orson Welles dice delle grande battute lì».
Onun menajerliğini yapan eşi, kendisini beste yapmaya yönlendirdi.Sua sorella è la sua guida, è lei che si prende cura di lui e viceversa.
İyilik ve kötülük yapan ruhların tamamıdır.Questi spiriti possono essere sia di natura buona che malvagia.
Kralın adamları boğulma taklidi yapan genci kurtarır.Un uomo salva un bambino che sta annegando.
Beyazperde.com, Sinema üzerine yayın yapan web sitesi.Fandango.com: sito dedicato alla distribuzione cinematografica.
Japonoloji, Japonlar üzerine araştırma yapan dal.6. non giapponesi L1 che studiano il giapponese fuori dal Giappone.
2003'te radyoculuk yapan Goree, üniversite radyosu CKDU-FM'de The Big Black Rap Show adlı programı sunmuştur.Nel 2003 è stato ospite al The Big Black Rap Show nella stazione radiofonica canadese CKDU-FM.
Winston'ın, Beni Ben Yapan Ne? isimli kitabı, 2005 yılında Aventis Ödülü'ne layık görülmüştür.Per l'episodio "La profezia di Pitia"sono stati nominati per un premio Emmy nel 2005.
Şarkı yazarı, bir şarkının sözlerini yazıp bestesini yapan kişi.Un paroliere è l'autore delle parole di una canzone.
MBC Yayın İstasyonu'nda sunuculuk yapan Park Yoora adında bir ablası vardır.Al Centro arriva un pacco per Miss Parker da parte di Jarod.
Ban Hana ise yemek kamyonunda satış yapan bir kızdır.Benny: è un furgone che vende torte a domicilio.
SanDisk, flaş bellek teknolojileri alanında üretim yapan şirkettir.Insurtech, tecnologia per semplificare il settore assicurativo.
Saldırı Amerikan politikasını yapanlarda komünist saldırılarına karşı bir güvensizlik yarattı.È imminente un attacco generale dei comunisti sulla posizione.
Çıkıntı yapan koku alma lobları koku alma duyusunun oldukça gelişmiş olduğunu gösterir.La colorazione vivace suggerisce che possa essere di sapore sgradevole per i predatori.
Kötülük yapan soy bir daha anılmayacak.”Una volta sofferta, l'esperienza del male non si dimentica più».
Fundamenta Mathematicae, özellikle matematiğin temelleri konusunda yayın yapan matematik dergisi.È soprattutto un giornale di matematica piuttosto che di pedagogia.
Darüşşifa'yı yapan mimarın kim olduğu bilinmemektedir.Non si conosce il nome dell'architetto che ha realizzato il complesso ecclesiale.
Böylece Pazar günü tatil yapan ülkelerle sorunlar giderilebildi.Tutti i cittadini hanno la possibilità di obiettare al riposo domenicale.
Shipley, ülkesinde bu görevi yapan ilk kadındır.La Kaljulaid è la prima donna a ricoprire tale incarico nella storia del paese.
Bu işi yapan kadınlar Khametipis (χαμαιτυπής - yerin dibine geçirilmiş) adı ile anılırlardı.I bianchi la chiamarono Prophetstown (città dei profeti).
Hastalık yapan küf mantarları ise çok çeşitli hastalıklara yol açar.Più problematiche sono le condizioni caldo-umide che favoriscono varie malattie fungine.
Babası manifaturacıydı, kendisi de yelkenlilere halat yapan birinin yanında çırak olarak işe başladı.Fu cresciuto da suo padre, che lavorava per una società di smantellamento di navi.
Dünyaca ünlü Miller-Urey Deneyi'ni yapanlardan birisiydi.Fu lui stesso a farne uno dei più famosi centri di ricerca in erpetologia del mondo.
Ertesi hafta ring içi debut'unu yapan Cross, teke tek maçta Danielle Kamela'yı yendi.La settimana dopo Nikki Cross ha fatto il suo debutto sconfiggendo la jobber Danielle Kamela.
2011'in en iyi çıkış yapan DJ'lerinden biridir.È uno dei principali dj a livello nazionale.
Son istatistiklere göre 2,605i diploma-üstü çalışma yapan 4,505 öğrencisi bulunmaktadır.Gli ultimi dati riportano una frequenza di 50 310 studenti.
Eğer bomba kurulmuşsa, defans yapanlar bombayı etkisiz hale getirmek zorundadırlar.Una volta rotta la formazione, i bombardieri dispersi sarebbero stati colpiti uno per uno.
Extant , ilk gösterimini 9 Temmuz 2014'te CBS'da yapan ABD yapımı bilim kurgu televizyon dizisi.Extant è una serie televisiva statunitense di fantascienza trasmessa dal 9 luglio 2014 dalla CBS.
Günde 24 saat yayın yapan radyo aynı zamanda internet üzerinden de dünya çapında yayılır.La radio trasmette 24 ore al giorno notiziari, le sue trasmissioni sono anche disponibili in streaming.
Persona, benlik rolü yapan bir maskedir.È un essere umano normale che indossa una maschera.
Bu eylemi yapan kişiye ise çoğunlukla "canlı bomba" veya "intihar bombacısı" denir.Ci si riferisce a lui come "una specie di bomba umana".
Final Resolution'da, Cage, dönüşünü yapan Sting ile takım olup, Monty Brown ve Jeff Jarrett'ı yendiler.A Final Resolution Sting e Cage sconfissero Brown e Jarrett.
1969'da Woodstock Festivali'nde sahne açılışını yapan ilk müzisyendir.Nel 1969, Havens fu il primo artista a salire sul palco del Festival di Woodstock.
Aralık ayında Asya turnesi yapan millî takım kadrosuna alındı.In dicembre parte per il tour europeo di Charged.
Hazin: Cennet ve cehennemde bekçilik yapan melek.Malik, l'angelo guardiano preposto all'Inferno.
Rekabet sırasında, debut yapan Chyna onun yeni menajeri oldu.Durante la loro rivalità, Chyna debuttò come sua nuova guarda del corpo.
Onu yapanın ben olmadığıma eminim.Я уверен, что сделавший это был не я.
Yapan (bozgunculuk ve kötülük eden) demektir.Кто же совершает это, встретит возмездие за содеянное.