Ana içeriğe geç
Sözlük

yapan ile cümle

yapan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Araştırmayı yapan Lipton bunun parkinson hastaları için umut verici olabileceğini söylüyor.Selon Clinton Fearon, Albert serait atteint de la maladie de Parkinson.
Bana darbe yapanları affettim.I again apologize to anyone whom I have offended.
Öyle sabırlıdır ki ona bunu yapanların karşısına çıkmak için yirmi sene bekleyebilmiştir.Stephen remarque qu'il a attendu vingt ans pour le faire.
Üretim yapan şirket 1981 yılına kadar varlığını sürdürecektir.Leurs fabrication se poursuivra jusqu'en 1982.
Ancak büyük bir plan yapan Dan, tüm bunları boşa çıkarır.Sinon, ceux qui détiennent un immense capital bloqueront tout.
Şu anda bu görevi yapan Abraham Alkula'dır".Son coéquipier pour cette tâche est Abraham.
Herhangi bir konu hakkında araştırma yapan kişiye araştırmacı de denir.Le salarié qui recueille l'information auprès de l'interviewé s'appelle un enquêteur ou une enquêtrice.
Ankara'da en uzun süre görev yapan belediye başkanıdır.Il est le bourgmestre étant resté en poste le plus longtemps à Anvers.
Orta saha pozisyonunda görev yapan oyuncu Meksika millî futbol takımında da görev yapmaktadır.Elle joue au poste de milieu de terrain au sein de l'équipe féminine nationale mexicaine de football.
Rai Gulp, RAI'ye bağlı İtalyanca yayın yapan çocuk kanalı.Rai Gulp est une chaîne de télévision italienne qui appartient au groupe RAI.
Rakip oyuncu servisi hatasız olarak karşılayamazsa, servis yapan oyuncu puan kazanır (bkz. ace).Si le receveur ne touche même pas la balle, le service gagnant est appelé ace.
Fenerbahçe'yi şampiyon yapan ilk Türk teknik direktör oldu.Il fut le premier entraîneur turc à conduire Fenerbahçe au titre de champion de Turquie.
Asıl darbe yapmak için geçerli sebepler şimdi var ama darbe yapan yok.Il subit quelques dommages mais aucun coup direct.
Ancak diğer günler okul servisleri dışında düzenli sefer yapan taşıt bulunmamaktadır.Historiquement, le travail individuel à effectuer en dehors de l'école est quelque chose d'assez récent.
Space Needle fuara ev sahipliği yapan Seattle Center içerisindedir.Downtown Seattle Downtown Seattle, vu du sommet du Space Needle.
Köyde fenni usûllerle arıcılık yapan ailelere de rastlanılmaktadır.L'hôpital de la ville accueille également des blessés en convalescence.
Rutin işleri Bakanlar Konseyi adına yapan Genel Konsey, iki kısımdan oluşmaktadır.La présidence tournante au Conseil de l'Union européenne continue toutefois à exister séparément.
"Umami tadının işlevsel nörolojik görüntülemesi: Umami tadını hoş yapan nedir?".Quel genre de comique est parfaitement sain d'esprit ? » « J'adore la musique.
Dizi devam ederken yine aynı kanalda yayın yapan Eve Düşen Yıldırım dizisine konuk oyunculuk yapmıştır.Depuis, il participe à l'émission Comme un bruit qui court, sur la même station.
Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışma yapan uluslararası bir örgüttür.International Vaccine Institute, une organisation internationale fondée sous l'égide de l'ONU.
İlk oyuncu başlar, kural hatası yapana dek oynar.La poule avance tant que le joueur ne commet pas d'erreur.
Yönetmenliğini yapan "Laurence Olivier", aynı zamanda başrolü de oynamıştır.Il y travaille sous les commandes de Lars Olsen, au départ tandis qu'il jouait encore.
Colledge, tarihte ikili atlayış yapan ilk kadın patencidir.Cecilia Colledge est considérée comme étant la première patineuse à avoir réussi un double saut.
Saldırma, çatışma ve keşif görevleri yapan alay, genelde geceleri faaliyet göstermektedir.Les arrestations et les perquisitions avaient lieu souvent la nuit.
Filmin kurgusunu yapan Ruggero Mastroianni, aktör Marcello Mastroianni'nin küçük kardeşidir.Elle est la fille du monteur Ruggero Mastroianni, frère cadet de l'acteur Marcello Mastroianni.
Süre bitiminde en çok puan yapan taraf Er Meydanını kazanır.Celui qui a le plus de points à la fin du temps imparti remporte le round.
Topluma baş-şamanlık yapan kişidir.Un bâtisseur dévoué à la communauté.
Gece saat 03:00'da açıklama yapan Binali Yıldırım, havaalanı'nın hava trafiğine açıldığını duyurdu.Un couvre-feu de nuit à 7 h 00 a aussi contribué aux limitations pour l'usage de cet aéroport.
Bu reklamda goril, ay yürüyüşü yapan bir ayı ile değiştirildi.Dans les messages de cette campagne, le gorille était remplacé par un ours dansant.
Gandi hem Britanyalıları hem de onlara karşı misilleme yapan Hintleri eleştirdi.Gandhi critique à la fois les violences du Royaume-Uni et celles des Indiens.
Bazen de onları görünmez yapan sihirli gömlekleridir.Elles portent souvent des bijoux massifs sommairement ouvragés.
Ayrıca, Asya'dan Avrupa'ya ücretsizseferler yapan hayırsever firma "TukTuk-Tur" 'un patronudur.De plus, il assure le patronage pour l'action caritative TukTuk-Tour d'Asie vers l'Europe.
Hırsız, hırsızlık suçunu yapan kişi.L'homme qui s'était enfui le cambrioleur !
Daha önce bir defa evlilik yapan ve boşanan Yetiş, halen iş adamı Cem Arısoy ile evlidir.À l'époque, épouser une femme divorcée est inconcevable pour un fonctionnaire.
Macaristan tarihinde hükümette en uzun süre görev yapan başbakanıdır.Il est l'Égyptien ayant occupé le plus de fois la fonction de Premier ministre.
Final Resolution'da, Cage, dönüşünü yapan Sting ile takım olup, Monty Brown ve Jeff Jarrett'ı yendiler.À Final Resolution, Sting et Christian Cage battent Jeff Jarrett et Monty Brown.
Ayrıca az miktarda arıcılık yapanlarda vardır.Les détaillants sont également moins nombreux,.
Rollins ringe doğru gelirken, NXT'den ana kadroya debut yapan Samoa Joe'nun saldırısına uğradı.Alors que Rollins arrive, Samoa Joe, ancien champion de la NXT attaque Rollins.
Sukalar, Mısır’daki kölelikten kaçtıktan sonra 40 yıl çölde yolculuk yapan, İsrail oğullarını anar.Ils se rappellent qu'il fit sortir d'Égypte le peuple d'Israël après quatre siècles vécus en esclavage.
Fikir, sanat yapan bir makina haline gelir."La civilisation est elle-même devenue une machine ».
Bu, Palm OS ve Palm PDA aygıtlarının ve bunları yapan veya sunan şirketlerin (örn.Ces stipules sont palmatilobées ou bien palmatiséquées.
Vicdanım dayanma gücümü ve beni ben yapan her şeyi yiyip bitiriyor!Qui a le goût de la vie éternelle, Qui paie toutes mes dettes !
Arıcılık yapan birkaç kişi vardır.Il y en a deux qui m'horripilent.
Bitkilerde hastalık yapan Pythium ve Fusarium’a karşı etkilidir.Enfin, Fusarium et Pythium peuvent être des maladies importantes au stade de la plantule.
Lita da, T & A takımının menajerliğini yapan Trish Stratus ile bir çekişmeye başlamış oldu.Pérez reprend sa rivalité avec Trish Stratus qui se transforme en rivalité par équipe.
Tehlikelerin tanımlanması aşamasında en büyük kaynak, işi yapanlar olmalıdır.L'endroit où les personnes sont le plus exposées au bruit est leur lieu de travail.
Mart 2010'da Hurts ECHO ödül töreni'nde Uluslararası En iyi Çıkış Yapan Grup ödülünü kazandı.En mars, Hurts reçoit le prix du meilleur nouveau talent aux ECHO Awards.
Golf yapanlar için de yakındaki golf sahasına gidebilirler.L'ensemble possède un accès immédiat aux pelouses du golf.
Daha doğru bir sıralama yapan daha çok puan alır.On prend mieux soin d’un bien que l’on possède.
Böylelikle Japonya'da en çok hasılat yapan 3. film olmuştur.À cette époque, c'est son film le plus réussi au Japon.
Tom çok makyaj yapan kadınları sevmez.A Tom no le gustan las mujeres que usan demasiado maquillaje.
Ben sadece hata yapan bir çocuğum.Solo soy un niño que comete errores.
Bunu yapan kişi Tom.Tom es quien hizo esto.
Bu hatayı yapan ilk kişi değilsin.No eres el primero en cometer este error.
Bunu yapan son kişi olacağım.Seré el último en hacer eso.
Onu yapanın ben olmadığını sana zaten söylemiştim.Ya te he dicho que no fui yo el que lo hizo.
Onu senin gözünde bu kadar özel yapan ne?¿Qué lo hace tan especial a tus ojos?
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.No me afeitaba las axilas y no usaba maquillaje como las chicas normales.
AFI'ye yatırım yapan Mandarić, kulüp başkanı olarak kaldı.Mandarić, inversor en AFI, se mantuvo como presidente del club.
Midenin düşük pH (1-4 arası) seviyesi, mideye giriş yapan birçok mikroorganizma için ölümcüldür.El pH bajo del estómago (entre 1-4) es fatal para muchos microorganismo que entran al estómago.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod