Ana içeriğe geç
Sözlük

yapan ile cümle

yapan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Vals yapan orkideler gibi okyanusta... ...kanat çırpan canlılar var.There are beings that flutter through the ocean like... ...waltzing orchids.
Türümüzü farklı kılan ve bizi... ...insan yapan değerimiz.It is the distinction of our species... ...the seat of our humanity.
Onlar bizi insan yapan parçalar.They're part of our humanity.
Bir makine tek başına onu yapanları anlatabilir.But a machine alone can tell only so much about its makers.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.But she realized that she was much too detached from the world doing that.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.States with extensive tort reform still suffer all these pathologies.
Spor yapan erkekler kızlardan çok daha fazla mı?Look around.
Bu müthiş konser salonunu yapan insanlar...People who build this wonderful concert hall.
Stradivarius, Amati ve bütün o güzel enstrümanları yapan insanlar...People who made those Stradivarius, Amati, all those beautiful instruments.
Akşam yemeği planınızı yapan postacınızı bulacağım.I'll get your postman making dinner plans.
Yaşamımda şaşırtıcı farklılık yapan iki kelime.Two words that made a colossal difference in my life.
"Miguel, balıklarınızı bu kadar lezzetli yapan nedir?"Miguel, what makes your fish taste so good?"
Ölümcül ve şiddetli saldırılar yapan bu zalimden Allah onu korusun.Deadly and violent attacks on us, may God protect her from this tyrant.
Ve, emirleri terk edip böyle yapan bütün devletler de aynı şekilde.This is not for them. And same for all the states who left the orders & did like that.
Logaritmayı ilgi çekici yapan şey aslında başta biraz karışık olması.And what makes the logarithms interesting is and why-- It's a little confusing at first.
Bu araştırmayı yapan bilim insanı benim!I'm the scientist who did the study.
Birbiriyle ticaret yapan en büyük ticari ortağız.We're the largest trading partners out there for each other.
Eğer bu yaşamamışsa, ben de bu konuşmayı yapan kişi değilim.If that does not survive, I'm not the thing giving this talk.
Neler olacak- özellikle de eğer işlem yapanlar sadece bu 2 kişi ise?What's going to happen — especially if these are the only two people trading?
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.They usually talk about the 17th century.
Bunu yapan başka eyaletler var ama biz yapmıyoruz.There are other states that do that, but we don't.
Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var, ama Teksas onlardan biri değil.There are a handful of states that do that; Texas doesn't.
Geçip gidişe, gelip gidişe tanıklık yapan- O gelip gidiyor mu?That which is witnessing passing, comings and goings - is That coming and going?
Bunlarda egzema için bitkisel krem yapan insanlar.These are the people whose knowledge made this Herbavate cream for eczema possible.
Ben bir çırağım ve bahsi geçen işi gerçekte yapan insanlarla birlikte çalışıyorum.I'm an apprentice, and I work with the people who actually do the jobs in question.
Sadece diyorum ki bunlar akla gelmeyecek işleri yapan aklıbaşında kişiler.I'm just telling you that these are balanced people who do unthinkable work.
İlk kağıt yapanlar biz değiliz.We're not the first ones to make paper.
Yavruları için ilk ev yapanlar bizler değiliz.We're not the first ones to build houses for our young.
Hızlı treni (mermi tren) yapan mühendisler.They're the people who make the bullet train.
Kabuk ve mercan yapan organizmalar CO2'yi bir yapı bloğu olarak görüyorlar.Plants and organisms that make shells, coral, think of it as a building block.
İşte Amerika'yı harika yapan bunlardır. (Tezahurat, alkış)(Cheers, applause.)
Yoğunluğu bilinen yollarda yolculuk yapan insanlardan prim alıyorlar.It's when you charge a premium for people to drive on congested roads.
Bence uzun zamandır böyle bir iş yapan olduğunu sanmıyorum.I don't think there's been a mission like that in a long time.
İnsanları daha farklı yapan konuşma yetisi.Now what makes humans different is human language.
Diyelim ki ben deneyi yapan kişiyim.Suppose I'm the experimenter.
Arka koltuk iyi iş yapan biri içindir.The back seat is for the one who is doing a good job. That's where I am.
Yani seçimi yapan her zaman ödülü alıyor.So the one who makes the choices always gets a reward.
Gördüğüm tüm araştırmalar kanıtlıyor ki, müzik yapan kişiler daha sağlıklı oluyor.And all of the research I've seen shows that the people who make music are healthier.
Otopsiyi yapan adli tabipe ne dersiniz?How about the LA County Coroner who did the autopsy.
GM araba yapan bir şirkettir.They make cars.
İşte bu, beni tüm Hindistan Yönetim Enstitülerin'de konuk profesör ve misafir konuşmacı yapan soru.That makes me a visiting professor and guest lecturer in all IlMs.
Burayı bu kadar özel yapan ne?What's so special about this place?
Seni kendini beğenmiş, seni ırkcı, seni cinsiyer ayrımı yapan ve gemi üzürindeki dans öğretmeni.You are pompous, you're racist, you're sexist and dress like a dance instructor on a cruise ship.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.And perhaps the clearest example of this is stoning adulterers.
Sonunda, zina yapan birini taslamayi basardim.So, I was able to stone one adulterer.
Yapmamız gereken tek sey, lobi yapan ordumuz GDO'lu ürünlerin etiketlenmesine engel olması.We just need to make sure our army of lobbyists keep GMO labelling OFF of any products.
- Dođru söylüyor. - Yapan burada.Comprem-lhe um caixão.
Aşkta elinden geleni yapan bir kadınThat woman loves you a lot
Onun o insanı acı acı yakışı olmasın beni şair yapan?Might its bitter burning have been what made me a poet?
Aşağıda yürüyüş yapan insanlara ateş ediyorlar.They're shooting at the people marching below.
Liderler güçlü pozisyona ya da yetkiye sahiptirler. Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Leaders hold a position of power or authority, but those who lead inspire us.
Ben okuldayken, biz insanoğlu, alet yapanlar olarak tanımlanıyorduk.When I was at school, we were defined as man, the toolmaker.
Tamamen imkansız görünen şeyler yapan inanılmaz insanlarla çevriliyiz.We are surrounded by the most amazing people who do things that seem to be absolutely impossible.
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- A large explosion! A large explosion! - Wow.
TEDster'lar için ben dinazorlarla seks yapan kişiyim.I'm known to TEDsters as the guy that has sex with dinosaurs.
Burada çiğneme eylemini gerçekten harikulade yapan yengeçler hakkında konuşuyorum.Burada çiğneme eylemini gerçekten harikulade yapan yengeçler hakkında konuşuyorum.
O şoför güvenilir biridir ama, ...o işi yapan çok değişik insanlar gördüm ben.The driver is trustworthy but, I've seen all kinds of people doing the business.
Ömer'i Ömer yapan adam baţkadýr, yeni çýktý dýţarý.The guy who made Omer an Omer is different.
Her ţeyi dođru yapan.Beautiful, strong, who does everything right.
Balam bildirisini iletmeyi sürdürdü: ‹‹Ah, bunu yapan Tanrıysa, Kim sağ kalabilir?He took up his parable, and said, "Alas, who shall live when God does this?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod