Orada bir şey yapıyor.He's doing something there.
Parkta yürüyüş yapıyoruz.We are walking in the park.
İowa kurultayları yakında yapılacaktır.The Iowa caucuses will be held soon.
Bu daha önce hiç yapıldı mı?Has this ever been done before?
Taze yapılmış kahveyi koklamak çok harika!It's so wonderful to smell freshly made coffee!
Bu yapılabilir.It can be done.
Peter sürekli annesiyle telefon görüşmesi yapıyor.Peter is continually making phone calls to his mother.
Dün gece saat dokuzda ne yapıyordun?What were you doing at 9 o'clock last night?
O mutfakta, çünkü yemek yapıyor.She is in the kitchen because she's making dinner.
Ben şehir merkezinde alışveriş yapıyordum.I was doing some shopping downtown.
Çok fazla hata yapıyorum.I am making too many mistakes.
Ona onun tarafından şantaj yapılıyor.She is being blackmailed by him.
O ona şantaj yapıyor.She is blackmailing him.
Onun tarafından ona şantaj yapıldı.She was blackmailed by him.
Bunu söylerken şaka mı yapıyorsun ciddi misin?Are you joking or are you serious when you say this?
Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise.
Bu web sitesi Facebook'tan daha bağımlılık yapıcı ve son derece daha faydalıdır.This website is more addicting than Facebook, and infinitely more useful.
Onun elbiseleri çok ucuz malzemeden yapılmıştır.Her clothes were made of very cheap material.
Yapılacak başka bir şey yok.There is nothing else to be done.
Bay Jones için bir veda partisi yapıldı.A farewell party was held for Mr. Jones.
Bunu ne kadar zamandır yapıyorsun?How long have you been doing this?
Bu hafta sonu neler yapıyorsun?What are you up to this weekend?
Banyo yapıyorum.I'm taking a bath.
Katil salatalık cinsiyet ayrımı yapıyor.The killer cucumber is sexist.
Program bu işin hafta sonuna kadar yapılması gerektiğini belirtir.The schedule dictates that this work be done by the weekend.
Herhangi bir sporu pratik yapıyor musun?Do you practice any sport?
Köprü iki yılda yapıldı.The bridge was built within two years.
Tabancaların yasadışı yapılması gerektiğini düşünüyor musunuz?Do you think that handguns should be made illegal?
Bizim zamanı biraz daha yapıcı kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should use our time a bit more constructively.
Keşke DVD'ye nasıl kayıt yapılacağını bilebilsem.I wish I could figure out how to burn a DVD.
Oynamak için dışarıya çıkmadan önce lütfen işlerinizi yapın.Please do your chores before you go out to play.
Bu şimdiye kadar yediğim en iyi ızgara yapılmış peynirli sandviçlerden biriydi.That was one of the best grilled cheese sandwiches I've ever eaten.
Gitmeden önce yapılması gereken bir sürü şey vardı.There were many things that needed to be done before we could leave.
Birlikte çalışırsak yapılamayacak hiçbir şey yok.There's nothing that can't be done if we work together.
Gece bu kadar geç saatte burada ne yapıyorsun?What are you doing here so late at night?
Ne tür iş yapıyorsunuz?What kind of work do you do?
Bugün ne yapıyorsunuz?What're you doing today?
Başka herkesin yapıyor gibi göründüğü şeyi her zaman yapmamalısın.You shouldn't always do what everyone else seems to be doing.
Toplantı yıllık olarak yapılacaktır.The meeting will be held annually.
Profesör bir telefon görüşmesi yapıyor.The professor is making a phone call.
Annem pasta yapıyor.Mom is making a cake.
Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.The defenders checked the onslaught by the attackers.
Tom şu anda ne yapıyor?What's John doing right now?
0-5 yaş grubu çocuklara öğretmenlik yapıyorum.I teach kids from nought to five years old.
Bugün ne yapıyorsun?What are you doing today?
Midori o zaman Hokkaido'da kayak mı yapıyordu?Was Midori skiing in Hokkaido at that time?
Komite toplantısı ayda iki kez yapılır.The committee meeting is held twice per month.
Yarın ne yapıyorsun?What are you doing tomorrow?
Onunla ilk tanıştığımızdan beri o aynı şeyleri yapıyor.He's been saying the same things since I first met him.
Tom şimdi ne yapıyorWhat's Tom doing now?
Tom bu saatte burada ne yapıyor?What's Tom doing here at this hour?
Tom odun kırarken, siz beyler ne yapıyordunuz?What were you guys doing while Tom was chopping wood?
Tom'un şirketi petrol için sondaj yapıyor.Tom's company is drilling for oil.
Tom'un şirketi Hindistan'dan çay ithalatı yapıyor.Tom's company imports tea from India.
Tom evinin yakınındaki bir spor salonunda egzersiz yapıyor.Tom works out in a gym near his house.
Tom Boston'da bir yapı şirketi için çalıştı.Tom worked for a construction company in Boston.
Tom'a kan nakli yapıldı.Tom was given a blood transfusion.
Tom Çinde yapılmış bir şeyi almayı reddediyor.Tom refuses to buy anything made in China.
Tom'a yaptığı iş için iyi ödeme yapılmaktadır.Tom is well paid for the work he does.
Tom şimdi banyo yapıyor.Tom is taking a bath now.