Ana içeriğe geç
Sözlük

yapı ile cümle

yapı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Evindeki tüm döşemeler ahşaptan yapılmıştır.All the floors in her house are made of wood.
Tom, iş yaparken yapılan hatalardan endişeleniyor.Tom worries about making mistakes at work.
Evet, bu çok kolayca yapılabilir.Yes, it can be done very easily.
Çok güzelsin. Bu akşam ne yapıyorsun?You are so beautiful. What are you doing this evening?
Pasta yapıyordum.I was baking a cake.
Çiçeklerden hiçbiri plastikten yapılmamış.None of the flowers are made of plastic.
Bir veri yapısının tüm bileşenleri varsayılan olarak herkese açıktır.All the elements of a data structure are public by default.
Tequila Sunrise portakal suyu, tekila ve nar ile yapılır.The Tequila Sunrise is made with orange juice, tequila, and grenadine.
Ken ne yapıyor?What's Ken doing?
O diyet yapıyor.She's on a diet.
O ayrıca Çince öğrenimi yapıyor.He studies Chinese as well.
Yapılması gereken bütün şey beklemektir.All that is to be done is to wait.
Bir fincan iyi yapılmış kahve krema veya şeker gerektirmemeli.A well-made cup of coffee should require no cream or sugar.
Onların yapıp yapmadığı açık değildi.It was not clear whether they had done or not.
Bu bant yapışkan değilThis tape isn't sticky.
Kongre tarafından yapılan planlara uyuyorum.I'm following the plans made by congress.
Allah aşkına, sen burada ne yapıyorsun?Whatever are you doing here?
"Burada ne yapıyorsun?" diye şaşkınlıkla bana sordu."What are you doing here?" he asked me in surprise.
Biraz geçmişi araştırma yapıyorum, ve size birkaç soru sormak istiyorum.I'm doing some history research and would like to ask you a few questions.
Anne, çocuk için bir kez daha çorba yapıyor.Mother makes soup for the child once again.
Bana ödeme yapılmasını reddettim.I refused to be paid.
O sadece uyuyor gibi yapıyor.Horlamamasının nedeni o dur.She's just pretending to sleep; that's why she's not snoring.
Tek kanıt iç çamaşıra yapışmış meni kalıntılarıydı.The only proof was the remains of the semen which had stuck to the underwear.
Ben sadece sana şaka yapıyordum.I was just joking with you.
Onlar dün ne yapıyordu?What were they doing yesterday?
Arkadaşınız son zamanlarda ne yapıyor?What has your friend been doing recently?
Bu sabah aradığımda ne yapıyordun?What were you doing when I called this morning?
Kenichi Matsuyama çok iyi rol yapıyor.Kenichi Matsuyama's acting is very good.
Giyim eşyasının hangi malzemelerden yapıldığını merak ediyorum.I wonder what materials the garment is made of.
Onun nasıl yapıldığını bana öğret.Teach me how it's done.
Onun nasıl yapılacağını bana öğret.Teach me how to do it.
Rezervasyon zaten yapıldı.The reservation is already made.
Bu insanlar ne yapıyorlar?What are these people doing?
Eğer erkek kardeşim orada olsaydı ne yapılacağını bilirdi.If my brother would have been there, he would have known what to do.
Washington'a taşınmak için hazırlıklar yapılması gerekiyordu.Preparations had to be made for the move to Washington.
Belleau Wood için yapılan savaş üç hafta sürdü.The Battle for Belleau Wood lasted three weeks.
Tabii ki şaka yapıyorum.Of course I'm kidding!
Çiftçiler daha iyi yapıyorlardı.Farmers were doing better.
Değişiklikler yapılmadı.The changes were not made.
Deneme neredeyse yapılmıştı.The trial was all but done.
Yapılacak tek şey var.There is only one thing to do.
Heykel Fransa'da yapıldı.The statue was built in France.
Bizon kemiklerinden aletler yapıldı.Buffalo bones were made into tools.
Beklemekten başka, bir şey yapılamazdı.Nothing could be done, except wait.
1937'de bir kamu oyu araştırması yapıldı.A public opinion study was made in 1937.
Saldırı yeterli planlama yapılmadan başladı.The attack began without enough planning.
Yapılan evlerin sayısı düşüyordu.The number of houses being built was dropping.
Yerleşimciler, yapılan anlaşmalara her zaman saygı göstermediler.The settlers did not always honor the treaties.
Yönetici şirketin yapısını iyileştirmek istiyor.The manager wants to improve the company's structuring.
Rembrandt tarafından yapılan bu tablo bir başyapıttır.This painting by Rembrandt is a masterpiece.
Lucy'ye büyük ebeveynleri tarafından şaka yapıldı.Lucy was bantered by her grandparents.
Büyük anne hamur ona yapışmasın diye oklavanın üstüne un serpti.Grandma sprinkled flour on the rolling pin so the dough wouldn't stick to it.
O peynir keçi sütünden yapılır.That cheese is made from goat's milk.
Bir barbekü yapıyoruz.We're having a barbecue.
Şu an tiyatrodaki askerler ihtiyaç fazlası yapılmayacaklar.Soldiers currently in theatre will not be made redundant.
Ev ödevimi yapıyordum.I was doing my homework.
Babam bir yapı ustasıdır.My father is a master builder.
Her gün egzersiz yapınız.Exercise every day.
Tam olarak ne yapıyorsun?What exactly are you doing?
Belki bir gün onun nasıl yapıldığını bana gösterebilirsin.Maybe one day you could show me how it's done.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod