Tatoeba: Kelime savaşlarını hiç duymuş muydunuz? Evet, biz eğlence için bunu yapıyoruz.Tatoeba: Ever heard of sentence fights? Yeah, that's what we do for fun.
Kendinizi prezentabl yapın.Make yourself presentable.
Annem babama bir kek yapıyor.My mother is making my father a cake.
Annem, babama bir pasta yapıyor.My mother is making a cake for my father.
Annem babam için bir kek yapıyor.My mother is making a cake for my father.
Onun söylediğine aldırma. Sadece şaka yapıyordu.Ignore what he said. He was only joking.
Biz erkek ve kadın giyimi yapıyoruz.We make men's and women's clothing.
Bu bez cildinize yapışır.This cloth sticks to your skin.
Islak elbiseler cildine yapışır.Wet clothes stick to your skin.
Oyunu ilk kez başlattığınızda oyun yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.You can adjust game configuration options when starting the game for the first time.
Oyuna ilk kez başlarken oyunu yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.You can adjust game configuration options when starting the game for the first time.
Japon tapınaklarının çoğunluğu ahşaptan yapılmıştır.The majority of Japanese temples are made out of wood.
Kız kardeşin şimdi ne yapıyor?What is your sister doing now?
Almanca dersleri haftada iki kez yapılmaktadır- Pazartesi ve Çarşamba günleri.German classes are held twice a week - on Mondays and Wednesdays.
Ne yapılacağı size kalmış.What to do is up to you.
Herkes ayın peynirden yapıldığını bilir.Everybody knows the moon is made of cheese.
Onlar büyük bir barajın yapılacağını söylüyorlar.They say that a large dam will be built.
Kraliçe'nin tacı altından yapılmıştır.The Queen's crown was made of gold.
Garden of Eden'den beri Serpent'ler kötü rap yapıyor.Serpents have had a bad rap ever since the Garden of Eden.
Ekmek buğdaydan yapılır.Bread is made from wheat.
İki parça birlikte sıkıca yapıştırıldı.The two pieces were glued tightly together.
Şaka mı yapıyorsunuz yoksa ciddi misiniz?Are you joking, or are you serious?
O, diyet yapıyor.She is dieting.
Geçinmek için garsonluk yapıyor.She waits tables for a living.
Şimdi ödevinizi yapın.Do your homework now.
O şimdi eğitim yapıyor.He's studying now.
Bir hasta geç dönem kürtaj yapılabilir mi?Can a case be made for late-term abortions?
Onu nasıl yapıyorsun?How do you do that?
O daha önce hiç yapılmamış bir şeyi yapmak için yola çıktı.He set out to do something that had never been done before.
Bu molekül, kristalli bir yapıya sahip.This molecule has a crystalline structure.
Buradaki kişisel bilgisayar sistemi değiştiremediği için hiçbir şey yapılamaz.Because the personal computer here cannot change the system, nothing can be done.
Bu kutular plastikten yapılmaktadır.These boxes are made out of plastic.
Sen eve gittiğinde, annen ne yapıyordu?What was your mother doing when you got home?
Onu nerede yapıyorlar.Where do they do that?
Bu kadeh altından yapılmış.This goblet is made of gold.
Sahiden mi? Adam, şaka yapıyorsun değil mi?Really?! Man, you're kidding right?
Onun doğum gününü kutlamak için ne yapıyorlar?What are they doing to celebrate her birthday?
Onlar kim için tezahürat yapıyorlar?Who are they cheering for?
Yüksek bir yapıdan atlamak ekstrem bir spordur.Base jumping is an extreme sport.
Tom bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.Tom is making spare parts in a car factory.
Ünlü yapı Tac Mahal, Hindistan'dadır.The famous building, the Taj Mahal, is in India.
İşsizlik hakkında bir şey yapılması gerektiğine dair genel bir kanı vardır.There's a general sense that something should be done about unemployment.
O yüzük gerçek altından mı yapılmıştır?Is that ring made of real gold?
Onlar birçok ülkeye tahıl ihracatı yapıyorlar.They export grain to many countries.
Yerçekimi insan vücuduna baskı yapıyor.Gravity stresses the human body.
Bizim çit demirden yapılmıştır.Our fence is made of iron.
Şaka yapıyorsun, değil mi?You're joking, aren't you?
Erkek kardeşlerim sürekli çevresine şakalar yapıyor.My brothers are always joking around.
Tesisatçılara emekleri için iyi ödeme yapılır.Plumbers are well paid for their labor.
Onlar bir salata yapıyorlar.They are making a salad.
Sandalyeler sentetik malzemeden yapılır.The chairs are made of a synthetic material.
Bir molekül atomlardan yapılmıştır.A molecule is made up of atoms.
Mary'nin alyansı saf altından yapılmıştır.Mary's wedding ring is made of pure gold.
Bilim adamı tıbbi araştırma yapıyor.The scientist is conducting medical research.
İşçiler daha iyi bir maaş için grev yapıyor.The workers are striking for better pay.
Yeni konser salonu, yüksek, modern bir yapıdır.The new concert hall is a tall, modern, structure.
Yapı güvenli değil.The structure isn't safe.
Gökdelenler güzel yapılardır.Skyscrapers are beautiful structures.
Elbise ince bir kumaştan yapılmıştır.The dress is made of a thin fabric.
Mary'nin sırt ağrısı ona işkence yapıyordu.Mary's back pain was torturing her.