Ana içeriğe geç
Sözlük

yapı ile cümle

yapı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, takımın kaptanı yapıldı.He was made captain of the team.
Ondan yapılmış bir yedek anahtarı vardı.He had a duplicate key made from that one.
İş için röportaj yapıldı fakat onu alamadı.He was interviewed for the job, but couldn't get it.
O, kırık parçaları birlikte yapıştırdı.He stuck the broken pieces together.
O sadece numara yapıyor.He's only shamming.
O sadece rol yapıyor.He's only shamming.
Onun işte bir alt yapısı var.He has a background in business.
İngilizcede büyük ilerleme yapıyor.He is making great progress in English.
Notu kapıya yapıştırdı.He pasted the notice on the door.
Nasıl bir radyo yapılacağını bilir.He knows how to make a radio.
O, çelikten yapılmış bir bağaja sahiptir.He has a grip of steel.
O fiyaka yapıyor.He's putting on airs.
O bir konuşma yapıyordu, ama tuhaf bir ses duyunca aniden kesti.He was making a speech, but he broke off when he heard a strange noise.
O herhangi bir spor yapıyor mu?Does he do any sports?
O ne yapıyor?What is he doing?
O ne yapıyordu?What was he up to?
O, tıp uygulaması yapıyor.He practices medicine.
O okulda iyi yapıyor.He is doing fine in school.
O şimdi ne yapıyor?What is he doing now?
O, şimdi ne iş yapıyor?What is he up to now?
O bir yürüyüş yapıyor.He is taking a walk.
Atölyesinde bir tablo yapıyor.He's making a table in his workshop.
O bana nasıl kek yapılacağını gösterdi.He showed me how to make a cake.
Ona bir iyilik yapıp yapamayacağımı sordu.He asked me if I could do him a favor.
O, onu benim yardımım vasıtasıyla yapıyor.He is doing it with my help.
O, diğerlerine yardım etmek için çok şey yapıyor.He does much to help others.
Ona suikast yapılacağı planından habersizdi.He was ignorant of the plot to assassinate him.
Sosyolojide araştırma yapıyor.He is doing research in sociology.
O, eline bir yara bandı yapıştırdı.He put a Band-Aid on his hand.
O sadece kızların önünde gösteriş yapıyor.He's just showing off in front of the girls.
O bir kız lisesinde öğretmenlik yapıyor.He teaches in a girls' high school.
O, üçü Çin'de yapılmış dört tane bebek aldı.He got four dolls, of which three were made in China.
O, iyi yapılıdır.He's well built.
O, üniversitede tarih eğitimi yapıyor.He studies history at college.
O, üniversiteye gitmek için tasarruf yapıyor.He's saving up to go to college.
Zeki ama bir yandan da sık sık dikkatsizce hatalar yapıyor.He is clever, but on the other hand he often makes careless mistakes.
O uzun boylu ve yapılı bir adam.He is a tall and strongly built man.
O her zaman rakipleri tarafından yapılan hatalardan yararlanır.He always takes advantage of the mistakes made by his rivals.
O, onun bir oyuncak bebek yapışını izledi.He watched her making a doll.
O hile yapıyordu.He was cheating.
O işini yapıyor.He is doing his work.
O onu demek istemiyor; o sadece rol yapıyor.He doesn't mean it; he's just acting.
O gerçekten üzgün değil; o sadece rol yapıyor.He isn't really sad; he's only acting.
Ona anestezi yapılmıştır.He was put under anesthesia.
O, uyuyor gibi yapıyordu.He pretended to be sleeping.
Hırsızlara yardım etmesi için baskı yapıldı.He was coerced into helping the thieves.
Bir yolculuk için hazırlıklar yapıyor.He is making preparations for a trip.
Onların evi yeniden yapılandırılıyor.Their house is being remodeled.
Onlar her zaman şakalar yapıyorlardı.They were always making jokes.
Onlar dışarıda alışveriş yapıyorlar.They are out shopping.
Onlar yazılım ürünleri ticareti yapıyorlar.They deal in software products.
Onun nasıl yapılması gerektiğini kararlaştıramadılar.They could not agree how it should be done.
Kralı öldürmek için komplo yapıyorlar.They are plotting to kill the king.
Onlar ne yapıyorlar.What are they doing?
Onlar bir ev yapıyorlar.They are building a house.
Atom bombasının nasıl yapılacağını biliyorlar.They know how to make an atomic bomb.
Onlar şimdi kahvaltı yapıyorlar.They are having breakfast now.
Bu hafta saat sekizde kahvaltı yapıyorlar.They are having breakfast at eight this week.
O kaptan yapıldı.He was made captain.
Onlar tüm boş vakitlerinde ne yapıyorlar?What do they do with all their leisure time?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod