Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.생각하는 사람들은 고함을 지르며 큰 소동을 벌였습니다.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.Індське письмо мовою.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.והם היו מאלה שהאמינו שכתב האינדוס אינו מייצג שפה.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.وكان هؤلاء الناس هم الذين يعتقد أن النص الاندوسي لا يمثل لغة.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.非難の声を上げました 私にも嫌がらせメールが届きました
Bu ışın buradan gelip yansıyor ve geri dönüyor.이 광선은 이 방향으로 방출되므로 반사되어 이렇게 나올 것입니다
Bu ışın buradan gelip yansıyor ve geri dönüyor.Můžeme si to představit, řekněme, že toto je země. Toto je naše zrcadlo.
Bu ışın buradan gelip yansıyor ve geri dönüyor.Ten promień rozchodzi się w ten sposób. Teraz on obije się i pobiegnie z powrotem w ten sposób.
Bu ışın buradan gelip yansıyor ve geri dönüyor.אם הקרן הזו באה ככה אז החא תחזור ככה לצופה
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir. Birden fazla düzen vardı, üzerinde çok durmak istemiyorum.Jeśli chodzi o te głowy, trzeba je wyświetlać, są różne rozwiązania, których nie będę tu omawiał.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir. Birden fazla düzen vardı, üzerinde çok durmak istemiyorum.И пластмасовите глави -- понякога искате да ги проектирате, и има много схеми, на които няма да се спирам.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.그리고 이 플라스틱 얼굴에 영상을 투사할 수도 있겠죠.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.А пластиковые головы — это как раз то, что вы захотите спроецировать.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.וראשי הפלסטיק, לפעמים אתם רוצים להקרין אותם.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.وهذه الرؤوس البلاستيكية، احياناً تحتاج الى العرض عليهم،
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.手段はいろいろありますが長々とお話はしません
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Takéto rozhodnutia sú odrazom toho, čo vykonáva Actor.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Aceste decizii sunt o reflectare a tacticii Actorului.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Ces décisions sont clairement le reflet de la politique de l'Acteur.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Dessa val är tydligt en återspegling av Aktörens policy.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Deze beslissingen zijn duidelijk een reflectie van het beleid van de Actor.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Diese Entscheidungen sind eindeutig eine Reflexion der Regel des Akteurs.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Estas decisiones son claramente un reflejo de la política del Actor.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Estas decisões são claramente o reflexo da política do Ator.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Keputusan ini tentu merupakan cermin dari kebijakan sang Aktor.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.이러한 결정은 분명히 행위자 기관의 정책이 반영된 것이죠.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Những quyết định này chắc chắn là phản xạ từ các chính sách mà Actor đưa ra.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Queste decisioni sono chiaramente un riflesso della strategia dell' Attore.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Tato rozhodnutí jsou jasně výsledkem Činitelova postupu.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Te punkty decyzyjne są wyraźnie odzwierciedleniem polityki Aktora.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Тези решения са ясно отражение на линията на поведение на Играчът.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Эти решения четко отражают стратегию Исполнителя.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.החלטות אלו הן ביטוי מובהק למדיניות של ה"מבצע".
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.هذه القرارات تعتبر إنعكاس واضح لقاعدة الممثل .
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.行動方針に従います。 このハエのような知的生物の行動方針は
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Besluten avspeglar ofta andra prioriteringar än skydd av bestånden.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Deze beslissingen weerspiegelen vaak andere prioriteiten dan de bescherming van visbestanden.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Estas decisiones reflejan a menudo prioridades diferentes que la protección de las poblaciones.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Estas decisões muitas vezes reflectem outras prioridades em vez da protecção dos stocks.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Przez wieki fundamentem lokalnej gospodarki była obfitość ryb.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Queste decisioni spesso riflettono priorità diverse dalla protezione degli stock.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Tato rozhodnutí často odrážejí jiné priority, než je ochrana populací ryb.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Te odločitve so pogosto temeljile na prednostnih nalogah, ki niso zajemale zaščite staleža.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Tieto rozhodnutia často zohľadňujú iné priority než ochranu zásob rýb.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Usein päätökset perustuvat ensisijaisesti muihin tekijöihin kuin kalakantojen suojeluun.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Η ιστορία της Βαλτικής δεν είναι μία απλή υπόθεση.
Bu kararlar genellikle stokların korunmasının dışındaki öncelikleri yansıtmaktadır.Тези решения често отразяват приоритети, различни от опазването на ресурсите.
Bu kendimi kart okuma cihazının tepesinde yansıttığım이 작품의 제목은 'A Point Just Passed'인데
Bu kendimi kart okuma cihazının tepesinde yansıttığımDieses Werk ist eine Art Selbstporträt-Taxidermie-Zeitkapsel und nennt sich "Ein Punkt ist gerade vorbei".
Bu kendimi kart okuma cihazının tepesinde yansıttığımJe to dielo, ktoré v sebe zahŕňa autoportrét, vypchávanie a časové púzdro, s názvom Práve prejdený bod.
Bu kendimi kart okuma cihazının tepesinde yansıttığımЭто своего рода и самопортрет, и чучело, и капсула с посланием потомкам.
Bu kendimi kart okuma cihazının tepesinde yansıttığımזה סוג של פוחלץ, פורטרט עצמי, קפסולת זמן
Bu kendimi kart okuma cihazının tepesinde yansıttığımهذا النوع من الصورة الذاتية هو الذي يبقى عبر الزمن
Bu kendimi kart okuma cihazının tepesinde yansıttığım「過ぎ去ったあの瞬間」という作品です
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Aşa a decis să se reprezinte.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Así es como decidió representarse a si mismo.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.C'est comme ça qu'il a choisi d'être représenté.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Das ist die Art, die er gewählt hat, um sich zu repräsentieren.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Hij heeft ervoor gekozen zich zo voor te stellen.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.시몬이 선택한 자기 표현 방법인 것입니다