yansı ile cümle

yansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu eser ayna içerdiğinden, ben bu aynaların New York'un bu özelliğini içermesini ve yansıtmasını istedim.Como o trabalho contém espelhos, queria que os espelhos conseguissem capturar esse aspecto, e o evidenciassem
Bu eser ayna içerdiğinden, ben bu aynaların New York'un bu özelliğini içermesini ve yansıtmasını istedim.Dado que la obra tiene espejos, quería que los espejos pudieran recoger ese carácter y mostrarlo.
Bu eser ayna içerdiğinden, ben bu aynaların New York'un bu özelliğini içermesini ve yansıtmasını istedim.저는 이번 프로젝트의 거울들이 뉴욕의 특징을 잘 잡아내어 보여주었으면 했어요
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Avendo totalmente assorbito questa filosofia, ho iniziato a guardare a tanti problemi in modo un po' diverso.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Całkowicie przyjmując tę filozofię, zacząłem patrzeć na wiele problemów nieco inaczej.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.După ce am absorbit total această filosofie, am început să privesc multe probleme puţin diferit.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.이 철학을 모두 이해한 상황에서 저는 많은 문제들을 다른 시각에서 보기 시작했어요.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Una vez que se absorbe totalmente esta filosofía , Comencé a ver los problemas algo diferentes.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Коли я з головою поринув у цю філософію, то почав по-іншому сприймати багато проблем.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Полностью впитав в себя эту философию, я начал иначе смотреть на многие вопросы.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.След като напълно усвоих тази философия, започнах да виждам много проблеми по различен начин.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.שקעתי לגמרי בפילוסופיה הזאת, והתחלתי לבחון המון בעיות בצורה קצת אחרת.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.وبالاستيعاب التام لهذه الفلسفة، بدأت أنظر إلى الكثير من المشاكل بطريقة مختلفة قليلا.
Bu gördüğüm vatandaşlık görevi bir anlamda teşvik Ailemin nesil net yansıması.Αυτό προώθησε την αίσθηση του πολίτη καθήκοντος που είδα την σαφή αντανάκλαση της γενιάς των γονιών μου.
Bu gün düzgün ve dağınık yansıma hakkında konuşalım.אני רוצה לדבר עוד קצת על החזרה מסודרת, ובעיקר על החזרה מפוזרת.
Bu gün düzgün ve dağınık yansıma hakkında konuşalım.ساتحدث قليلا عن الانعكاس والانعكاس المنتظم وغير المنتظم
Bu güzel bir yansı, Steve Jobs'ın sunum stilini özetliyor.Hermosa diapositiva que resume el estilo de presentar de Steve Jobs.
Bu güzel bir yansı, Steve Jobs'ın sunum stilini özetliyor.Это прекрасный слайд, в этом заключается стиль презентаций Стива Джобса.
Bu güzel bir yansı, Steve Jobs'ın sunum stilini özetliyor.大きなグラフィックス
Bu heykellere baktığımda hayat dolu olduklarını düşünüyorum, . hareketleri çarpıcı güzellikte yansıtmışlar.Cel mai notabil fapt pentru mine este aparenta viata pe care o ofera aceste statui cat si impresia miscarii.
Bu heykellere baktığımda hayat dolu olduklarını düşünüyorum, . hareketleri çarpıcı güzellikte yansıtmışlar.Wat natuurlijk de geboorte van Athene voorstelt.
Bu heykellere baktığımda hayat dolu olduklarını düşünüyorum, . hareketleri çarpıcı güzellikte yansıtmışlar.Το πλέον αξιοσημείωτο για μένα είναι το πόσο ζωντανά είναι και πόσο γεμάτα κίνηση.
Bu heykellere baktığımda hayat dolu olduklarını düşünüyorum, . hareketleri çarpıcı güzellikte yansıtmışlar.Найвагоміша річ, як на мене, це те, що фігури наче живі і те, наскільки вони наповнені рухом.
Bu heykellere baktığımda hayat dolu olduklarını düşünüyorum, . hareketleri çarpıcı güzellikte yansıtmışlar.これらの彫刻には
Bu ikileme, bu yansıma son derece şaşırtıcı. Ve aynı zamanda akıl karıştırıcı.Jde o zdvojení, o zrcadlo, který je tak neuvěřitelně zneklidňující.
Bu ikileme, bu yansıma son derece şaşırtıcı. Ve aynı zamanda akıl karıştırıcı.To ta dwoistość, ten efekt lustra, które wprowadzają niesamowity niepokój.
Bu iki uç arasında yaptığı yolculuk kalkınmanın değişmekte olan çehresini yansıtıyordu.그 분이 지나온 길은 개발의 모습을 바꾸어 내는데 투영되었습니다.
Bu iki uç arasında yaptığı yolculuk kalkınmanın değişmekte olan çehresini yansıtıyordu.והמסע שהוא עשה בין שניהם שיקף את תמונת הנוף המשתנה של פיתוח.
Bu iki uç arasında yaptığı yolculuk kalkınmanın değişmekte olan çehresini yansıtıyordu.والرحلة التي سافر فيها بين ذلك عكست التغير في مشهد التطور
Bu iki uç arasında yaptığı yolculuk kalkınmanın değişmekte olan çehresini yansıtıyordu.開発環境の変化を映す鏡でした 今 私はこの変化に鼓舞され
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.Das waren die, die nicht glaubten, dass die Indus-Schrift eine Sprache repräsentiert.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.Dat waren de mensen die geloofden dat het Indusschrift geen taal vertegenwoordigt.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.생각하는 사람들은 고함을 지르며 큰 소동을 벌였습니다.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.Індське письмо мовою.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.והם היו מאלה שהאמינו שכתב האינדוס אינו מייצג שפה.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.وكان هؤلاء الناس هم الذين يعتقد أن النص الاندوسي لا يمثل لغة.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.非難の声を上げました 私にも嫌がらせメールが届きました
Bu ışın buradan gelip yansıyor ve geri dönüyor.이 광선은 이 방향으로 방출되므로 반사되어 이렇게 나올 것입니다
Bu ışın buradan gelip yansıyor ve geri dönüyor.Můžeme si to představit, řekněme, že toto je země. Toto je naše zrcadlo.
Bu ışın buradan gelip yansıyor ve geri dönüyor.Ten promień rozchodzi się w ten sposób. Teraz on obije się i pobiegnie z powrotem w ten sposób.
Bu ışın buradan gelip yansıyor ve geri dönüyor.אם הקרן הזו באה ככה אז החא תחזור ככה לצופה
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir. Birden fazla düzen vardı, üzerinde çok durmak istemiyorum.Jeśli chodzi o te głowy, trzeba je wyświetlać, są różne rozwiązania, których nie będę tu omawiał.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir. Birden fazla düzen vardı, üzerinde çok durmak istemiyorum.И пластмасовите глави -- понякога искате да ги проектирате, и има много схеми, на които няма да се спирам.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.그리고 이 플라스틱 얼굴에 영상을 투사할 수도 있겠죠.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.А пластиковые головы — это как раз то, что вы захотите спроецировать.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.וראשי הפלסטיק, לפעמים אתם רוצים להקרין אותם.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.وهذه الرؤوس البلاستيكية، احياناً تحتاج الى العرض عليهم،
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.手段はいろいろありますが長々とお話はしません
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Aceste decizii sunt o reflectare a tacticii Actorului.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Ces décisions sont clairement le reflet de la politique de l'Acteur.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Dessa val är tydligt en återspegling av Aktörens policy.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Deze beslissingen zijn duidelijk een reflectie van het beleid van de Actor.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Diese Entscheidungen sind eindeutig eine Reflexion der Regel des Akteurs.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Estas decisiones son claramente un reflejo de la política del Actor.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Estas decisões são claramente o reflexo da política do Ator.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Keputusan ini tentu merupakan cermin dari kebijakan sang Aktor.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.이러한 결정은 분명히 행위자 기관의 정책이 반영된 것이죠.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Những quyết định này chắc chắn là phản xạ từ các chính sách mà Actor đưa ra.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Queste decisioni sono chiaramente un riflesso della strategia dell' Attore.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.Takéto rozhodnutia sú odrazom toho, čo vykonáva Actor.

İlgili Sayfalar