Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Questo é il modo in cui ha scelto di rappresentarsi.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Taką postać postanowił przyjąć.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Αυτός είναι ο τρόπος που επέλεξε να εκπροσωπήσει τον εαυτό του.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Така е избрал да се представя.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Это то, как он захотел сам себя представить.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.זה האופן שהוא בחר להציג את עצמו.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.هذه الطريقة التي اختارها ليقدم نفسه
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.本の背表紙には大量のLEDが仕掛けてあり
Bulduğumuz şey, ortalama 60 dolara patlayan, küçücük bir yansıtıcısı olan küçük bir telefon oldu.그래서 60달러 정도 하는 작은 프로젝터가 달린 휴대폰을 발견했습니다.
Bulduğumuz şey, ortalama 60 dolara patlayan, küçücük bir yansıtıcısı olan küçük bir telefon oldu.Am găsit un mic telefon mobil cu un pico proiector care costă cam 60 de dolari.
Bulduğumuz şey, ortalama 60 dolara patlayan, küçücük bir yansıtıcısı olan küçük bir telefon oldu.Le cose che abbiamo trovato sono un telefono cellulare con un piccolo proiettore che costa circa 60 dollari.
Bulduğumuz şey, ortalama 60 dolara patlayan, küçücük bir yansıtıcısı olan küçük bir telefon oldu.Y lo que conseguimos fue un pequeńo teléfono móvil con un pico proyector que sale por unos 60 dólares.
Bulduğumuz şey, ortalama 60 dolara patlayan, küçücük bir yansıtıcısı olan küçük bir telefon oldu.Това което взехме бе малък мобилен телефон с малък пико проектор, който струваше около 60 долара.
Bulduğumuz şey, ortalama 60 dolara patlayan, küçücük bir yansıtıcısı olan küçük bir telefon oldu.וניסינו להבין, "מה אנחנו יכולים לאסוף שיגרום לזה לקרות?" אז הדבר שהשגנו
Bulduğumuz şey, ortalama 60 dolara patlayan, küçücük bir yansıtıcısı olan küçük bir telefon oldu.ذلك الشيء الذي وصلنا وكان الهاتف النقال القليل مع قليل وبيكو أن يأتي لحوالي 60 دولار.
Bulduğumuz şey, ortalama 60 dolara patlayan, küçücük bir yansıtıcısı olan küçük bir telefon oldu.この小さなプロジェクタ付きの携帯電話です だいたい60ドルくらいでした それから大容量バッテリーで使う懐中電灯と
Bulmak istediğimiz, yansıyan ışık demetinin kırılma açısı. -И това, което искам да знам е какъв ще бъде ъгълът на пречупване.
Bu mektuplardaki mesajlar, bir çok kişinin fikrini yansıtıyordu.Ellos representan bien algunos de los mensajes que recibí.
Bu mektuplardaki mesajlar, bir çok kişinin fikrini yansıtıyordu.이 아이들은 제가 받은 메시지를 상징적으로 보여줍니다.
Bu mektuplardaki mesajlar, bir çok kişinin fikrini yansıtıyordu.Są oni raczej reprezentatywną próbką niektórych z wiadomości, które do mnie dotarły.
Bu mektuplardaki mesajlar, bir çok kişinin fikrini yansıtıyordu.これらは とても賢い少年少女達からの とてもよく出来た手紙です
Buna l doğrusu dersem, T dönüşümü vektörlerin bu doğruya göre yansımasını veriyordu. -Dus het spiegelt, spiegelt vectors, spiegelt vectors, langs l.
Buna l doğrusu dersem, T dönüşümü vektörlerin bu doğruya göre yansımasını veriyordu. -لذا إذا ما سميا ذالك الخط ب L وكانت T عبارة عن تحويل من R2 إلى R2 والذي قلب المتجهات عبر هذا الخط
Bundan dolayı otoportre bir eser üretmeye karar verdim. Bu kendimi kart okuma cihazının tepesinde yansıttığımAsí que decidí crear un autorretrato, que es una especie de cápsula del tiempo,
Bu nesneyi yansıtAz objektum tükrözése
Bu nesneyi yansıtDieses Objekt spiegeln
Bu nesneyi yansıtOdwzoruj obiekt symetrycznie
Bu nesneyi yansıtPeilaa tämä objekti
Bu nesneyi yansıtPremietnuť tento objekt
Bu nesneyi yansıtReflectir este objecto
Bu nesneyi yansıtReflejar este objeto
Bu nesneyi yansıtReflektera det här objektet
Bu nesneyi yansıtReflektér dette objekt
Bu nesneyi yansıtRifletti questo oggetto
Bu nesneyi yansıtSpiegel dit object
Bu nesneyi yansıtSymétrique de cet objet
Bu nesneyi yansıtZrcali ta predmet
Bu nesneyi yansıtΑντανάκλαση αυτού του αντικειμένου
Bu nesneyi yansıtВідбити цей об’ єкт
Bu nesneyi yansıtОтражение на обекта
Bu nesneyi yansıtОтразить этот объект
Bu nesneyi yansıtانعكاس كائن
Bu nesneyi yansıtこのオブジェクトを対称移動
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Acestea sunt expresii ale adevărului ca lucruri zguduitoare, în sensul că sunt lucruri pe care le poți venera.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Có cách minh họa sự thật như là những thứ đáng kính sợ nghĩa là chúng là thứ đáng để bạn tôn thờ.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Dit zijn weergaven van de waarheid als ontzagwekkende zaken, ofwel, het zijn dingen die je kunt aanbidden.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Estas son expresiones de la verdad como hechos llenos de asombro, es decir, son cosas que puedes alabar.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Ini adalah ekspresi kebenaran sebagai hal yang jelek, dalam arti, mereka hal yang dapat Anda puja.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.이상화된 표현은 놀라운 것이어서 그 자체로 숭배받을 자격이 있는 대상입니다.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Sono espressioni di verità da riverire, da adorare.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.To są przejawy prawdy w rzeczach imponujących, są to rzeczy, zdecydowanie godne podziwu.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Toto jsou výrazy pravdy jako věci budící respekt a myslím tím věci, o kterých můžete svědčit.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Αυτές είναι πολύ ωραίες εκφράσεις της αλήθειας, εννοώντας ότι,είναι πράγματα που μπορείς να λατρέψεις.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Оба идеала отражают реальность как предмет трепета и благоговения, как объект преклонения.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Това са проявления на истината, неща които извикват благововение и възхищение.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.אלו הם ביטויים של אמת כדברים מעוררי יראת-כבוד, מבחינת משמעותם, אלה דברים שאפשר לסגוד להם.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.هذه تعابير الحقيقة كأشياء فظيعة، بالمعنى، هذه الأشياء التي يمكنك تقديسها.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.それゆえに崇拝されるのです 強力で それ以下にはなり得ず
- bu nokta, güneşin, gözümüze suyun neresinden yansıdığıdır- מישהו העיר על זה בלוח ההודעות, וזאת הערה טובה - שהנקודה הזאת היא המקום שבו האור מוחזר לעיניים שלנו,
- bu nokta, güneşin, gözümüze suyun neresinden yansıdığıdırوهناك شخص اشارالى ذلك برسالة وهذه نقطة جيدة- في هذه النقطة حيث الضوء اذا كان ينعكس الى اعيننا