yansı ile cümle
yansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Die aankondiging namelijk ging een klik weg, en dat weergalmde weer een klik verder.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Estão a ver, aquela configuração era feita com um clique, que se repercutia, num só clique.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.그러니까, 그 선언이 한 클릭 더 퍼지고, 다시 네트웍을 돌고는, 한 클릭 더 나갑니다.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Mọi người thấy đấy, thông báo đó được đưa ra chỉ bằng một click, và gây tiếng vang, cũng chỉ bằng một click.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Otóż ten komunikat dotarł o jedno kliknięcie za daleko, a ono znowu o jedno za daleko.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Vean el comunicado salió mediante un solo clic, que repercutió en el exterior.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Vedete, quell'annuncio si è ripetuto al nodo successivo, e poi si è propagato and un altro nodo ancora.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Vedeţi voi, această configuraţie a fost transmisă mai departe şi a repercutat, cu fiecare clic.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Verstehen Sie, diese Ankündigung ging einen Klick weiter, wurde weitergetragen, einen Klick weiter.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Vous voyez, cette configuration a été faite d'un clic, qui était répercuté, un seul clic.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Βλέπετε, η ανακοίνωση έφτασε ένα κλικ παραέξω κι αντιλάλησε, ένα κλικ παραέξω.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Видите ли, это сообщение ушло на один шаг дальше, и разнеслось эхом.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Разбирате ли, тази обява е станала с едно кликване, което е отекнало нататък - едно кликване.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Це оголошення було почуто і почало миттєво поширюватися.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.אתם מבינים, ההודעה הזאת עברה קליק אחד החוצה, והדהדה עוד קליק אחד החוצה.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.تعلمون، ذلك الإعلان ذهب لنقرة واحدة، الذي تردد أصداؤه، بنقرة واحدة.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.一歩先へと送られ 広まっていったのです この事後分析資料を
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Acesta este chiar nebunesc.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Cái này thật sự là ấn tượng.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Das ist wirklich wild.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Det här är helt galet.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Ini sangat tidak teratur.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Isto é muito louco.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Naprawdę odjazdowe.Zbiór widelców, noży i łyżek i wszelakich sztućców, zespawanych daje cień motocykla.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Tak tohle je skutečně divočina.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Tak toto je vážne divoké.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Tole je precej divje.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Un truc très sauvage.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Είναι φοβερό.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.А вот это действительно восхитительно.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.Наистина луда работа.
Bu birbirlerine kaynaklanmış çatal, kaşık bıçak yığını yerdeki gölgesi ise bir motosikleti yansıtmakta.זה ממש מטורף. ההרכבה הזאת של מזלגות, סכינים וכפיות ושלל כלים אחרים, מולחמים יחד מטילים צל של אופנוע. אתה לומד
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.이건 상자가 아닙니다: 머릿 속에 있는 제 상상력을 종이에, 스크린에, 삶에 표현한 것이죠.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.Sunt proiecţiile imaginaţiei mele din cap, pe hârtie, pe ecran, în viaţă.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.To nie jest pudełko. To obrazy z mojej wyobraźni przeniesione z głowy na papier, na ekran, w życie.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.Това не е кутия; това са интерпретации на моето въображение от главата, през хартията и екрана, до живота.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.Это-не ящик; это-воспроизведение моего воображения из головы-на бумагу, на экран, в жизнь.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.זו היא לא קופסא. אלו הציורים של הדמיון שלי, מהראש לנייר למסך לחיים.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.هذا ليس مجرد صندوق ؛ إنه تداعيات خيالي الجامح من العقل للورق للشاشة للحياة
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.それが現実化されるまでの私の空想を表現したものです 「Upwake」では建物がスーツを着用し Zeroは巨大キーボード上で
Bu bir ütopya değil, ya da güzel bir hayal ürününün yansıması değil...Ce n'est pas une sorte d " utopique, magnifique.. projection fantaisiste
Bu bir ütopya değil, ya da güzel bir hayal ürününün yansıması değil...Ez nem holmi utópia, nem egy csodás-fantasztikus kivetítés csupán.
Bu bir ütopya değil, ya da güzel bir hayal ürününün yansıması değil...Není to žádná utopie, krásná, fantazijní projekce.
Bu bir ütopya değil, ya da güzel bir hayal ürününün yansıması değil...No es una hermosa proyección utópica y de fantasia.
Bu bir ütopya değil, ya da güzel bir hayal ürününün yansıması değil...Nu e un gen de utopie, proiecţie frumoasă, fantezistă.
Bu bir ütopya değil, ya da güzel bir hayal ürününün yansıması değil...Se ei ole jotain utopiaa, kaunista fantasiaprojektiota.
Bu bir ütopya değil, ya da güzel bir hayal ürününün yansıması değil...Это не просто лишь утопическая, красивая выдуманная проекция.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceAceea nu este luminiscență, este lumină reflectată din organele sexuale.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceCe n'est pas de la luminescence, c'est le reflet des lumières des gonades.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceDas ist noch keine Lumineszenz, das ist Licht von den Keimdrüsen.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceDet er ikke bioluminescence, det er reflekteret lys fra gonaderne.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceDit is niet luminescentie, maar licht gereflecteerd door de geslachtsklieren.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadece저건 발광이 아니라, 생식샘에 반사된 빛입니다.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceQuella non e' luminescenza, quella e' luce riflessa dalle gonadi.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceTo nie je luminiscencia, to je odrazené svetlo z pohlavných žliaz.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceTo nie luminescencja, lecz światło odbite od jej gonad.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceYang anda lihat masih bukan luminesens, itu tangkisan cahaya dari kelenjar kelaminnya.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceТова не е луминесценция, а отразена светлина от гонадите.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceЭто не люминесценция, это - отраженный свет гонад.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceזאת לא התאורה. זה רק אור מוחזר מבלוטות המין.