Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Cred că această dorinţă reflectă un adevăr dureros pe care l-am învăţat în ultimii 15 ani.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Credo che quel desiderio rifletta una dolorosa verità che ho imparato negli ultimi 15 anni.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Creo que este deseo refleja una dolorosa verdad que hemos aprendido en los últimos 15 años.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Eu acredito neste desejo reflete uma verdade cruel que aprendi nos últimos 15 anos.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Jag tror att denna önskan speglar en smärtsam sanning som jag kommit i kontakt med under de senaste 15 åren.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Je crois que cet espoir reflète une vérité douloureuse que j'ai apprise au cours des 15 dernières années.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Minusta tämä toive heijastelee karua totuutta, jonka olen viimeisten 15 vuoden aikana oppinut.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Myslím, že toto prianie zrkadlí bolestivú pravdu, ktorú som spoznala za posledných 15 rokov.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Szerintem ez a vágy azt a fájdalmas valóságot tükrözi, amit az elmúlt 15 évben tapasztaltam meg.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Tôi tin rằng điều mong muốn này phản ánh một sự thật đau buồn mà tôi đã nghiên cứu 15 năm qua.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Věřím, že toto přání vyjadřuje bolestnou pravdu, kterou jsem zjistila během minulých 15 let.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Volgens mij is deze wens de weerspiegeling van een pijnlijke waarheid die ik de afgelopen 15 jaar heb ontdekt.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Πιστεύω ότι αυτή η επιθυμία αντικατοπτρίζει μια οδυνηρή αλήθεια που έμαθα τα τελευταία 15 χρόνια.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Думаю, такое желание отражает горькую правду, к которой я пришла через 15 лет.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Мисля, че това желание отразява болезнената истина, която научих през последните 15 години.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.Я гадаю, що це бажання підтверджує гірку істину, яку я засвоїла за останні 15 років.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.אני מאמינה שמשאלה זו משקפת אמת מכאיבה שלמדתי במשך חמש עשרה השנים האחרונות.
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.أعتقد أن هذه الأمنية تعكس حقيقة مؤلمة تعلمتها خلال السنوات الخمسة عشر الأخيرة،
Böylesi bir dileğin son 15 yılda öğrenmiş olduğum çok acı bir gerçeği yansıttığına inanıyorum.過去15年間に学んだ 痛々しい事実を 反映していると思います 誰も私のことを聞いていない という感覚は
Bronzun parlaklığı, yansıtılıcığı bunu destekliyor.Odrazivost bronzu to potvrzuje.
Bronzun parlaklığı, yansıtılıcığı bunu destekliyor.Reflexia bronzului demonstrează acest lucru.
Bronzun parlaklığı, yansıtılıcığı bunu destekliyor.Отразителността на бронза придава това чувство.
Brunelleschi'nin aynada gördüğü resmin yansıması ile gerçek bina birebir aynı gözüküyor.Co Brunelleschi viděl v odrazu malby, vypadalo přesně jako realita, která byla před ním.
Brunelleschi'nin aynada gördüğü resmin yansıması ile gerçek bina birebir aynı gözüküyor.O que Brunelleschi via no reflexo da pintura era exatamente igual à realidade em frente a ele.
Brunelleschi'nin aynada gördüğü resmin yansıması ile gerçek bina birebir aynı gözüküyor.(Ж)Брунеллескі добився того, щоб зображення у дзеркалі були такими ж, як і реальні об'єкти перед ним.
Brunelleschi'nin aynada gördüğü resmin yansıması ile gerçek bina birebir aynı gözüküyor.(ж) То, что Брунеллески видел в отражении рисунка, (ж) выглядело точно так же, как реальность перед ним.
"Bu ahmak yansıyı kelimesi kelimesine okuyor."Este 'bozo' está leyendo el texto de la diapositiva.
"Bu ahmak yansıyı kelimesi kelimesine okuyor."Этот тупица читает слайд дословно.
"Bu ahmak yansıyı kelimesi kelimesine okuyor.自分で黙読したようが このバカの朗読より早い
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.En attendant,dès le début, cette série a un esprit protestataire, réfléchi, et sans compromis.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Intussen heeft deze serie vanaf het begin een protesterende, reflecterende en compromisloze geest.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.한편, 이 연작은 처음부터 항의적이고 사색적이며 비타협적인 성격을 띠고 있습니다.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Mientras tanto, desde el principio, esta serie tiene un espíritu de protesta, reflexiva e inquebrantable.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Nel frattempo, fin dall'inizio, questa serie ha uno spirito di protesta riflessivo e senza compromessi.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Od samego początku seria prac ma protestacyjny, refleksyjny i bezkompromisowy charakter.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Trong khi đó, ngay từ đầu, loạt tác phẩm này chứa tinh thần phản kháng, suy tư và không thỏa hiệp.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Zugleich ist diese Reihe an Kunstwerken dem Protest, der Reflexion und auch der Kompromisslosikeit gewidmet.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Εντωμεταξύ, από την αρχή, αυτή η σειρά έχει ένα επαναστατικό, στοχαστικό και μη συμβατικό πνεύμα.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.Водночас ця серія виражає не тільки дух протесту, а й переосмислення і неготовність іти на компроміси.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.בינתיים, מההתחלה, לסדרה הזו יש רוח מחאתית, משקפת ובלתי מתפשרת.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.في غضون ذلك، من البداية، هذه السلسلة بها احتجاج، انعكاس وروح لا هوادة فيها.
Bu arada, bu serinin her zaman protesto eden, olayları yansıtan ve kararlı bir ruhu var.抵抗と思索の精神 そして妥協を許さない精神が 宿っていました メークをすることで 狙撃手のように
Bu arkadaş yansıyordu. -حيث كانت هذه متجهات مثيرة للإهتمام لنا لأنه عندما عرفنا القاعدة الجديدة لها كمتجه قاعدي
Bu ayrım bazı ülkelerde uyuşturucu kullanmaya yönelik cezaların indirilmesine yansımış olmakla beraber, diğerConsumo de droga e aplicação de sanções penais: um panorama diversificado
Bu ayrım bazı ülkelerde uyuşturucu kullanmaya yönelik cezaların indirilmesine yansımış olmakla beraber, diğerDit onderscheid komt in enkele landen tot uiting in een
Bu ayrım bazı ülkelerde uyuşturucu kullanmaya yönelik cezaların indirilmesine yansımış olmakla beraber, diğerNeue Umfrage zur Untersuchung der Haltung junger Menschen gegenüber dem Drogenkonsum
Bu ayrım bazı ülkelerde uyuşturucu kullanmaya yönelik cezaların indirilmesine yansımış olmakla beraber, diğerNowe badania nad postawami młodych ludzi wobec zażywania narkotyków
Bu ayrım bazı ülkelerde uyuşturucu kullanmaya yönelik cezaların indirilmesine yansımış olmakla beraber, diğerTo razlikovanje se odraža v zmanjšanju kazni za uživanje drog v nekaterih
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Die aankondiging namelijk ging een klik weg, en dat weergalmde weer een klik verder.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Estão a ver, aquela configuração era feita com um clique, que se repercutia, num só clique.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.그러니까, 그 선언이 한 클릭 더 퍼지고, 다시 네트웍을 돌고는, 한 클릭 더 나갑니다.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Mọi người thấy đấy, thông báo đó được đưa ra chỉ bằng một click, và gây tiếng vang, cũng chỉ bằng một click.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Otóż ten komunikat dotarł o jedno kliknięcie za daleko, a ono znowu o jedno za daleko.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Vean el comunicado salió mediante un solo clic, que repercutió en el exterior.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Vedete, quell'annuncio si è ripetuto al nodo successivo, e poi si è propagato and un altro nodo ancora.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Vedeţi voi, această configuraţie a fost transmisă mai departe şi a repercutat, cu fiecare clic.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Verstehen Sie, diese Ankündigung ging einen Klick weiter, wurde weitergetragen, einen Klick weiter.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Vous voyez, cette configuration a été faite d'un clic, qui était répercuté, un seul clic.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Βλέπετε, η ανακοίνωση έφτασε ένα κλικ παραέξω κι αντιλάλησε, ένα κλικ παραέξω.
Bu bildiri, bir tık ile yayıldı, bir başka tık ile yansıdı.Видите ли, это сообщение ушло на один шаг дальше, и разнеслось эхом.