yansı ile cümle

yansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir zamanlar bir profesörün, romanımın "otantik Afrika"yı yansıtmadığını söylemesi gibi.كما كان الأستاذ، الذي أخبرني ذات مرة أن روايتي لم تكن " أفريقية أصلية."
Bir zamanlar bir profesörün, romanımın "otantik Afrika"yı yansıtmadığını söylemesi gibi.言った教授もそうだったに違いないでしょう 私の小説の中には誤りや
Biz canlı insan karakterlerini eşyalara yansıtma eğilimindeyiz.Máme sklon promítat vlastnosti živých lidí do věcí:
Biz canlı insan karakterlerini eşyalara yansıtma eğilimindeyiz.Nós tendemos a personificar as coisas.
Biz canlı insan karakterlerini eşyalara yansıtma eğilimindeyiz.نميل بان نرمي خصائص بشرية علي الأشياء
Bizler kültürlerimizi yansıtırız.Noi reflectam cultura noastra.
Bizler kültürlerimizi yansıtırız.Nous sommes le reflet de notre culture.
Bizler kültürlerimizi yansıtırız.Мы - отражение нашей культуры.
Bizler kültürlerimizi yansıtırız.Нека се обърнем към културата ни.
Bizler kültürlerimizi yansıtırız.אנחנו משקפים את החברה שלנו.
Bizler kültürlerimizi yansıtırız.نحن إنعكاس لثقافتنا.
Bırak yansın... ... Bırak yansın... ...Bırak yansın.La traduction de milliers de musiques avec TraduZic @TraduZic
Bırak yansın... ...Bırak yansın.Déjala quemar Déjala quemar
Bırak yansın... ...Déjala quemar Oh
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, com WiFi - projectam de volta imagens para o nosso olho.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, WiFi disponibile -- trasmettono immagini ai vostri occhi.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, WiFi가 지원되고, 빔이 눈으로 이미지를 반사하는 거죠.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, WiFi - qui diffusent des images à vos yeux.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, WiFi so na voljo - teleportirajo žarke nazaj na oko.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Cu Bluetooth, WiFi-- transmite imaginea ochiului.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Mit Bluetooth oder W-LAN beamen sie Bilder auf ihre Augen.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Przez Bluetooth, przez WiFi -- rzutuje obrazy na siatkówkę.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.¿qué tal unos lentes de contacto asistivos? con BlueTooth y WiFi disponible transmiten imágenes a los ojos.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Van BlueTooth, WiFi -- visszasugározzák a képeket a szemükhöz.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Via BlueTooth of WiFi beelden rechtstreeks naar je oog zenden.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Με Bluetooth, WiFi -στέλνει με ακτίνες εικόνες στο μάτι σας.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.С наличием устройств BlueTooth и Wi-Fi, проецирующих изображения в глазное яблоко.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.בלוטות', ווי-פיי זמין -- שידור תמונות חזרה לעין שלך.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.بلوتوث أو واي فاي، تستطيع ارسال اشارات لا سلكية إلى عينك.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.食生活に問題を抱えているなら
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Como um olho não era nascido quando o pássaro era, mas é contemporâneo com o céu que ela reflete.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Como un ojo no había nacido cuando el ave fue, sino que es coetáneo con el cielo que refleja.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Een dergelijk oog was niet geboren toen de vogel was, maar is even oud met de hemel weerspiegelt.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.En sådan et øje var ikke født, da fuglen var, men er coeval med himlen det afspejler.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Ett sådant öga var inte född när fågeln var, men är SAMTIDIG med himlen den speglar.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Ez a szeme sem született, amikor a madár volt de egyidős az eget tükrözi.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.체험을 제공합니다. 새가 때 이러한 눈은 태어난 건 아니 었어, 하지만 반영 하늘과 같은 시대입니다.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Mắt như vậy là không được sinh ra khi gia cầm được, nhưng là đồng niên với bầu trời nó phản ánh.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.O astfel de ochi nu sa născut atunci când pasărea a fost, dar este contemporan cu cerul aceasta reflectă.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Seperti mata yang belum lahir ketika burung itu, tapi sejaman dengan langit itu mencerminkan.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Take oči ni bil rojen, ko je ptica je bila, vendar je Vršnjak z neba odraža.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Takie oko nie narodził się, gdy ptak, ale jest równolatek z nieba odbija.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Takový oko se nenarodil, když byl pták, ale je současný s oblohou odráží.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Takýto oko sa nenarodil, keď bol vták, ale je súčasný s oblohou odráža.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Tale occhio non è nata quando l'uccello era, ma è coeva con il cielo che riflette.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Tällainen silmä ei ollut syntynyt, kun lintu oli, mutta on samanikäinen kanssa taivasta se heijastaa.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Un tel oeil n'était pas né quand l'oiseau était, mais elle est contemporaine avec le ciel qu'il reflète.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Μια τέτοια μάτια δεν γεννήθηκε όταν το πουλί ήταν, αλλά είναι συνομήλικος με τον ουρανό αντανακλά.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Такие глаза не родился, когда птица была, но ровесника с неба оно отражает.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Такі очі не народився, коли птах була, але ровесника з неба воно відображає.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Такова едно око не е бил роден, когато птицата е, но е връстник с небето отразява.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.ניסיון. כזו עין לא נולד כאשר הציפור היה, אבל הוא גילאי עם השמים שהוא משקף.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.الخبرة. لم يولد مثل هذه العين عند الطيور ، بل هو شخص معاصر مع السماء أنه يعكس.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.しかしそれが反映空と同年代です。 森は別のような宝石をもたらすしないでください。旅行者はしばしばそのように見ていません
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.A identidade era sobretudo definida pela etnia. e o estado-nação refletia isso.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Aşa că identitatea era definită, în primul rând, prin etnie şi statul-naţiune reflecta asta.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Die Identität wurde also primär durch Volkszugehörigkeit definiert, und der Nationalstaat spiegelte das wider.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Donc on définissait avant tout l'identité selon l'appartenance ethnique, et l'état nation le reflétait.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Identiteit werd dus vooral bepaald door etniciteit, en de natiestaat was daarvan een afspiegeling.
Böylece kimlik öncelikle etnisite tarafından belirlendi, ve ulus devlet bunu yansıttı.Identitet var altså primært etnisk defineret, og det afspejlede nationalstaten.

İlgili Sayfalar