Bulutlar tüm görünür dalga boyutlarını yansıtır.כלי הנגינה מדגישים את המימד הריתמי של התפילות.
Bu aşkı şairler sadece şiirlerine değil yaşamlarına da yansıtmışlardır.ולא רק בדיבורים באה לידי ביטוי אהבה זו אלא גם במעשים.
Knox Martin işaretler ve simgelerle doğayı ve kadın formunu yansıtmasıyla bilinir.נוקס מרטין ידוע בעיקר בזכות רפרטואר של סימנים וסמלים המזוהים איתו, אשר מרמזים על טבע ובייחוד על הצורה הנשית.
Bir sözcük, yazarın lehçesini yansıtıyordu.דרך תיאור הצייר מתוארות בעיות הכתיבה של הסופר.
İçinde var olan toplumsal düzen ile aydınlanmanın kritik tartışması da yansıtılmıştır.הרשימה עוררה ביקורת גם על הכללת אנשים שנויים במחלוקת.
İş yükünün değişmesi yemek kültürüne yansımıştır.המזון הנצרך בארוחת הצהריים משתנה מתרבות לתרבות.
Yansımanın genel örnekleri ışık, ses ve su dalgalarıdır.Обичайни примери са отражението на светлина, звук или водни вълни.
Yansıtma: “Beni sevmediğini, benden hoşlanmadığını biliyorum.”На което той отвръща: „Не, не ме обичаш.
Bu olgu floresans, fosforesans veya ışıgın geri yansıtılması ile karıştırılmamalıdır.Тя не бива да се бърка с флуоресценцията, фосфоресценцията или отразената светлина.
Oyun çeşitliliği kurallara da yansımıştır.Oткриват се вариации в правилата на играта.
Bu durum 1980'lerde modaya Thriller görünümü olarak yansımıştır.Подобно държание на сцена през 1980-те се счита за скандално.
Bu onun çocukluğunu yansıtır.Това е драмата на неговото детство.
Estonya’nın mimari tarihi ülkenin kuzey Avrupa’daki çağdaş gelişimini yansıtmaktadır.Архитектурната история на Естония най-вече отразява модерното ѝ развитие в Северна Европа.
Poe'nun yazımı, kendi edebi teorilerini yansıtır: Didaktizme ve alegoriye karşıdır.Сътвореното от По е отражение на неговите литературни теории: той не е съгласен с дидактизма и алегорията.
Bu ikincil gökkuşağı ışığın damlacık içinde iki kere yansımasıyla meydana gelir.Вторичната дъга се наблюдава, когато светлината се отразява два пъти в капката.
Gök, hava ve uzay tümünü yansıtır.Символ на въздуха и небето.
Yansıma önleyici kaplamalar, aynalar, optik filtrelerde de uygulanır.Зрителят гледа през очила, също съдържащи филтри.
Bu aynı zamanda geçmişle bugün ve devamlılıkla değişim arasındaki bağı da yansıtır.Тя показва връзката между настоящето и миналото.
20. yüzyıl'dan itibaren her iki anlayışın ortaklaşa yansıtıldığı eserler üretilmiştir.През началото на XX век двете читалища се обединяват.
Bay Şapka onun eş cinsel yönünü yansıtır.Неговата форма символизира женската утроба.
Bu, haliyle şiirlerine de yansıdı.Това се отразява и в поезията му.
Ona göre yalnızca zihinsel imgeler gerçekliği yansıtır.За него това е само удобен начин да се опише физичната реалност.
Aşağıdaki veriler 2010 Sayım sonuçlarını yansıtmaktadır.Окончателни резултати от преброяване 2001.
Bu dönemde oyunculuğa el atan sanatçı, Training Day filmiyle ilk kez beyazperdeye yansıdı.Именно като кореспондент на вестника за първи път попада в Африка, за да отразява колониалната война.
Sanatta Yansımalar.Концептуално изкуство.
Tam olarak bir dini yansıtmaz.В конституцията не е посочено вероизповедание.
“Bağımsız” denilen üçüncü bir kesim ise yansız kalmayı yeğler.Самите те предпочитат да се наричат „независими“.
Geliş açısı büyüdükçe, yansıma açısı da 90º‘ye yaklaşır.Изображението им се затъмнява изцяло когато се завъртят на 90º от изходното положение.
Diğer renk değiştirebilen hücreler yansıtıcı iridoforlar ile beyaz lökoforlardır.Други цветни променящи се клетки са светло-отразителните, Иридофорите и белите.
Bu yansıma/soğrulma işlemi bulutun tonunun beyazdan siyaha kadar değişebilmesinin sebebidir.На различните степени на този ефект се дължат вариациите на оцветяването на облаците от бяло до черно.
İki ülke arasındaki savaşlar nükleer alana da yansımış ve iki ülke arasında nükleer mücadele başlamıştır.Конфликтът продължава да е единствената война между две държави с ядрено оръжие.
Bu yansımaya dağınık yansıma denir.Това явление се нарича пълно вътрешно отражение.
Bu deneyimler metinlere yansıyordu.Тези нововъведения надживяват стила.
Ayrıca bir de bu deneyimi yansıtan Tosya Zelzelesi şiirini yazdı.Също и Ласи-филмът Изпитание за Ласи се позовава на тази история.
Sadece takım ataktayken veya savunma yaparken pozisyonlar ekrana yansıyor.Когато кучето е забелязало нещо и търси внимание или действа, опашката се вдига.
Vazov'un çalışmaları iki tarihi dönemin yansımasıdır - Rönesans ve kurtuluş sonrası Bulgaristan .Творчеството на Вазов е отражение на две исторически епохи – Възраждането и следосвобожденска България.
Hayden Keeler-Stone rolü Horace Somusson, monokl gözlük ile rüyalarını yansıtabilen bir çocuk.Hayden Keeler-Stone kao Horace Somusson, dječak sa proročkim snovima.
Acaba bugünün yağız ruhunu yansıtanlar onlar mı?U svezi s time su osobine današnjeg srednjoslovačkog narječja.
Bu yansıma polarizasyona sebep olur.Ta pojava nastaje zbog polarizacije svjetlosti.
Bu tartışmalar partisine de yansıdı.Uključio se i u vjerske kontroverze.
Bu yansımaya dağınık yansıma denir.Ta se pojava zove totalna refleksija.
Bu bölümlendirmenin, onların filogenetik ilişkilerini yansıttığı görülmektedir.U skladu s tom podjelom on dijeli i svoju filozofiju.
Toplamda gelen enerjinin %67'si dünyayı ısıtırken, %33'ü uzaya geri yansır.Od ukupne količine sunčeve svjetlosti, koja dospije do Zemlje, 30% se reflektira natrag u svemir.
Bu iki yıldız; HD 38563A ve HD 38563B, M78'in toz bulutundaki ışık yansımasından sorumlulardır.U slučaju M78, radi se o zvijezdama HD 38563A i HD 38563B, obje magnitude + 10.
Eğer kütleler eşit olmasaydı yansıma bakışım bozulmuş olurdu.Ako vȅlja ne veljȕje, ȕnda mȁrač opakȕje.
NASA buradaki gözlemi internet üzerinden bütün dünyaya yansıttı.NASA ga snima sa svoje promatračnice SDO.
Felsefe insanların kendi Dünya'larına ve hayatlarına yansıyan ortaya çıkmış sorular ile ilgilenir.Cilj filozofije jest dobiti uvid u ova pitanja, stoga je ona u svojim odgovorima nazor o svijetu i životu.
Şimdilik, merkez yıldızdan gelen ışık onun sıradışı gaz kabuğundan yansımaktadır.Tom svjetlošću pobuđuju na svijetljenje rijedak međuzvjezdani plin.
(Yaşamdan Yansımalar) Kültür Kaşifi: Doğan Hızlan.Populacija: Kultura: prerijski lovci.
Dünyadaki en büyük yansıtıcı teleskop, Hawai'deki Keck Observatory'de bulunan Manua Kea teleskopdur.Very Large Telescope) je najveći optički teleskop na svijetu, smješten u Čileu, u pustinji Atacama.
Temiz bir devlet görevlisi karakterini yansıtmaktadır.Ovo je popis točnih pridjevskih oblika država.
Sürekli taramada görüntü karesi tek seferde ekrana yansıtılmaktadır.Ograničen je broj strana koje se mogu istovremeno vidjeti na zaslonu monitora.
O anki görünüşleri o an hissetikleri duyguları yansıtır.Njene fotografije iz ovog perioda reflektiraju njezin tadašnji način života.
Aynı zamanda yansıtıcı teleskobu icat etti.Newton tiež vymyslel reflekčný teleskop.
Burada bulunan birçok eser ise Hitit dönemini yansıtmaktadır.Najčastejšie je (s výrazným odstupom) v Dechticiach (okres Trnava).
Yansıyan ışık gözümüze ya da kamera merceğine çarpar.Stlačte vypínač svetla alebo sa pozrite do zrkadla.
Uzun yıllar boyunca yarattığı "Alice" karakterinin Alice Liddell'in yansıması olduğu düşünüldü.Dlhú dobu sa predpokladalo, že svoju "Alicu" odvodil od Alici Liddellovej.
O sıralar Kostantiniyye'de yayımlanan bir dergi, havayı şöyle yansıttı: "Bu bir uyarı ...Jeden z konštantínopolských denníkov vyjadril náladu tejto doby: „Toto nech je varovaním...
Acaba bugünün yağız ruhunu yansıtanlar onlar mı?Vzhľadom pripomínali dnešné nosorožce.
Tutkusunu ve belagat yeteneğini ilk dönem eserlerine de yansıtan Hugo bu sayede genç yaşında şöhrete kavuştu.Zanietenie a výrečnosť Hugovej ranej tvorby mu už v mladosti priniesli úspech a slávu.