yansı ile cümle
yansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yansımış bir sesi işitirseniz buna yankı (akis) adı verilir.כדי ששמו ישמע בעל צליל נורדי יותר, ניתן לו השם אריק.
Bu kadar güzel mizahın yansıdığı bu filmde keşke belden aşağı espriler olmasaydı.במופע "פליטת פה" נתן טופז דוגמות לבדיחות שכביכול לא הורשה לספר במהלך השעשועון.
Uzun eleman için bir azaltılmış ifadede, her basit yansıma en az bir kez oluşması gerekir.הוכחה שלכל משוואה ממעלה זוגית חייב להיות לפחות גורם ריבועי אחד.
Bu onun, Marksizmin deterministik bir felsefe olmadığı görüşünü yansıtıyordu.דעה זו שיקפה את הרעיון שהמרקסיזם האמיתי אינו פילוסופיה דטרמיניסטית.
Bu ilk albümüm ve gerçekten beni yansıttığını düşünüyorum.אלבום זה היה הראשון שאלבז הפיק והלחין בעצמו.
Mach yansıması, kararlı, sahte kararlı ve kararsız akışlarda var olabilir.השתקפות מאך יכולה להתקיים בתנועות יציבות, פסאודו-יציבות ובלתי-יציבות.
Felsefe insanların kendi Dünya'larına ve hayatlarına yansıyan ortaya çıkmış sorular ile ilgilenir.הפילוסופיה עוסקת בשאלות שעולות כאשר אנשים מהרהרים בחייהם ובעולם סביבם.
Duygular bilinçaltının yansımasıdır.רוחניות משמעה התעוררות.
Nabız, kalbin 1 dakika içinde kaç kere kasıldığını yani kalbin hızını yansıtır.באמצעות הדופק ניתן לבדוק את מספר פעימות הלב בדקה, כלומר את קצב הלב.
Ayrıca zaten bir kestirim için yansız olmak karakteri her zaman çok istenir bir özellik değildir.בנוסף, מציינים תמיד כאשר הקסם אינו מתאים לניסיון ביתי.
İngilizcenin, kitapta kullanılan karmaşık Fransızcayı yansıtamayacağını düşünüyordu.הספר בוחן את הצרפתית המדוברת כמנוגדת לצרפתית הכתובה התקנית.
Farkında olmayan zihinde düşündüğümüz her şey nesnelerin doğası hakkındaki bu yanlış algılamamızı yansıtır.בסופו של עניין אנו מבינים שכל דבר שנמצא מחוץ לנו הוא השתקפות של החשיבה שלנו על עצמנו.
Bulutlar tüm görünür dalga boyutlarını yansıtır.כלי הנגינה מדגישים את המימד הריתמי של התפילות.
Bu aşkı şairler sadece şiirlerine değil yaşamlarına da yansıtmışlardır.ולא רק בדיבורים באה לידי ביטוי אהבה זו אלא גם במעשים.
Knox Martin işaretler ve simgelerle doğayı ve kadın formunu yansıtmasıyla bilinir.נוקס מרטין ידוע בעיקר בזכות רפרטואר של סימנים וסמלים המזוהים איתו, אשר מרמזים על טבע ובייחוד על הצורה הנשית.
Bir sözcük, yazarın lehçesini yansıtıyordu.דרך תיאור הצייר מתוארות בעיות הכתיבה של הסופר.
İçinde var olan toplumsal düzen ile aydınlanmanın kritik tartışması da yansıtılmıştır.הרשימה עוררה ביקורת גם על הכללת אנשים שנויים במחלוקת.
İş yükünün değişmesi yemek kültürüne yansımıştır.המזון הנצרך בארוחת הצהריים משתנה מתרבות לתרבות.
Yansımanın genel örnekleri ışık, ses ve su dalgalarıdır.Обичайни примери са отражението на светлина, звук или водни вълни.
Yansıtma: “Beni sevmediğini, benden hoşlanmadığını biliyorum.”На което той отвръща: „Не, не ме обичаш.
Bu olgu floresans, fosforesans veya ışıgın geri yansıtılması ile karıştırılmamalıdır.Тя не бива да се бърка с флуоресценцията, фосфоресценцията или отразената светлина.
Oyun çeşitliliği kurallara da yansımıştır.Oткриват се вариации в правилата на играта.
Bu durum 1980'lerde modaya Thriller görünümü olarak yansımıştır.Подобно държание на сцена през 1980-те се счита за скандално.
Bu onun çocukluğunu yansıtır.Това е драмата на неговото детство.
Estonya’nın mimari tarihi ülkenin kuzey Avrupa’daki çağdaş gelişimini yansıtmaktadır.Архитектурната история на Естония най-вече отразява модерното ѝ развитие в Северна Европа.
Poe'nun yazımı, kendi edebi teorilerini yansıtır: Didaktizme ve alegoriye karşıdır.Сътвореното от По е отражение на неговите литературни теории: той не е съгласен с дидактизма и алегорията.
Bu ikincil gökkuşağı ışığın damlacık içinde iki kere yansımasıyla meydana gelir.Вторичната дъга се наблюдава, когато светлината се отразява два пъти в капката.
Gök, hava ve uzay tümünü yansıtır.Символ на въздуха и небето.
Yansıma önleyici kaplamalar, aynalar, optik filtrelerde de uygulanır.Зрителят гледа през очила, също съдържащи филтри.
Bu aynı zamanda geçmişle bugün ve devamlılıkla değişim arasındaki bağı da yansıtır.Тя показва връзката между настоящето и миналото.
20. yüzyıl'dan itibaren her iki anlayışın ortaklaşa yansıtıldığı eserler üretilmiştir.През началото на XX век двете читалища се обединяват.
Bay Şapka onun eş cinsel yönünü yansıtır.Неговата форма символизира женската утроба.
Bu, haliyle şiirlerine de yansıdı.Това се отразява и в поезията му.
Ona göre yalnızca zihinsel imgeler gerçekliği yansıtır.За него това е само удобен начин да се опише физичната реалност.
Aşağıdaki veriler 2010 Sayım sonuçlarını yansıtmaktadır.Окончателни резултати от преброяване 2001.
Bu dönemde oyunculuğa el atan sanatçı, Training Day filmiyle ilk kez beyazperdeye yansıdı.Именно като кореспондент на вестника за първи път попада в Африка, за да отразява колониалната война.
Sanatta Yansımalar.Концептуално изкуство.
Tam olarak bir dini yansıtmaz.В конституцията не е посочено вероизповедание.
“Bağımsız” denilen üçüncü bir kesim ise yansız kalmayı yeğler.Самите те предпочитат да се наричат „независими“.
Geliş açısı büyüdükçe, yansıma açısı da 90º‘ye yaklaşır.Изображението им се затъмнява изцяло когато се завъртят на 90º от изходното положение.
Diğer renk değiştirebilen hücreler yansıtıcı iridoforlar ile beyaz lökoforlardır.Други цветни променящи се клетки са светло-отразителните, Иридофорите и белите.
Bu yansıma/soğrulma işlemi bulutun tonunun beyazdan siyaha kadar değişebilmesinin sebebidir.На различните степени на този ефект се дължат вариациите на оцветяването на облаците от бяло до черно.
İki ülke arasındaki savaşlar nükleer alana da yansımış ve iki ülke arasında nükleer mücadele başlamıştır.Конфликтът продължава да е единствената война между две държави с ядрено оръжие.
Bu yansımaya dağınık yansıma denir.Това явление се нарича пълно вътрешно отражение.
Bu deneyimler metinlere yansıyordu.Тези нововъведения надживяват стила.
Ayrıca bir de bu deneyimi yansıtan Tosya Zelzelesi şiirini yazdı.Също и Ласи-филмът Изпитание за Ласи се позовава на тази история.
Sadece takım ataktayken veya savunma yaparken pozisyonlar ekrana yansıyor.Когато кучето е забелязало нещо и търси внимание или действа, опашката се вдига.
Vazov'un çalışmaları iki tarihi dönemin yansımasıdır - Rönesans ve kurtuluş sonrası Bulgaristan .Творчеството на Вазов е отражение на две исторически епохи – Възраждането и следосвобожденска България.
Hayden Keeler-Stone rolü Horace Somusson, monokl gözlük ile rüyalarını yansıtabilen bir çocuk.Hayden Keeler-Stone kao Horace Somusson, dječak sa proročkim snovima.
Acaba bugünün yağız ruhunu yansıtanlar onlar mı?U svezi s time su osobine današnjeg srednjoslovačkog narječja.
Bu yansıma polarizasyona sebep olur.Ta pojava nastaje zbog polarizacije svjetlosti.
Bu tartışmalar partisine de yansıdı.Uključio se i u vjerske kontroverze.
Bu yansımaya dağınık yansıma denir.Ta se pojava zove totalna refleksija.
Bu bölümlendirmenin, onların filogenetik ilişkilerini yansıttığı görülmektedir.U skladu s tom podjelom on dijeli i svoju filozofiju.
Toplamda gelen enerjinin %67'si dünyayı ısıtırken, %33'ü uzaya geri yansır.Od ukupne količine sunčeve svjetlosti, koja dospije do Zemlje, 30% se reflektira natrag u svemir.
Bu iki yıldız; HD 38563A ve HD 38563B, M78'in toz bulutundaki ışık yansımasından sorumlulardır.U slučaju M78, radi se o zvijezdama HD 38563A i HD 38563B, obje magnitude + 10.
Eğer kütleler eşit olmasaydı yansıma bakışım bozulmuş olurdu.Ako vȅlja ne veljȕje, ȕnda mȁrač opakȕje.
NASA buradaki gözlemi internet üzerinden bütün dünyaya yansıttı.NASA ga snima sa svoje promatračnice SDO.
Felsefe insanların kendi Dünya'larına ve hayatlarına yansıyan ortaya çıkmış sorular ile ilgilenir.Cilj filozofije jest dobiti uvid u ova pitanja, stoga je ona u svojim odgovorima nazor o svijetu i životu.
Şimdilik, merkez yıldızdan gelen ışık onun sıradışı gaz kabuğundan yansımaktadır.Tom svjetlošću pobuđuju na svijetljenje rijedak međuzvjezdani plin.