Ana içeriğe geç
Sözlük

yansı ile cümle

yansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Halihazırdaki Sovyetler köylü ve işçilerin taleplerini yansıtmamaktadır.Sovietele din acel moment nu mai exprimau voința muncitorilor și țăranilor.
Nisan 1909'da Berlin Antlaşması, olguyu yansıtmak ve krizi sona erdirmek amacıyla değiştirildi.În aprilie 1909, Tratatul de la Berlin fost modificat pentru a accepta noul status quo-ul punând capăt crizei.
Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir.Este un cuvânt de adevăr de care ei se îndoiesc.
Ayrıca, bu pratik olmayan çözüm Prusya'nın yeni durumunu da yansıtmıyordu.Mai mult, această soluție nepractică nu a reflectat noul statut al Prusiei în contextul general.
Kömür üzerine düşen ışığın %4'ünü yansıtır.Cărbunele de lemn reflectă 4% din lumina incidentă.
Imperia Online Ortaçağ'ın bir yansımasıdır.Imperia Online este plasat într-o lume medievală.
Doğrudan duygularımı yansıttığım müziklerimin öfkeli bir yönü olduğunu düşünüyorum."Cred că există un aspect de animozitate în muzică, care reflectă direct sentimentele mele din acea perioadă.”
Studio 54 Angels radyonun imajını yansıtan ön plan kızlarıdır.Cele 54 Angels sunt "Fete imagine" din Studio 54 Network.
Işığın tam yansıma yaptığı yerin başlangıç sınırını işaretleyen açıya “sınır açısı” adı verilir.Unghiul ce marchează limita la care reflexia totală începe se numește unghi limită al mediului.
Buz kristalleri ışığı yansıtır ve kırar, ve kırılan ışık dağılım ile renklere ayrılabilir.Lumina este reflectată și refractată de cristale de gheață și poate împărți în culori, din cauza dispersiei.
Bu hizmetlerin müşteriye yansıyan herhangi bir masrafı yoktur.Acest serviciu nu presupune taxe suplimentare pentru clienți.
Olay mahkemeye yansır.Aceasta însă fuge la tribunal.
İmparatorun ikametgâhı olan Yasak Şehir de bu yıldızın yeryüzündeki yansımasıydı.Orașul Interzis, ca reședință a împăratului pământesc, era omologul acestei incinte pe Pământ.
O anki görünüşleri o an hissetikleri duyguları yansıtır.Părea că simboliza tot ceea ce simțise la acea vreme.
Roman hakkındaki basına yansıyan tepkiler genellikle olumluydu.Recenziile romanului au fost în general pozitive.
Geliş ve yansıma açıları eşittir.Îi vom remodela după chipul și asemănarea noastră.
Bu farklılıklar, ürün özelliklerine yansımaktadır.Rezumatul caracteristicilor produsului.
Bu Haçlı Seferi'nin tüm başarısızlığı Avrupa edebiyatında yansımıştır.Această erudiție se limita însă la literatura europeană.
O noktasindan n1 ve n2 Işık demeti parçası OR ışını olarak yansıtılır ve OT olarak kırılır.Fie acum -n1 direcția unei raze incidente pe oglindă și n2 aceea a razei reflectate.
Bir sözcük, yazarın lehçesini yansıtıyordu.Doar o minoritate a salutat acțiunea scriitorului.
Hitit kültürünü çok iyi yansıtır.Cultura Cucuteni este bine reprezentata.
Asi kişiliği ondan sonraki nesle de yansıdı.Fața personajului va fi modelată după cea a lui.
Yağmur damlaları ışık kırılması ve yansıması dolayısıyla gökkuşağını oluşturabilir.Pentru ca razele de lumină să se poată focaliza, acestea trebuie să se refracte.
Bu sürecin temel özellikleri siyasi ve toplumsal yaşamın hemen her alanına yansıdı.Politicile de polonizare rapidă au urmat în toate aspectele vieții publice și private.
Spektrometre maddeleri ışığı çarpıtıp geri yansıtmak suretiyle analiz eder.Un specrometru analizează substanțele trecând lumină prin ele și reflectând lumină din ele.
Tina'ya göre markanın genel tarzı, kendisinin ve Beyoncé'nin zevkini yansıtmaktadır.Tina Knowles spune că linia vestimentară reflectă perfect stilul și gusturile fiicei sale, Beyoncé.
Bu tarihi bir yanlış algılama olup gerçeği yansıtmaz.O idee delirantă este o idee falsă, care nu corespunde realității.
Karanlık cisimler, ışık kaynağından çıkan ışınların yansıması sonucu bize gözükür.Este greu de definit sursa luminii care cade asupra lui.
Keçuvaların mitolojisinde geçmişteki soykırımların tarihî yansımaları görülür.Pentru explicarea fenomenelor termice în antichitate s-au dat explicații mitologice.
Feminiszm üzerine kadın temalı özgün kadının iç dünyasını yansıtan filmler üretmiştir..În schimb în filmele internaționale ea prezentat rolul unei femei cu temperament.
Normal doğrultusunda gelen ışınlar, geldikleri doğrultuda geri yansırlar.Umerii coboară natural, retrași spre înapoi.
Bölge ılıman ve sert, soğuk iklimin tüm özelliklerini yansıtır.Inculeț în toate împrejurările a dovedit un calm desăvârșit și sânge rece.
Takvîm-i Vekâyi, resmî bir gazete olması dolayısıyla makaleler esas olarak devletin görüşlerini yansıtıyordu.Evident că în problema emigrării, ziarul a fost obligat să prezinte punctul de vedere oficial.
Bu karakter Sherlock Holmes’un Profesör Moriarty karakterinin bir yansımasıdır.Personajul este o aluzie la personajul Profesorul Moriarty din cărțile cu Sherlock Holmes.
Tabiat ruhu yansıtır.Floarea deschisă reprezintă Sufletul.
Ay, Güneş Sistemi'nde bulunan en kötü yansıtıcıdır ve üzerine düşen ışığın ancak %7'sini yansıtır.Când soarele a devenit o stea pe secvența principală, radia doar 70 % din luminozitatea curentă.
Aynada yansımamı gördüm.Mi-am văzut reflexia în oglindă.
Yağcıbedir Yörük Halkı yaşantısını dokuduğu halısına yansıtmıştır.Ekkortájt született a Szogi (Seogi) (서기, 書記), mely Pekcse (Baekje) történetét írta le.
1671 yılında Royal Society yaptığı teleskopu yansıtan bir gösteri istedi.1671-ben a Royal Society kérte, hogy mutassa be nekik teleszkópját.
Aşağıdaki kladogram ve filogenetik tanımları, evrimsel ilişkilerin mevcut kavramlarını yansıtmaktadır.Az alábbi kladogram és a filogenetikai definíciók az evolúciós kapcsolatok jelenlegi értelmezését tükrözik.
2001 yılında Spielberg, Tenten'i bilgisayar animasyonuyla yansıtmak konusunda ilgisini gösterdi.Spielberg 2001-ben arról beszélt, hogy érdekelné Tintin számítógépes animációs feldolgozása.
Bu durum, müzik tarzına ve şarkı sözlerine de yansır.Ez most egész más lesz a stílust, és a dalokat nézve.
Türk dilindeki değişimler onun eserlerine de zamanla yansır.Az iráni nyelveket időbeli fejlődésük alapján is csoportosítják.
Gaga'da kendi yansımasını gördüğünü belirten Madonna ile Gaga sık sık karşılaştırılmaktadır.Gagát többször hasonlították Madonnához, aki azt mondta, saját magát látja Gagában visszatükröződni.
Bu davranış Türk kültüründen etkilenen diğer komşu ve birlikte yaşanan kültürlere de yansımıştır.Ezzel elindítói lesznek egy, a velük együtt élő népekkel és kultúrákkal szembeni új viszonyulásnak is.
FIFA, Çekoslovakya'nın elde ettiği sonuçları Çek Cumhuriyeti'ne yansıtmaktadır.Csehország eredményei Csehszlovákia eredményeit is tartalmazza.
1998 Rusya Krizi'nin olumsuz yansımaları giderek azalmakla birlikte hâlen yaşanmaktadır.1998-ra már nyilvánvalóvá váltak a közvetlen díjszedés kedvezőtlen hatásai is.
Aşağıdaki veriler 2010 Sayım sonuçlarını yansıtmaktadır.Az alábbi táblázat a 2010-es népszámlálás eredményeit rögzíti.
Bu farklılık kaza mağdurlarının pasifliğini yansıtmamaktadır.Ez a besorolás nem tükrözi szükségszerűen a beteg panaszainak súlyosságát.
Bunu, ilk üç şiir kitabına yansıttı.Ez meglátszik a könyv első három fejezetén is.
Bu özelliği Balıkesir halkoyunlarına yansımaktadır.Ezt a halat a nemi kétalakúság jellemzi.
Tablodaki kadının ne kadar Andrée'yi yansıttığı bu sebepten tartışmalıdır.Amiről az újságban címlapon Andreotti fényképével számolt be .
Kerberos protokol mesajları, izinsiz dinlemelere ve yansıtma ataklarına karşı dayanıklıdır.A Kerberos protokoll üzenetei védve vannak a lehallgatások és az ismétlődő támadások ellen (replay attacks).
Bu görüş hem İsrail radikal solunun hem de İsrail radikal sağının görüşünü yansıtmaktadır.Ezek nagy többsége azonban a radikális jobboldalra vagy a radikális baloldalra szavazott.
Yükleyici bu değişikliği yansıtacak şekilde güncellenmedi.Ezt a dágest az átírásban nem jelezzük.
Esasen, temel yapısı 15. yüzyıl İspanyolcasını yansıtmaktadır.A kódex nyelvezete a korabeli, 15. századi magyar nyelv állapotát tükrözi.
Tipik bir dağ köyü özelliği yansıtmaktadır.Tipikus hegyvidéki völgytalpi útifalu.
Romanlarındaki mekân unsuru sosyal seviye ve yaşam tarzlarını da yansıtmaktadır.Ezek az állat ivari állapotáról vagy szociális helyzetéről tájékoztatnak.
Buz tutmuş kalbini yansıttığını düşünürler.Mesterséges szíve hűtőfolyadékot keringet.
Modern tarihçiler bunun bir gerçekleri yansıtmadığını bildirmektedirler.A modern történészek ezt nem tudják beazonosítani.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod