FIFA, Sovyetler Birliği'nin elde ettiği sonuçları Rusya'ya yansıtmaktadır.ФИФА считает Россию преемником СССР.
Bu fikirler genel olarak Aydınlanma Çağı fikirlerinin yansımasıdır.Таким же было и представление об идеях в эпоху Возрождения.
Halkçılar ise buna karşılık doğal olmayan, yapay bir yansımadan çıkageliyorlardı.Видами же для него были расы, так как определения вида для него не существовало.
Bu albüm grubumuzun en ham, en acemi halini yansıtıyor, gerçek bizlerin sesi...Альбом „Только для своих“ максимально точно отражает наши взгляды, передает наши эмоции.
O, Batı'ya yabancı olan diğeri (Other) ve onun altı (inferior) olanı yansıtan bir aynadır.Сатана отходящий от лица Господня, и Иов, творящий милостыню 6.
Bir tanesinde foton aynadan geçer ve diğer evrende aynadan yansır.Один был отражением другого в зеркале.
Teknoloji, estetik ve felsefi yansımaları ile ilgilendi.Интересовался проблемами доисторической технологии и эстетики, а также философской рефлексией.
Temiz bir devlet görevlisi karakterini yansıtmaktadır.Я смотрю на своё звание как на должность чисто служебного характера.
Birleşik Devletler müziği, ülkede bulunan çok çeşitli etnik nüfusu yansıtır.Музыка Соединенных Штатов отражает многонациональное население страны с различными музыкальными стилями.
Gerçek yankı, bir ses için alınan bir tek yansımadan oluşur.Произведения, которые фактически сводятся к одному звуку.
Roman hakkındaki basına yansıyan tepkiler genellikle olumluydu.Рецензии критиков на роман были в целом положительные.
Bu, haliyle şiirlerine de yansıdı.Это относится и к его поэзии.
Yapılan tetkiklerin sonucunda ölüm sebebi "doğal nedenler" olarak basına yansımıştır.Экспертиза назвала в качестве причины смерти — «Естественные причины».
"Erowid" adı kuruluşun eğitim felsefesini yansıtacak şekilde seçilmiştir.Выбранное основателями имя — Erowid — согласуется с обучающей философией организации.
Bulutlar uzun ve saçılıma uğramamış güneş ışınlarını yansıtırlar ve o rengi alırlar.Облака отражают длинные и нерассеянные лучи солнечного света, которые являются преобладающими в эти часы.
FIFA, Çekoslovakya'nın elde ettiği sonuçları Çek Cumhuriyeti'ne yansıtmaktadır.ФИФА считает Чехию преемником Чехословакии.
Savaş ve onun parçalanması Türkiye'nin savaş yıllarındaki pul basımına yansıdı.Война и связанные с ней потрясения нашли своё отражение на турецких марках военного времени.
Bu dönemde oyunculuğa el atan sanatçı, Training Day filmiyle ilk kez beyazperdeye yansıdı.На этом матче мы впервые лично увидели, что значит играть в футбол при искусственном освещении.
Helldorado ile birlikte sözlere de yansıdı ve kendi şarkılarını yazmaya başladılar.Она присоединилась к группе Arriva и начала писать свои собственные песни.
Altın için 1 keV da kritik yansıma açısı 2.4 derecedir.Для золота и энергии в 1 кэВ, критический угол составляет 3,72 °.
En büyük 200 şirketin performansını yansıtırı.200 крупнейших непубличных компаний.
Klipte, okulunda zorbaların itip kaktığı bir çocuğun hikayesi yansıtılmaktadır.Юнец рассказывает о злоключении, происшедшем с ним в школе.
Bu bir çeşit yansıtmaydı.Это было словно откровение какое-то.
Bu durum yöneylerin ayna yansımasının düşünülmesi durumuyla uyuşmamaktadır.Это особенно заметно, наблюдая за реакцией на провал.
Lee "Eski müziklerimizi dinlediğimde o sırada hayatımda nasıl bir aşamada olduğumu yansıttıklarını görüyorum.«Каждый раз, когда я смотрю на твоё лицо, Оно напоминает мне места, где были мы.
Çoğu eseri bu etkiyi yansıtır.Большая часть этих глаголов обозначают действие.
Bu sanat eserleri bu sanatçıların fantezilerini yansıtırlar.Таков предел изобразительных возможностей этих художников.
Kömür üzerine düşen ışığın %4'ünü yansıtır.Месяц отработал в камере с содержанием углекислоты 4 %.
Sergilenen eserler Köln Şehri'nin tarihini yansıtmaktadır.Такое деление хорошо отражало колониальное прошлое Южно-Африканской Республики.
Jo ardından aynada kendi yansımasının dışında bir görüntü fark eder.После этого вместо её отражения в зеркале появляется Фредди.
ERM faydasını yansıtan yedi adet özellik için 25 faktör içermektedir..Одного идентификатора хватает для идентификации 25 предметов.
Şiirleri genellikle köy hayatının özelliklerini yansıtmışlardır.Разумеется, именно там я научился особенностям деревенской жизни.
Bu duyguların beden üzerindeki yansıması bedenin genel duruşu, yüz ifadesi ve kas hareketlerinde gözlenebilir.Это поле можно почувствовать по его действию на волоски на руках или лице.
Onun tavrını yansıtmayan bazı eserlerinin geç dönem tabloları olduğu kabul edilir.Он признаёт, что некоторые интерпретации его работ бывают для него чрезвычайно неожиданными.
Giyim kuşamın en önemli işlevlerinden biri de kişinin stilini, zevklerini ve modayı yansıtmasıdır.Галстук в костюме делового мужчины является показателем статуса и вкуса.
Ancak, bu filmdeki karakterler olumlu olarak yansıtılmamıştır.Немало моментов в этом фильме, которых положительно нельзя забыть.
Ekip, karakteri daha çok kendine özgün ve karmaşık bir karakter olarak yansıtmak istediler.Возвращение призвано показать этого персонажа как более жёсткого.
Deyişlerinde eski Türk kültürünü ve Alevi inancını yansıtır.Он объясняет это своей ирландской кровью и творческим характером.
SCF yöneticileri bu seçim sonuçlarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürdüler.زعم قادة الحزب الجمهوري الحر أن نتائج هذه الانتخابات لم تعكس الحقيقة.
İlaç, kişinin yansıtıcı işlevini azaltır.يقلل الدواء الوظيفة العكسية للشخص.
Tüm bu duygular Picasso’nun o zamanki kötü vaziyetini ve toplumun haline yönelik eleştirisini yansıtmaktadır.كل هذه المشاعر تعكس مأزق بيكاسو في ذلك الوقت وانتقاده لحالة المجتمع.
Bu yeni yaşam tarzı, eserlerine de yansıdı.و إنعكست هذه الطريقة الجديدة في الحياة على أعمالها.
Editöryal olarak, Tribune Greeley'nin kölelik karşıtı görüşlerini yansıtıyordu.تحريريا، عكس تريبيون الخاصة الآراء المناهضة للرق في غريلي.
Bu iki yıldız; HD 38563A ve HD 38563B, M78'in toz bulutundaki ışık yansımasından sorumlulardır.يسمى هذان النجمان HD 38563A و HD 38563B وهما اللذان يتسببان في إضاءة السديم الغباري فيعكس ضوئهما .
Brown gerçek bir insan olmasına rağmen Cameron gerçek hayatta yaptıklarını yansıtmamayı tercih etti.وعلى الرُغم من كون مارغريت شخصيّة حقيقيّة، إلا أن كاميرون اختار عدم إظهار سلوكها الحقيقي.
Hareketlenmenin su yüzeyine yansıdığı yerde okyanusun derinliği 130 metre kadardır.وعمق المحيط في المكان الذي انعكس فيه التزحزح على سطح الماء يبلغ عمقه 130 مترا.
Bu söz logosuna da yansımıştır.ويظهر هذا في توفيقه أو "نجاحه" في غرس آيات الإسلام والإيمان وإحسان معاملة تلاميذه.
Madonna, Katolik özgeçmişini ve ailesine olan ilişkisini Like a Prayer albümüne yansıttı.إنعكست علاقة مادونا بالكثاوليكية وعائلتها في ألبومها مثل الصلاة.
Düzgün yansıma, ışığın ayna gibi parlak yüzeylerden basitçe ve öngörülebilir bir şekilde yansımasıdır.تعكس الأسطح اللامعة كالمرآة الضوء بصورة بسيطة ومتوقعة.
Samsung'a göre Super AMOLED, ilk nesil AMOLED'in beşte biri kadar güneş ışığını yansıttı.وفقاً لسامسونج فإن تقنية AMOLED الفائق تعكس خمس مقدار أشعة الشمس مقارنةً مع الجيل الأول من الـ AMOLED.
Yansıtıcı LCD ekran.وصف الجهاز شاشة LCD .
Şiir serbest olmalı, hayatın canlılığını yansıtmalıdır.والشعر يجب أن يكون حراً فيعكس حيوية الحياة.
İdeal diyafram açıklığı, yansıyan resimle arasındaki mesafenin 1/100'ü kadar ya da daha küçük olmalıdır.قياسيًا، يجب أن يكون حجم الثقب 1 / 100 أو أقل من المسافة بينه وبين الصورة المنعكسة.
Canlı yayında binlerce kişiye yansıyan olay sonrası ikili, olayı kaza olarak değerlendirdi.وبعد هذا الحدث الذي انعكس للالف الاشخاص من خلال البث التجريبي أصبح الثنائي يعتبر هذا الحدث بانه كارثة.
Newton yansıyan veya dağınık ya da iletilmiş olsun, aynı renk kaldığını kaydetti.وأشار إلى أنه بغض النظر عن ما إذا كان الضوء انعكس أو تشتت أو انتقل، فإنه يبقي باللون نفسه.
O sıralar Kostantiniyye'de yayımlanan bir dergi, havayı şöyle yansıttı: "Bu bir uyarı ...وقد كشفت صحيفة نشرت في القسطنطينية عن مزاج العصر: "فليكن هذا تحذيرًا...
Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir.وهي من قولهم اللطيف من الكلام ما غمض معناه وخفي.
Karakterleri ise geneli yansıtmaktadır.ويعكس الشخصيات بشكل عام.
Ama 1885'te tamamlanan son eser şiddeti değil, şiddetin çözümlenmesini yansıtmaktadır.لذا لم يشهد 1968 نهاية للقتال بل تكثيفا له.
Bu da çevre temizliğine olumlu yansımıştır.هناك التباس كبير حول ما يشكل بيئة الشفاء.