Diğer bir deyişle, karasal ekvatorun uzaya bir yansımasıdır.En otras palabras, es la proyección del ecuador terrestre en el espacio.
Astronomide kullanılan büyük teleskopların neredeyse tamamı yansıtmalıdır.Casi todos los grandes telescopios astronómicos utilizados en investigación son reflectores.
Bu yansıma polarizasyona sebep olur.Este hecho determina la polinización.
Bunlara ek olarak; 9. ve 10. özelliklerde: Işık ışınları yansıma ya da kırılma ile yön değiştirirler.También: 9) y 10) los rayos pueden ser desviados por reflexión o por refracción.
Bu yansımalar geri sıçrama yapmaktadır ve miktarını azaltarak ilerlemektedir.Estas reflexiones van y vuelven, disminuyendo su cantidad.
3 boyutlu bilgisayar grafiklerinde dağınık yansıma, küresel yansımanın önemli bir parçasını oluşturur.En gráficos 3D por computadora, la interreflexión difusa es un componente importante de la iluminación global.
İki ülke arasındaki savaşlar nükleer alana da yansımış ve iki ülke arasında nükleer mücadele başlamıştır.Es además el primer conflicto entre estas dos naciones después de que éstas desarrollaran armas nucleares.
Fripp’in David Sylvianla beraber yaptığı çalışmalar; kendisinin özgün tarzını yansıtan ezgiler taşıyordu.Las colaboraciones de Fripp con David Sylvian presenta algunos de los más exuberantes ejemplos de su estilo.
Batı müziğine olan ilgisi ozan müziğiyle birleşince kendi tarzını oluşturma çabaları ilk albümüne yansıdı.I Wanna Be With You reunía la misma clase de música de su primer álbum.
Bu daha sonra, 10 ayı aşan bir sürede, fiyatlara yansır.Es un poco difícil tras diez millones, tengo que decir.
Resimli romanın örtüşen teması Avcının görevi ve yalnızlığını yansıtmaktadır.El tema principal de la novela gráfica es la soledad y los deberes de ser la Cazadora.
FIFA, Sovyetler Birliği'nin elde ettiği sonuçları Rusya'ya yansıtmaktadır.La FIFA considera que el equipo nacional de Rusia sucede a la selección de URS Unión Soviética.
Yansıtıcı, bu sistemde, güneşi iki eksenden takip eder.El reflector sigue al Sol en dos ejes.
İnternet Galaksi, İnternet Üzerindeki Yansımalar, İş ve Toplum.Reflexiones sobre Internet, empresa y sociedad.
Bu durum, aynı zamanda Doktor'un ilk yol arkadaşlarına da yansıyordu.También fue su último encuentro con cualquier encarnación del Doctor.
Böylece bulutlar gelen güneş ışınlarını yansıtır, buna bağlı olarak toprağa erişen güneş ışınları da azalır.La tierra está protegida del calor total del sol por Svalin, quien se encuentra entre el sol y ella.
Doktor, su birkintisini gözler ve oradakinin yansıma değil, karşısındakini taklit eden bir şey olduğunu anlar.El Doctor lo investiga y descubre que el reflejo no es real, sino algo que les imita.
Tablo, ailenin günlük yaşantısından bir sahne yansıtır.El pintor parte claramente de una situación de la vida cotidiana.
Bunlar hiç göz önünde tutulmuyor ve Allah'ın emri diye yansıtılıyor.Pero, ciertamente no le mataron, sino que Alá lo elevó a Sí.
İkinci bölüm, birinci bölümde sunulanların aksini yansıtır.La segunda parte parece la inversa de la primera.
Ayrıca zaten bir kestirim için yansız olmak karakteri her zaman çok istenir bir özellik değildir.Si miras mi cuerpo de trabajo, siempre hay un lado oscuro a mis personajes.
Isaac Newton, 1668 yılında ilk işlevsel yansıtan teleskop inşasına katkı sağlamıştır.A finales de 1668, Isaac Newton fabricó su primer telescopio reflector.
Bu ilk albümüm ve gerçekten beni yansıttığını düşünüyorum.Mi primer álbum que era muy reservado.
Burada kastedilen onur, kişinin kendi oluşunun onurudur, kendi varoluşundan utanmayışının yansımasıdır.Lo que verdaderamente más me avergüenza, es cuando pienso en vuestra falta de espíritu religioso.
Zamanla kişisel anlatım resimlerine yansıdı.En determinados momentos describo los pensamientos de alguna persona.
Gaga'nın kariyeri birçok yönüyle bölümde yansıtıldı.Muchos aspectos de la carrera de Gaga se hace referencia en el episodio.
Eserlerinde tarihi ve geleneksel temaları yansıtmaktadır.En su obra se repiten los temas literarios e históricos.
Bir sözcük, yazarın lehçesini yansıtıyordu.Fue el autor de un Discurso sobre la dignidad del hombre.
Bu eserlerin amacı, kişinin görünüşünü, kişiliğini ve ruh hâlini yansıtmaktır.Se pretende mostrar la semejanza, personalidad e incluso el estado de ánimo de la persona.
Sıradan maddelerin çoğu ışığı düzgün ve dağınığık yansımların bir karışımı şeklinde yansıtır.En general muchos objetos reales tienen una mezcla de propiedades reflectivas difusas y especulares.
Yansıyan ağrı örneği olan bu duruma Kehr belirtisi denir.Llama la atención la expresión del rostro, que refleja dolor.
Ancak kendi görüşlerini yansıtmaz.Ellas no reconocieron sus propias caras.
Ayrıca yansıma ve şeffaflık efektlerine sahiptir.También tiene resistencia y reflejos superhumanos.
Yansıma olayı ilk kez Öklid tarafından açıklanmıştır.Se pierde el factor sorpresa por primera vez.
Yansıma sözcükleri tek başına anlam taşımaz.Las imágenes hablan por sí solas.
Burada "moral" terimi, sosyali ahlakî bir olgu olarak gören bir anlayışı yansıtmaktadır.La palabra "carácter" a menudo se refiere a la fuerza moral vista como una propiedad moral esencial.
Bu mitsel yansımalar eserin fantastik kısmını oluşturur.Quince visiones forman esta fantástica serie.
Karakter, Batman'in sevgi duyduğu birisi ve bazen de onun gerçek aşkı gibi yansıtıldı.Ambos son frustrados por Batman con quien Marcia, en su identidad normal, se había enamorado.
Kaydırıcıdan çıkan ışınlar, bir aynadan yansıtılarak tekrar kaydırıcıya düşürülür.El sensor requiere limpieza si se acumulan residuos en el espejo.
Bu da, onların kuşlara özgü olan görüş yeteneklerini ve doğal yaşam ortamlarının özelliklerini yansıtmaktadır.Esto permite la observación de aves en su entorno natural.
Bazı kelimeler el-Harezmī'nin matematiğe olan katkılarının önemini yansıtır.Par de Lax Elementos de su contribución a la matemática.
Ancak aldığı bu bilgiler her zaman gerçeği yansıtmayabilir.Pero las verdades obtenidas sobre el modelo no tienen por qué siempre responder a la realidad.
Amaçları, toplum kesitlerinin yaşam özelliklerini yansıtan resimler yapmaktı.Así que intenté persuadir a nuestros personajes con sentido de la historia.
Yetki alanlarının bu çeşitliliği ülkenin tarihini yansıtmaktadır.Esta distribución particular responde a hechos históricos del país.
Buna karşılık yansıttığı ışıklar zararsızdır.La exposición a la luz lo oscurece.
Bu acı dolu tecrübeler eserlerine büyük oranda yansımıştır.De tal extraña obsesión hay sobradas pruebas.
Ona göre yalnızca zihinsel imgeler gerçekliği yansıtır.Es decir, la única realidad la forman los espíritus.
Rees Köşkü, tipik İngiliz mimarisinin özelliklerini yansıtmaktadır.El Jaguar XK tiene las características del típico roadster inglés.
Bu da şehrin tarihindeki sonu gelmez çatışma ve kan dökmenin bir yansıması olarak düşünülür.Así, el fin de la historia se interpreta como el fin de las guerras y las revoluciones sangrientas.
Sayı, sonucun skora yansıtıldığı rallidir.Corona el conjunto un lienzo que representa la Ascensión.
Anaxagoras Güneş ve Ay'ın dev küresel kayalar olduğunu ve Ay'ın Güneş'in ışığını yansıttığını öne sürmüştür.Aryabhata afirmó que la Luna y los planetas brillan mediante la luz solar reflejada.
Yemek genellikle havayolu şirketinin kültürünü yansıtır.La comida suele representar claramente la estructura social del país.
James’in bu öyküsü onun yaşadığı objektif ve subjektif bakış açıları arasındaki çatışmayı yansıtmaktadır.Esto le posibilita salvar los obstáculos que se encuentran entre este objeto y su ojo.
Açılış töreni 29 Ekim'de Lviv'in tarihini yansıtan gösterilerle yapıldı.El estreno tuvo lugar en la ceremonia de inauguración del nuevo estadio de Lviv el 29 de octubre de 2012.
Bu durum, müzik tarzına ve şarkı sözlerine de yansır.Lo que es distinto es la música y las letras.
Bu sanat eserleri bu sanatçıların fantezilerini yansıtırlar.Representaban las esposas imaginarias de ambos artistas.
Eserin, yazarın hayatını yansıttığı söylenir.Conocer a la niña cambió la vida del escritor.
Bu albüm grubumuzun en ham, en acemi halini yansıtıyor, gerçek bizlerin sesi...Con toda seguridad, este libro revelador nos hace más humildes, nos transforma.
Oda danslarının geleneksel koreografisi pek çok çağdaş yapımlarda yansıtılır.La coreografia tradizionale delle danze di corte si riflette in molte produzioni contemporanee.
DJ Premier'in prodüksiyon tarzı kendisinden öncekilerin New York sound'unu yansıtmaktadır.Lo stile di produzione di DJ Premier rappresenta il suono di New York.